Hastalık – SBGH A.Ş.

Tunç    : Çok hastayım yaa…
Talaş   : Çok nazlısın bence.
Tunç    : Sen bu canilikle nasıl anne olacaksın acaba?
Talaş   : Aaa ne münasebet. Ne canisi! Gerçekten nazlısın ama azıcık.
Tunç    : Tamam. Bırak öleyim madem.
Talaş   : Hay allah ya! Tamam bir şey demedim. Çorbanı getireyim dur.
Tunç    : Çorbam evet. Çorbam gelsin.

Talaş mutfağa doğru ağır ağır gitti. Karın şişkinliği iyiden iyiye belli olmaya başlamıştı. Bu saçma sapan hava geçişlerini ben bile atlatamıyorsam el kadar bebek nasıl atlatacak diye düşündüm.

Talaş   : Hah çorban geldi.

Doğruldum.

Tunç    : Yaa Talaş. El kadar bebe nasıl baş edicek bu hava geçişleriyle. Şuna bak ben bile hasta oluyorum.
Talaş   : Sen hassassın birazcık. Dua edelim de bana çeksin o yönden.
Tunç    : Gerçekten. Sen hiç hasta olmuyorsun ya.
Talaş   : Evet. En son lisede falan hasta oldum sanırım.
Tunç    : Çok güzel bir özellik ya. Umarım çocuğun bu yönü sana çeker.
Talaş   : Aslında bir çok özelliği bana çekebilir yani. Güzelliği falan.
Tunç    : Bence de çeksin yani.

Çorbamı bitirdim.

Talaş   : İyi geldi değil mi?
Tunç    : Evet. Baya iyi geldi.
Talaş   : Hazır çorbayla hazır olmayanın farkı bu işte. Geçen aynı şey diyordun hatırlarsan.
Tunç    : Harbiden ha. Şimdi anladım farkı.
Talaş   : Dank etti değil mi?
Tunç    : Tam anlamıyla dank!

Talaş çorbamı alıp masanın üstüne koydu. Bana doğru geldi. Eğildi. Öpmeye çalışıyor sandım.

Talaş   : Öfff!! Öpmeye çalışmıyorum ya bi dursana. Ateşine bakmaya çalışıyorum.
Tunç    : Öperek mi bakacaksın ateşime?
Talaş   : Öpmücektim ki dudaklarımı değdirecektim sadece.
Tunç    : Öyle mi ölçülür ateş?
Talaş   : Annem öyle yapardı bana. Ben de öyle alıştım.
Tunç    : Seksi bir öğreti.
Talaş   : Salak…



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com