Laf değil üretim yapmalıyız

Bu günün beyleri, hanımefendileri, şöyle geçmişimizi bir hatırlayalım. Bizlerin büyükleri, bugün olduğu gibi köşe başında bir araya gelip bir dostunu mu çekiştirirdi? Yoksa, yaptıkları, ürettikleri işlerden mi söz ederlerdi. Çok değil, Çanakkale’nin çeyrek asır öncesini hatırlamaya çalışalım.

Sümerbank’ın sirenlerinin çaldığını, Turutaş’ın tezgahlarında soğan işlendiğini,

Sarıçay’ın soğan koktuğunu,

Tekel Şarap Fabrikası önünde İntepe’den, Bayramiç’ten gelen traktörlerin

Kuyruk oluşturduğunu hatırlayalım.

Hatırlayan vardır mutlaka, fabrika önünde bekleyen üreticilerden alınan üç-beş kuruş para ile şehrin sosyal olgusunu oluşturan, futbol takımının yarı sezonunun ihtiyaçları karşılanırdı. Ekonomik olarak katkı sunan üreticiler, sezon içinde de yağmur-çamur, kar kış kıyamet takımına tam destek verirdi. Perşembe günü yapılan çift kale antrenmanını 2 bin- 2 bin 500 taraftar izlerdi. Herkes antrenör, herkes amigo, herkes birdi.

Üretiyorduk. Paylaşıyorduk. Övünüyorduk. Sonuçta da hep birlikte mutluyduk.

Ya biz? Bizi yönetenler ne yaptı?

Büyüklerimizin hayatı pahasına kurduğu bu fabrikalara sahip çıktık mı? Yalandan fabrika önünde ‘imara açmayacağız’ nutukları attık.

Sümerbank’ın arazisini,

Turutaş’ın arazisini,

Tekel Şarap Fabrikasının arazisini

Yetmedi,

Petkim’in arazisini, imara açtık.

Dünyanın hiçbir kent merkezinde olmayacak şekilde, kale suru gibi kentin ana girişini kapatma pahasına, AVM yaptırdık. İmar yasasına aykırı 60 metrenin üstünde uzunlukta, duvar izni verdik. Kıt kanaat geçinmeye çalıştığımız, elimizdeki paralarımızı alıp ülke dışına götürmelerine göz yumduk.

Karşılığında kimler ne götürdü bilmiyoruz? Hesap soran da niyetlenen de yok.

AKFA fabrikasının yerinin imara açılması için yeri göğü inletenlerin, ikinci neslini siyaset sahnesine soktuk. Bununla övünülmemeli, bir ailenin parçalanma, yok olma günahlarını kim çekecek? (Neyse bugünün kayıkçı kavgalarına da kafayı takıp fikir yürütmeye kalkmayın. Bugünün karşı karşıya olduğunu gördükleriniz yarın kucak kucağa siyaset yapar. Bu memleketin değişmeyeni değişimi savunanlar olur.)

Bugün Çanakkale’de üretim yapan tüm fabrikalar kapatıldı (Dardanel hariç.) Ne hikmetse kapatılan fabrikaların yerleri de imara açıldı. Şimdi bakıyorum da en fazla iş yapan (para toplayan, paranın döndüğü yer. Ne derseniz deyin) işletme olarak, Donanma, Lodos, Şakir’in Yeri ve Helvacı Kadir Usta’nın mekanlarıdır. Ne yazık ki hükümet politikaları başta olmak üzere, üretime son verip tüketim toplumu yaptılar bizi…

Yani;

Biz, bu filmleri çok izledik.

Bize hep CAMBAZA bak dediler.

Cebimizden cüzdanımızı, gönlümüzden insanlığımızı çaldılar.

Bizi biz olmaktan çıkardılar.

Geçmişin mirasını yiye yiye bitiremedik. Yıktık. Yerine beton yığınları diktik. Yetmedi.

Mamul yerine laf ürettik. Üç-beş kişinin egoları yüzünden birbirimizi, çocuklarımızın geleceğini yedik.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com