YİNE YERİN DİBİNDE!

Tam memur ve emeklilere, enflasyon farkı yansıyacağı aya, bu enflasyon denilen meret, yerin 7 kat altına giriyor. Yerin dibine giresi şey. Hatırlayınız, Haziran ayında da; sıfır, sıfır bilmem kaç olmuş, memur ve emeklilerine, üçün biri, pardon üç on para düşmüştü. Aralık ayının enflasyonu açıklandı. Neymiş, 0,74. Yahu, bu hesabı yapanlar hangi ülkede yaşıyor? Aynı çarşı pazara gitmiyorlar mı? Aynı Elektriği, aynı doğalgazı kullanmıyorlar mı? Allah aşkına, Böyle alavereli, dalavereli işler yapacağınıza, çıkıp, ‘Zam vermek istemiyoruz’ deyiverin. Yeni yıl ile birlikte, iğneden ipliğe en az %25 zam geldi. Sizler, neyin hesabını yapıyorsunuz? Garip, gurebanın halini düşünmüyor musunuz? Bu enflasyon hesabını bir çözüm bulmak gerekiyor. Hesap yapılırken, Bilim Adamlarını, sendikacıları, emeklileri, memur kesimi temsilcilerini toplayıp, enflasyonu öyle hesap edin. Hatta bir emeklinin, memurun evine misafir olup ta, halini görün. Tebdili kıyafet ile pazara gidip, enflasyonun şahını görün.100 liraya filesini dolduramayan, sebzelere, meyvelere bakmaktan başka bir şey yapamayanların haline bir bakın. TÜİK denilen kurum, nafile işler yapıyor. Böyle uzaktan kumandalı bir kuruluşa gerek var mıdır? Emekliye, memur öl diyorsanız, bari kefen parası ve mezar yeri verin hiç olmazsa.

GÜLELİM

Vallahi bu başlığı atınca, içimizden güldük. Neyine gülecek ki vatandaş, temel emeklilik günlerini, dağ başındaki evinde geçiriyormuş. En büyük zevki de gazete okumak. Ancak gazete alabileceği tek yer, dağın eteğindeki bakkal. Temel’e zor geliyor bu kadar yolu gidip gelmek. Her sabah Fadime’yi gönderiyor günlük gazeteyi alsın diye. Bir gün Fadime’nin canı sıkılıyor, kim alacak her gün her gün bu gazeteleri diyor ve aynı gazeteden 7 tane alıyor.
‘Bir hafta rahatım’ diyor kendi kendine… Nitekim Temel ne zaman gazete istese, aldığı gazetelerden birini uzatıyor. 4. gün Temel Fadime’yi yanına çağırıyor. Fadime ürküyor biraz, acaba fark etti mi diye? Temel konuşuyor; “Fadime, dünyada ne salak insanlar var, 4 gündür aynı adam. Aynı yerdeki ağaca arabasını çarpıyor.

****

Öğretmen – George Washington çocukken babasının en sevdiği kiraz ağacını kesmiş çocuklar, ama babası onu cezalandırmamış… Neden sizce? Öğrencilerden biri – Sanırım balta hâlâ George’un elindeydi ****

İki arkadaş uzun bir süre sonra karşılaşmışlar, biri koltuk değneği ile yürümekteymiş. “Hayrola?” demiş biri, “Ne oldu sana böyle?” “Otobüs çarptı…”, “Ne zaman?” “6 ay oldu.” “6 ay? Hâlâ mı koltuk değneğiyle geziyorsun?” “Valla…” demiş adam, “Doktorum ’Bırak artık şunları’ diyor, avukatım ’Katiyen’ diye her gün tepemde!”****

Sağlıcakla kalınız.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com