İnsani katliam

Yeni tanıştığım Quora isimli bir internet sitesinde gözüme çarpan bir başlıktı “Can children be evil?” (Çocuklar şeytan olabilir mi ya da şeytanca davranabilir mi/ kötülük yapabilir mi diye çevirebiliriz sanırım.)

Yazı, şu an 17-18 yaşlarında olan Kai Derensel isimli bir kişinin, 14 yaşındayken başından geçenler ve bununla ilgili yaptıklarını anlatıyor. Kabaca şöyle:

Kai, bir gün Youtube’da hayvanlara işkence edilen bir video görür. Videonun kendisi kadar yapılan yorumlar da onu dehşete düşürür. Kimi yorumcular bu görüntülerden büyük zevk aldıklarını falan yazmışlardır. Kai hiç üşenmez, kendini tüm bu yorumculara aşk arayan bir kadın olarak tanıtır. (Sanırım yorum yapanların çoğu erkekti) Onlardan bir şekilde çıplak fotoğraflar almayı başarır ve bunu yorumcuların ailelerine, sevdiklerine, arkadaş listesindekilere falan gönderir. Hepsini rezil rüsva eder. Kendisine bunu neden yaptığını soranlara da “Siz birilerinin acı çekmesini izlemekten hoşlanıyordunuz. Ben de sizin acı çekmenizi izlemekten zevk aldım” der.

Bir süre sonra okuldaki bir öğretmeni çocuğun psikolojisinin bozukluğunu fark eder (Ah iyi bir öğretmen ne kadar önemli şu hayatta!), açılmasını sağlar ve çocuğun bugün kendini tanımladığı “nazik, tatlı ve ilgili” kişiye dönüşmesinde ön ayak olur.

Buraya kadar her şey güzel gidiyor benim açımdan.

Sonrasında yazılanlar ise insan denilen türün ne kadar tuhaf bir yaratık olduğunu gösteriyor.

Bu kişi, şu anki halini anlatırken şu ifadeleri kullanıyor: “Evet, hâlâ hayvanları seviyorum. Hayvan işkence ve sömürüsüne karşı aktif olarak çalışıyorum.” Veeee sıkı durun, bomba cümle geliyor; Mezbahalarda adil davranılmasını destekliyorum!”

Ah canım ya! İngilizcede slaughterhouse kelimesi bizde mezbaha kelimesine denk düşer ancak tam anlamı katliamhanedir.

Bu çocukcağız da diğer tüm sözde hayvanseverler gibi… Umarım bir gün aslında hayvansever olmadığını sadece kedi-köpek gibi kültürel olarak kendisine daha yakın bulduğu türlerin işkence görmesine dayanamadığını; bunun da bir nedeninin kendisini onlarla özdeşleştirmesinden kaynaklandığını anlar.

Öldürülsünler ama önce bayıltsınlar denilemez, adil katliam diye bir şey yoktur. Yaşamak isteyen bir hayvanın gırtlağını kesmenin adil bir tarafı olamaz.

O yüzden şu kesiyoruz ama insani kesiyoruz lafları, mutlu ineklerin yaşadığı çiftliklerle ilgili yalanlarla dolu reklamlar falan giderek daha da mide bulandırıcı oluyor.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com