DON KİŞOT

Don Kişot (İspanyolca: Don Quixote ya da Don Quijote), İspanyol romancı Miguel de Cervantes Saavedra’nın romanı ve aynı zamanda bu romandaki asıl şahsiyetin adıdır. Romanda Don Kişot, Şövalye serüvenleri okumaktan aklı karışmış, kendini şövalye sanan yaşlı ve aristokrat bir şahsiyettir. En bilinen macerası, yel değirmenleriyle savaşıdır. Başaramayacağı yiğitlik gösterileriyle, kendini gülünç duruma düşüren kimse…

Türkiye’de Sosyal Medyanın büyük kısmında bu gibi Don Kişotlar, öyle çok ki saymakla bitmez. Klavye kahramanları sallayıp duruyorlar. Kimi iktidara kimisi Cumhurbaşkanına, Bakanlara yazar, çizer. Sözde, onlara mesaj atar. Yaptıklarını yargılar. Günlük konuşmalarda da öyle bir ayar verdim ki diye de övünür. Kim kime dum duma. Yahu, sizin yazdıklarınızı ırgalayan mı var? Üç beş yandaşınızdan başka kimse onu görmez, gören de itibar etmez. Biz, bu sosyal medyada bol keseden sallayanlara, “Tatminsizler” diyoruz. Yaptıkları iş, kendi kendilerini tatmin etmekten öteye gitmez. Yani Don Kişot gibi hayali kahramanlar olup güçleri Yel Değirmenlerine yeter. Sosyal medyada diğer tatminsizlerin yayınladıkların, hemen paylaşırlar. Araştırma gereği duymazlar. Yaratıcılık yoktur. Kopyala, yapıştır yaparak iş yaptım zannederler.

AT MARTİNİ
Sallayıp duruyorlar. En son salladıklarına gelelim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Hizmetlerine %35 zam yapmış. İmamın oğlu, seçimde verdiği sözleri tutmamış. Halkı düşünmemiş. Tabi ki, hemen sosyal medya tatminsizleri, eli kulağa atmış. Yapılan bu fahiş zammı, İmamın oğlunu tenkit edeceklerine, muhalefete, meclis üyelerine çatmışlar. Zammı onlara yüklemişler. Cahillik işte. Devlet geleneğini bilmeyen, idari mekanizma nasıl işler farkında olmayan bu zatı muhteremler, suçu, İmamın oğlundan alıp Belediye Meclisi üyelerine, yani Ak Parti ve MHP’ye mal etmişler. Oysa ki durum hiç de öyle değildir. Zammı; Belediye Meclisi yapmamıştır. Zammı, kısa adı UNCUME olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi yapmıştır. Ama klavye kahramanları, “Madem Halkı düşünüyordunuz, çoğunluk da sizde kabul etmeseydiniz” diye yayın yaparak, meclis üyelerine sataşıyorlar. Cehalet parasıyla değil tabi ki. Hangi birini anlatalım ki. Sanki yazdıkları emir, talimat niteliğinde. Şunu yapın. Bunu yapmayın. Emriniz baş üstüne mi diyecekler? Yahu vazgeçin bu gibi Don Kişotluk’lardan. Fayda etmez. Kimsenin de umurunda değil. Böyle bilin. Orayı, insanlara hakaret etme mecrası olarak görmeyin. Ve hiçbir Allah’ın kuluna, hakaret etme yetkiniz olmadığını da unutmayın. İnsanların, yani muhataplarınızın yüzüne söyleyemeyeceğiniz sözleri, muhatabınız ortada yok iken söylemek, tek kelime ile Kancıklıktır. Korkaklıktır. Yüreğiniz yetiyorsa, çıkıp insanların yüzüne söylersiniz. Mesela. Cumhurbaşkanını tenkit edeceksiniz. Ya da bir Bakanı ya da Belediye Başkanını, Milletvekilini. Ofisine, bürosuna gideceksiniz. Ya da bir toplantıda yanına gidip, sosyal medyada çalakalem yazdıklarınızı yüzüne söyleyeceksiniz. Söyleyebilir misiniz? Biraz sıkar değil mi? Öyleyse haddinizi bileceksiniz. Sizin, kürsü dokunulmazlığınız yoktur. Her ağzınıza geleni söylerseniz, sonuçlarına da elbette katlanırsınız. Kimsenin, hiç kimseye hakaret etme hakkı yoktur vesselam.

Muhataplarımızı nerede bulacağız ki? Diye sorarsanız, Deriz ki, bulamazsanız Mektup yazıp, o hakaretleriniz mektuba dökünüz. Ne? Yapamaz mısınız? Öyleyse susun. Adam gibi muhalefet yapın. Kırmadan, dökmeden hakaret etmeden.

Sağlıcakla kalınız.

 

 

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com