Kendi payemi kendim uydururum

Kendini tanımladığın sıfatların içini dolduramamak bence bir insanın kendini sokabileceği en aşağılık durumlardan biri.

Toplumun geneli bu tiplerden oluştuğu için fark edilmiyor ama mesela siz kendinize “hayvan severim” deyip, öğle yemeğinde oğlak falan yiyorsanız; hayvansever olmuyorsunuz. Öldürülmesine karşı olmadığınız hayvanları seven, diğerlerine kayıtsız kalan biri oluyorsunuz.

Bunun bir başka vahim örneği daha var. O da çevreci/çevre savunucusu vesaire.

Ne çok seviyoruz değil mi kendimize unvanlar, sıfatlar, kabiliyetler, payeler üretmeyi.

Üstelik nasıl olsa kimse bize “Hadi len oradan! Çevre kirliliğinin en büyük sebebi endüstriyel hayvancılıkken; yarım ekmek köfteyle neye karşı çıkıyorsun?” diye sormadığından, daha da kötüsü bulunduğumuz sosyal ortamların tamamı kendilerini tıpkı bizim gibi allayıp pullayan boş kutulardan oluştuğundan aslında ne olmadığımızı da bilemiyoruz.

Bu öyle kendimizi görmek istediğimiz biçimde ifade ediyoruz, bir ara içini doldururuz muhabbeti değil.

Sağındakine göz yumup; solundakine şiddetle karşı çıkan insanlar bir müddet sonra herkeste gerçeklik duygusunun, adalet ve doğruluk hislerinin yamulmasına yol açıyor.

Geçtiğimiz günlerde hayvan hakları yasa tasarıları konuşuluyordu gündemde.

Burada anlaşılan tek şey; gırtlağını kesene kadar fabrikadaysa tecavüz edemez, işkence edemezsin ama bunları yaparsan da1-2 bin lira ceza yersinden öte gidemedi.

Gırtlak kesmek tabii serbest.

Sokaktakine bir şey yaparsanız zaten nefret kusan kafalar size üste para bile verebilir.

Sonra da sosyal medyada duyarını kasar “Lanet olsun! Bu masumların ahı sizi saracak” falan yazıp kişisel tatmin seansını sonlandırabilir herkes.

Fatih’teki 4 kardeşin intiharından sonra da sosyal medya ve siyaset kulisleri de böyle içi boş bir sürü feveranla doldu taştı.

Hepsini özetleyecek en güzel cümleyi Halkevleri kullanmış:

“Sahip olduğunuz servet, bizden çaldıklarınızdır.”

Bunun üzerine söyleyeceğim tek şey; “Bu sözü söylerken bakın bakalım tabağınızda kim var?” olur.

Sonra gerçekten bir şeyleri eleştirirken kendinizin de o durumun bir parçası olmadığınızdan emin olun.