Kürsüde sporcu var. Maça gidecek araç yok!

Mustafa Kemal Atatürk; Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaksını severim.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, Türkiye Cumhuriyeti’nde, sporcu yetiştiren antrenörlerin ve sporcuların, ilham kaynağı ve spor yolculuklarının rehberi olmuştur. Özellikle küçük yaşta spor yapanlar bilir, bir an olsun spor ahlakından ve azimden uzaklaşıldığında, bu söz kişinin yüzüne tokat gibi vurulur ve sporcu kendisine gelir.

Çanakkale’de Süper Lig’de mücadele den takımlar bulunmuyor ama amatör sporcu sayısı bakımından baktığımızda, altyapılarda oynayan oyuncular ve farklı kulüplerde ter döken sporcular, başarılara doymuyor. Bazı branşlarda Çanakkale ismi hemen hemen her turnuvada anılmaya ve kürsüde zikredilmeye devam ediyor.

Voleybolda, Çanakkale Belediyespor ve Kale 1957 takımları 1.Lig’de mücadele ettiklerinden dolayı, vatandaşlar en çok bu isimleri duyuyorlar fakat mutfakta işler biraz farklı. Süper Amatör Futbol Ligi’nde ter döken onlarca futbolcu, voleybol yıldızlar ve gençler kategorisinde oynayan onlarca voleybolcu, basketbol liginde mücadele eden onlarca basketbolcu ya beklediklerini bulamıyorlar ya da imkansızlıklar ve yetersizliklerden dolayı spordan soğuyorlar.

Çanakkale’de açılışı yapılan spor salonları, kurdelesi kesilen halı sahalar, hala daha kanayan yaraya pansuman olmuş değil! Amatör Spor Kulüplerinin, mahalle halı sahalarında, soyunma odası ve tuvaleti olmayan tesislerde, idman yapmaları neticesinde, zaten zor olan başarıyı elde etme durumu imkansızlaşıyor. Türk halkı böyle yetersizlikler ve zorluklar arasında, başarı elde edebilme azminden ise bir an geri durmuyor.  Kentte gideceği maça araç bulamadığı için kulüpte oynayan oyuncuların, velilerden toplanan bağışlarla, araç kiralayan takımlar var. Evlerde annelerin pişirdikleri kekleri, poğaçaları, deplasmanda araç içerisinde yiyen ve karnını doyurmaya çalışan oyuncular var. Profesyonel olmayan ortamlarda, profesyonel başarılara imza atan ve Çanakkale ismini ulusal arenada zikrettiren bu sporcuları, yürekten kutlamak boynumuzun borcudur.

Geçtiğimiz günlerde sponsor arayan bir karatecimizin haberini yaptık. Çanakkale’nin çocuğu, öğrenci… Başarılı, madalyalı bir milli sporcu. Avrupa ve Türkiye dereceleri var ama sponsoru yok. Önümüzdeki günlerde turnuvalara katılması için sponsora ihtiyacı olduğu gerçeği ile daha 12 yaşında yüzleşmek zorunda kaldı.

Çanakkale’de vatandaşlar soruyorlar, “Bu kadar çok farklı alanda yapılan işlere kaynak bulunuyor da sporculara mı bulunamıyor?” “Kemerleri sıkma politikasında, genelde sıkılanlar sporcular mı olacak?”

Kentteki kapalı spor salonları Anafartalar Spor Salonu ve 18 Mart Kapalı Spor Salonu beklentiyi karşılamıyor. Kentteki spor salonu yetersizliği, kulüplerin ve sporcuların gelişmesinin önünde bir engel gibi duruyor. Göstermelik yapılan projeler, sporcu kazandırıyor gibi görülürken, aslında hali hazırda sporcu olan gençlerin imkanlarından alınıyor…

Sonuç şu ki ; Çanakkale’de farklı branşlarda birçok sporcumuz var. Başarı var. Madalya var. Kupalar var. Yeterli imkan ve sponsor yok. Kentte teknik altyapıyı oluşturursak ve sporcuların menfaatleri için projeler üretirsek, işte o zaman yokluklar içerisinde, başarı elde eden gençler, olimpiyatlarda kürsüden inmezler…

Tunahan Ünsal



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com