Çanakkale’nin Başarılı Kadın Muhtarlarından Ayşe Dereli: “Muhtar olmak için yaratılmışım”

Çanakkale Hamidiye Mahallesi Muhtarı Ayşe Dereli ile kadın muhtar olmanın zorlukları, muhtarlığın görevleri ve yaşanan sorunlar üzerine bir röportaj yaptık. Muhtarlık ile ilgili en çok merak edilen soruları sizin için sorduk.

*Ayşe DERELİ kimdir kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
– 1970 İstanbul doğumluyum. İki çocuk annesiyim. 28 yaşında bir oğlum 21 yaşında da bir kızım var. Kızım üniversiteye gidiyor. Daha önce hiçbir yerde çalışmıyordum. 2010 yılında oğlumun buraya gelmesinin ardından seçime girdim.

*Muhtar olmak nereden aklınıza geldi?
– İstanbul’da hiçbir işte çalışmıyordum ama hep faaldim. Lise mezunuyum ama İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesini yarıda bıraktım. Çocuklarım olduğu için bakacak kimsem olmadığı için İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini yarıda bıraktım. Bu yüzden okul aile birliklerinde ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösterdim. Arkadaşlarımdan ve çevremden hep muhtar adayı olmam için tavsiye alıyordum. Benim aklımda hiç böyle bir şey yoktu. Buraya geldiğimde ne hastane ne okul otobüs bile yoktu. Kalabaklı köyüne bağlıydı burası daha sonra Hamidiye Mahallesi oldu. 2011’de ara seçimler olunca özellikle ailem başta olmak üzere kızım Nida ve oğlum Arda’nın çok büyük desteği oldu. Her topluluğa girdiğimden dayanışma derneklerinde bulunmayı insanlarla iç içe olmayı sevdiğimden dolayı seçimlere girmeye karar verdim. Seçim sürecinde konuştuğum herkes bana samimi olduğumu beni cana yakın bulduklarını söylediler. Sanıyorum ki bu yüzden büyük bir güven oluştu bana karşı… Kadın olduğum için de kadınlar tarafından ayrıca desteklendim.

*İlk seçildiğinizde mahallelinin ne oranda desteğini aldınız?
– Ben ilk seçime girdiğimde, 900 kişi ikamet ediyordu. 400 kişiden oy aldım. Şu anda 6-7 bin civarında diyebiliriz. Gittikçe yapılar arttığı için de 13 binlere kadar çıkacağını tahmin ediyorum.

*Şuan mahallenizin en büyük sorunu nedir?
– En büyük sorun tebligatlar diyebilirim. Eski dönemlerde ikamet muhtarlara yapılıyordu. Fakat şuan maalesef nüfus müdürlükleri aldığı için biz sadece ikamet belgesi ve nüfus cüzdanı örneği gibi birtakım belgeler veren insanlar olduk. Sorumluluklarımız farklılaştı. Mesela muhtarın bu kadar tebligat almaması gerekirdi. Tebligatlar tamamen çoğaldı başka işleri yapacakken biz tebligatlara yöneldik.

*Mahallenizdeki insanlara ne gibi yardımlarda bulunuyorsunuz?
– Asıl görevim halkla iç içe olmak. Halkla iletişim kurmak.  Bütün mahalleyi dolaşmak.  İnsanların sorunlarını dinleyip yetkili kurumlara iletmek.  Çünkü bizler aracıyız. Devletle halk arasında bir köprüyüz. İnsanlara çok yardımlarda bulunduk gerek bize gelip yardım isteyenler olsun gerek bizim gördüklerimiz olsun insanlardan bağış topluyoruz ya da seslerini duyurmaya yardım ediyoruz. 8 tane elektrikli sandalye bağışladık mesela.

“ASANSÖR LAZIM. HERKES BİRBİRİNE ATIYOR”
*Sorun yaşadığınız herhangi bir kurum var mı?

– Siyasi ortamlar çok farklı neden gittin, kime gittin, neden önce bize gelmiyorsun şeklinde bizi kıstasa almaya çalışıyorlar. Aslında muhtarlar bağımsızdır sadece İç İşleri Bakanlığı’na bağlıyız. Bizi sadece Cumhurbaşkanı yargılayabilir. Belediyeler bizi yargılayamaz. Çünkü biz halkı temsil ediyoruz ama onlar partileri temsil ediyorlar aradaki fark bu… O yüzden bize daha fazla imtina göstermeleri gerekir. Mesela üst geçide asansör lazım başvurmadığımız nokta kalmadı. Bazen kime gideceğimi bilemiyorum. O ona atıyor o ona atıyor sorunu.

Örneğin; sokak hayvanları sorunu var barınak yok kepeze özel. Su sorunu hakkında çok durduk onunla ilgili gerekli başvuruları yaptık. Sene içinde çalışmaların başlayacağını düşünüyorum.

*Kadın muhtar olmanın avantajları ve dezavantajı nedir?
– Önce tabi bize bu seçme ve seçilme hakkını veren Mustafa Kemal Atatürk’e minnetle saygılarımı sunuyorum ruhu şad olsun. Onun sayesinde biz kadınlar kendimizi değerli hissettik. Gerçekten çok önemli sektörlerin içinde kadınları görüyoruz. Neden kadın muhtar olmasın? Artık bir kadın her olayın içinde olmalı çünkü yapamayacağı hiçbir şey yok. Çünkü kadın evcimen, kadın bir anne, kadın gerektiğinde baba, ağabey, abla… Sorumluluk alabiliyor ve her şeyi daha zekice ve pratik bir şekilde halledebiliyor. Köyde emekçilik yapıyorlar. Ağır işlerin içinde bile görüyorsun varlar. Ben tam muhtar olabilecek bir kadınmışım. Bunun için yaratılmışım. Bazı insanların görevleri vardır benim de dünyadaki görevim bu diye düşünüyorum. İnsanlarla ilgilenmeyi seven sorun çözme odaklı meraklı ve araştıran bir insanım. Kadın olmamın avantajı öncelikle hanımlar benimle konuşurken çok rahatlar. İlişkileri konusunda olsun dertleri konusunda olsun gerektiğinde pedagog gibi psikiyatr gibi birçok konuda bana danışıyorlar. Bütün sorunlarını bana anlatabiliyorlar. Erkekler de aynı şekilde o yüzden çok avantajlı olduğunu düşünüyorum. Dezavantajı ise belediye de bir konuyu iletirken erkekler gibi olamadığımızdan daha nazik aktarmamızdan dolayı bazen önemsenmememiz diyebilirim. Kadın şuan çalışıyor maddi durumu yeterli önceden erkek ne derse onu yapmak zorundaydı. Ona bağımlıydı. Şimdi güçlü olduğumuz için sivrildiğimizi düşünüyorum. Genel olarak bir sindirememe başladı bu cinayet ve şiddet olayları da bu yüzden oldu. Erkekler kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını çekemiyor.

*Peki, sizce Çanakkale’nin en büyük sorunu nedir?
– Ulaşım ve işsizlik derim. Çünkü öğrenciler burada olmadığı zaman Çanakkale durgunlaşıyor. Yaşlı nüfusu fazla. O yüzden istihdam sağlanamıyor diyebiliriz.

 “ÖNCELİĞİM KÜTÜPHANE AÇMAK”
*Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
– Sokak hayvanlarıyla ilgili büyük bir sorunum var. Çanakkale barınak var ama biz kepez olduğumuz için sadece çok acil durumlarda alınıyorlar. Biz de bunun için bir yer bakılmasını ve görüşülmesini istiyoruz. Onun dışında çocuklarla ilgili olarak spor alanlarımız yok. Yeşil ortamların arttırılmasını istiyorum ama aslında şuan öncelik verdiğim tek bir şey var o da buraya bir kütüphane açmak. Çok lazım çünkü etrafımızda öğrenci sayısı çok fazla. Biz yazımızı yazdık valilik aracılığıyla ama bir cevap gelmedi. Yetkililer bu konuyla ilgili bize yardımcı olursa çok seviniriz.

Asena Kılınçarslan – Tunahan Ünsal