BEDAVACI KİM?

Halk otobüsçüleri kooperatifi başkanı zat-ı muhterem, açıklama yapmış: “Halk otobüslerine bedavacılar binmese, indirim bile yapabiliriz” demiş. Nasıl olacak acaba? Bunlar arabaya binmeyip, yaya yürüseler, otobüslere para mı yağacak? Talihsiz ve rencide edici bir açıklama. Üslup yanlış. İfade yanlış. Muhatap yanlış. Sanki verilen bir hakkı kullananlar hırsızmış gibi lanse edilmeye çalışılmıştır. Bir zamanlar bir kamyon reklamı vardı: “Ağzı olan konuşuyor” diye. Şeyh Edibali ne demiş “Yükseklerde yer tutmak, aşağıdaki kadar kolay değildir.”Belli bir makama gelen insanların, konuşmalarına dikkat etmeleri şarttır. Şimdi gelelim bedavacılar kim? Asker mi, polis mi, engelli mi, yaşlı mı, belediye çalışanı ve yakınları mı? Hangisi? Eğer bunlar ise onların arabalara bedava binme hakkını siz mi veriyorsunuz? Lütuf mu ediyorsunuz? Ulufe mi dağıtıyorsunuz? Bu hak devletin, hükümetin kanunla ortaya koyduğu bir haktır. Bunu eleştirebilirsiniz. Yasanın değişmesi için konfederasyonunuzu sıkıştırabilirsiniz amma ve lakin kanuni hakkını kullananlara hırsız der gibi, BEDAVACI diyemezsiniz. Bedavacı kime denir? Öğrenelim. Stada duvardan atlayıp girenlere, konserde kaynak yapıp aradan sıvışanlara. Bir organizasyonda, bilet almadan eş dost hatırı ile girenlere ama yasal hakkını kullanıp da otobüse ücretsiz binene Bedavacı diyemezsiniz.

ALTMIŞBEŞ YAŞ

Sizin sıkıntınız 65 yaşla ilgili. Biliyoruz. Otobüslerde bu yaşlı insanlara nasıl davranıldığını da görüp, şahit oluyoruz. Yok, efendim zenginmiş. Villası varmış. Lüks otomobillere biniyormuş. Günde beş kere biniyormuş. Size ne? Kime ne? Adam trilyoner de olabilir. Ancak devletin kendisine verdiği hakkı kullanmak en tabii hakkıdır. Bunu eleştiremezsiniz. Üstelik devlet size her ay otobüs başına, 65 yaşlılar için 1000 liraya yakın ödeme yapıyor. Binseler de binmeseler de. Yani bedava taşımıyorsunuz. Onların parasını da toptan alıyorsunuz. Gelelim zarar meselesine. Zarar ediyorsanız bu işi yapmayacaksınız. Mazot zamlanmıştır. Ringler uzundur. Boşuna gidip geliyorsunuzdur. Tamam. Külliyen zarar olduğunu farz edelim. O zaman bu işi yapmayınız. Hangi esnaf zarar ettiği halde işine devam eder? Bakınız. Sizin hakkınızı arayacağınız yer meclistir. Siyasetçilerdir. Bedavacı dediğiniz kesim değildir. Tabii ki, burada yapılması gereken şey, halk otobüslerinin kaldırılması, bütün otobüslerin Belediyeye ait olmasıdır. Zararsa da sosyal devlet anlayışı içinde sübvanse edilmelidir. Geçim sıkıntısı çeken vatandaş ve öğrenciler için yapılan ulaşım zamları da çok fazladır. Elektrik, doğalgaz derken, bir yük de Belediye tarafından getirilmiştir. Bu zamlar, tekrar gözden geçirilmelidir. Zamlarla ilgili Hükümeti eleştiren Sosyal Demokrat bir Belediyenin, halkı düşünmemesi kollamaması, söylemleri ile ters düşmektedir.

Sağlıcakla kalınız.



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com