BİL OĞLUM

Değerli hemşerim, günümüzün Dede Korkut’u Esat Kabaklı kardeşimiz, ne güzel söylemiş;

Gez oğlum

Vatanına göz dikeni ez oğlum!

Dostun kim düşmanın kim sez oğlum

Tarihini şerefinle yaz oğlum, yaz oğlum!

Vatanına göz dikeni ez oğlum!

Dostun kim düşmanın kim sez oğlum

Tarihini şerefinle yaz oğlum

Barış Pınarı Harekâtı, Kahraman Ordumuzun muzafferiyeti ile başarılı bir şekilde devam ediyor. Bu operasyon bize, kimin dost, kimin düşman olduğunu göstermiştir. Tıpkı bir turnusol kâğıdı gibi. Dışımızdaki ve içimizdeki düşmanlar gerçek yüzlerini gösterdiler. Sosyal medyadaki klavye kahramanları, aynı PKK ve partisi ile aynı dili konuşuyor. Ordumuzu işgalci olarak gösteriyor. Yok, efendim ekonomi kötüyken böyle bir harekât yapılırmış. Hadinin oradan sizi gibi hainler. Evet. Bunlar resmen hain. Gözlerini Erdoğan ve Bahçeli kini bürümüş. Ülkenin zarar görmesini, teröristlerin masumları öldürmesini önemsemiyorlar. MHP lideri Bahçelinin, bitkisel hayata girdiğin, geri dönemeyeceğini ve bunun için bayram yapacaklarını söyleyecek kadar soysuz bunlar. Cumhuriyet savcılarının bu şerefsizleri tespit edip, cezalarını vermesi şart olmuştur.

DOST KİM, DÜŞMAN KİM?

Aşağı yukarı içimizdeki hainleri biliyorduk. Dışarıdaki bazı ülkeleri de… Ancak, dost bildiklerimiz bu harekât sonrası gerçek yüzlerini gösterdiler. Arap Birliği denilen, İsrail tohumları, Avrupa Birliği, İran, Mısır, Fransa, İngiltere, zaten ABD’yi biliyoruz ve bunları not ediyoruz. Ya Filistin’e ne demeli? Yazıklar olsun. Yıllardır söylüyoruz. Türkün Türk’ten başka dostu yoktur. Din kardeşiymiş. Geçiniz efendim. Böyle kardeşlik mi olur. Türk Devletlerinin aslanlar gibi yanımızda olduğunu gördük. Macaristan’ın AB ye rest çektiğine şahit olduk. Gelelim Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanın söylediklerine. Adam, 1974 yılında, oradaki Türk Kardeşlerimizin kurtuluşu için yapılan harekâtı ve şu anda devam eden Barış Pınarı harekâtını, savaş olarak görüyor. Kendi halkının kurtuluşunu sağlayan anavatanı suçluyor. Yazıklar olsun. Yuh olsun. Unutmayalım. Bu bir savaş değildir. Terör örgütü ile mücadeledir. Neymiş. Oturup müzakere yapılmalıymış. Terörist ile müzakere edilmez, Mücadele edilir. Yazımızı özellikle Filistin ve Kıbrıs Cumhurbaşkanına mesaj olacak bir hikâye ile noktalıyoruz. Zamanın birinde, bir köye Kurt dadanmış. Çok büyük zarar veriyormuş. Köyün Köpekleri birleşmiş. Gelen Kurdun peşine düşüp kovalamaya başlamışlar. Bir süre sonra, bazı köpekler yorulup ayrılmaya başlamış. Lakin üç köpek amansız kovalamaya devam ediyormuş. Kurt geri dönüp, ısrarla kovalamayı bırakmayan köpeklere bakmış. Birisi Fırıncının köpeğiymiş. Haklı demiş Kurt. Çok ekmeğini çaldım. Ötekisi Kasabın köpeğiymiş O da haklı. Çengelden çok etini kaçırdım. En sonuncu köpeğe bakmış ki, Demircinin köpeği. Allah Allah. Ben bu Demircinin köpeğine ne yaptım? Diye hayretler içinde kalmış. Bizde diyoruz ki, Arapları, Avrupalıları biliyoruz da, bu Filistinlilerle Kıbrıs Cumhurbaşkanına ne yaptık? Bir de şuna yanıyoruz. Tatlıses ile Diyarbakır Meydanına çıkıp Megri Megri diyen Şivan Perver denen hain, şimdi bize küfür ediyor. Beddua ediyor. Bu da açılım süreci dediğimiz ihanet sürecinin artıklarından. Daha çok ağlayacaklar.

Sağlıcakla kalınız.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com