“İçimize kapandık!”

AK Partili Jülide İskenderoğlu, 15 Temmuz süreciyle ilgili özeleştiride bulundu:

AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, GÜNDEM’e özel yaptığı röportajda son dönemdeki gelişmeleri ele alarak samimi açıklamalarda bulundu. Ekonomiden siyasete, yerel bürokrasiden kenti kalkındıracak yatırımlara dek geniş yelpazede değerlendirmelerde bulunan İskenderoğlu, özellikle 15 Temmuz sürecinden bu yana parti içinde yaşadıkları değişime de değindi. AK Partili Vekil, kamuoyu ile devletin idari kurumlarının haber ve bilgi ağını tıkayan bürokrasi engelini bir noktada kabul ederek, “15 Temmuz ihanetinden sonra KHK’larla değişimler oldu ve haliyle ortaya güven problemi çıktı. Bu, belki özeleştiri olacak ama 15 Temmuz’dan sonra biraz içimize kapandık. Bunları elbette zamanla aşacağız” şeklinde konuştu.

AK Parti Çanakkale Milletvekili, Genel Merkez Kadın Kolları Tanıtım Medya Başkanı ve aynı zamanda TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma, Turizm Komisyon Sözcüsü olan Jülide İskenderoğlu, geçtiğimiz gün GÜNDEM Gazetesi’ne özel röportajda bulundu. İşte, siyasetten ekonomiye, iş hayatından özel yaşamına dek pek çok konuda samimi açıklamalar yapan İskenderoğlu ile ilgili merak edilenler…

* Röportajımıza öncelikle kentin işleyişindeki en temel unsur olan ‘bürokrasi’ ile başlayalım. Sizce Çanakkale’de bürokrasinin uygulanmasında bir sorun yaşanıyor mu?

“Ben bürokrasi deyince ‘Herkesin işini yapması gerektiği’ anlamını çıkarıyorum. Ve kimsenin de başkasının işine karışmaması gerektiğini düşünüyorum. Siyaseten bürokrata müdahale etmemizi de doğru bulmuyorum. Memurlar, il müdürleri vereceği her şeyi verdikten sonra başka bir ile gider. Bence bürokrasinin doğru işleyişi için de bu arkadaşların dönem dönem değişmesini doğrudur. Bu açıdan bakarsak Çanakkale’de bürokrasiden yana bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum.”

* Bürokrasiden devam edelim o zaman… Mesela her şeyden önce biz gazetecilerin ‘bilgi alma’ ihtiyacı ve hakkı var. Bu, devlet dairelerinden oluyor, il müdürlerinden oluyor, emniyet ya da jandarmadan oluyor, bilhassa Valilik’ten oluyor. Fakat uzun zamandır hangi kurumun kapısını çalsak çoğunlukla elimiz boş dönüyoruz. ‘Bu konuda bilgi veremeyiz, röportaj yapamayız’ şeklinde reddediliyoruz. İnsanlar konuşmaktan çekiniyor, bilgi vermek istemiyor. Bunun çözümü noktasında bir adımınız olacak mı?

“Bu konuyu mutlaka değerlendireceğiz. (Not alıyor.) Böyle bir sorun varsa bunu ilgili kişilerle konuşmak gerek aslında…”

* Konuştuk. Defalarca taleplerimizi ilettik. Ancak olumlu geri dönüş almadık.

“Böyle olmasına üzüldüm ve şaşırdım. Bunu mutlaka çözmeliyiz… Aslına bakarsanız niye böyle oldu? Bildiğiniz gibi 15 Temmuz’dan sonra zor bir süreç geçirdik. KHK’larla değişimler oldu. Ve bir güven sorunu yaşandı. Bu belki bir özeleştiri olacak ama 15 Temmuz’dan sonra biraz kendi içimize kapandık sanırım. Tabii bu çözülmeyecek bir sorun değil. Bunları zamanla aşacağız.”

* Peki, bu durum eskiden nasıldı? İlk siyasete atıldığınız zamanla bugünü kıyaslarsak gelinen noktada bürokratların arasındaki uyum ve şehri yönetme noktasındaki ilişkileri nasıl şekillendi sizce?

“Şöyle ki, şu an bir sistem değişikliği yaşıyoruz… 17 yıl öncesi ile şimdiye bakarsak her şeyden önce bir sistem değişikliğinin etkilerinden söz edebiliriz. Şu an hükümetin başı ile devletin başı aynı. Bu da pek çok değişikliği beraberinde getirdi. O yüzden de ufak tefek aksaklıklar çok normal. Önemli olan nezaketi korumak. Kimse nezaketi aşıp farklı bir tavır sergilemiyor. Herkes kendi yapması gereken işi yapıyor. Bu noktada bizim için önemli olan şey Çanakkale’nin adının her yerde geçmesi. Kim kime oy verdiyse verdi, bu vatandaş bizim vatandaşımızdır ve biz ona ulaşacak hizmetlerden sorumluyuz.”

* Çanakkale’nin yerel sorunları ile devam edelim o halde… Yatırımlar sizce yeterli mi?

“Çanakkale’ye ne yapsak yeterli değil. Çanakkale çok özel bir yer, hem tarihsel değerleriyle hem atalarımızın bize bıraktıkları ile, kültürel mirası ile… Bu noktada İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözüne çok inanıyorum. Çanakkale yapılacak köprüsüyle gıda OSB’siyle bakarsak çok çok daha gelişecek. Şu an zaten yapılan yatırımlarla kişi başına en çok yatırım alan illerden biriyiz. Eksiklerimiz var mı? Tabii ki var. Bunun sebebi de şehrin çok fazla aktörünün olması. Mesela Çorum’un leblebisi var ama Çanakkale’ye bakıyoruz;  Assos’tan girdiğin anda, Küçükkuyu başlı başına bir değer, Aristo öyle, felsefe okumaları var öyle, Bayramiç, ayazma, mitolojik tarihiyle keza öyle, Kaz dağlarının eteklerine bakıyorsunuz, doğası, tarımı, Ezine’si, Bozcaada’sı, Geyikli’si öyle, Gelibolu 99 evliyasıyla bambaşka bir yer… Her biri ayrı bir dünya. Her şeyi geçin Atatürk’ün Cumhuriyet’in önsözünü yazdığı yer burası… Yani Çanakkale’nin neresine bakarsan bak bambaşka bir değer görürsün. Kısacası Çanakkale çok güzel kadın ama makyajı yok.”

* Bu makyaj neden yok? Sanayisi civar illere göre gelişmiyor, iş imkanları bugün hala yeterli değil. Çok aktörü var ama iyi değerlendirilemiyor mu?

“Birtakım sorunlar olduğu aşikar. Burada da yerel yönetimlere dönüp bir bakmak gerekiyor. Ama biz iktidar olarak şehrin imkanlarını geliştirmek için çabalıyoruz. Mesela köprüyle birlikte ulaşılabilirlik ve tanınırlık sağlamayı hedefliyoruz. Yapılan köprü, dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. Buraya gelecek olan Parion’a gidecek, Parion’a gidene Biga’da ne satabiliriz, ona bakacağız. Zaten Çanakkale turizm ve üniversite şehri. Sanayinin çok gelişmesini doğru bulmuyoruz burada. Gelişecek yer için de Ezine en uygun yerdi. 91 fabrikanın yapılacağı Gıda OSB’si bu noktada çok önemli. Çok ciddi bir istihdam olacak çünkü. Fabrikalar açıldığında 8 bin kişilik istihdam alanı oluşacak. Bu olduğunda Çanakkale’nin çok daha iyi bir noktada olacağını söyleyebiliriz.”

Röportajın devamı yarın…

Esra Çanlı