Nikah – üç – SBGH A.Ş.

“İyi günde, kötü günde; hastalıkta ve sağlıkta Hans kızı Talaş’ı eşin olarak kabul ediyor musun?”

Tunç    : Evet.

“Hans kızı Talaş. ‘İyi günde, kötü günde; hastalıkta ve sağlıkta Ferhan oğlu Tunç’u eşin olarak kabul ediyor musun?'”

Talaş   : Eveeet.

“Ben de sizleri koca-karı ilân ediyorum.”

Tunç    : Gelini öpebilir miyim?

Memur            : Tabi…

Alkışlar eşliğinde ayağa kalktık. Nikah salonunun içinde olduğu parkta dostlarla fotoğraf çektirdik.

Selen   : Eee akşam partiliyor muyuz?

Talaş   : Aslında yapalım öyle bir şey diyoruz ama Derin var.

Tunç    : Hayriye teyzeye bırakalım?

Buket  : Kaç aylık şu an?

Talaş   : 4 oldu.

Buket  : Kalabilir aslında bir gece.

Tunç    : Bence de…

Eve geldik. Akşam dışarı çıkıp çıkmama konusunda uzunca konuştuk. Pek memnun olmasam bile çıkmamaya karar verdik. Sıkıldığımı hissettim. Talaş’ın beni anlamadığını düşündüm.

Tunç    : Ya aşkım Derin 15 yaşına gelene kadar dışarı falan çıkamayacak mıyız biz?

Talaş   : Ya çıkarız tabi ama şu an çok küçük meme emiyor hala.

Tunç    : Uff ne kadar emcek daha?

Talaş   : 6 ay falan emer işte.

Tunç    : Yuhhh.

Talaş   : 2 ay kaldı işte. Öyle düşün.

Tunç    : Haaa.

Talaş   : Ne oldu? Ölüp bitiyordun baba olucam diye. Sıkıldın mı?

Tunç    : Hayır ya. Memnunum ama böyle yani gece gezmesi de güzel bir şey.

Talaş   : Sen git aşkım.

Tunç    : Saçmalama ya ne anlamı kalır sen gelmezsen.

Talaş   : Pek bir anlayışlısın.

Tunç    : Şey mmm. Derin de gelsin. Cafe gibi bir yere gideriz.

Talaş   : Üşür.

Tunç    : Yaa ne üşücek. Eylül ayındayız.