TMMOB; “Hangi dağ efkârlıysa oradayız!”

TMMOB 45.dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı Çanakkale’de gerçekleşti. Toplantının ana konusu Kazdağları’nda Kirazlı-Balaban mevkiinde yürütülen metalik madencilik faaliyeti oldu. Türkiye’nin dört bir yanından Çanakkale’ye gelen oda temsilcileri söz alarak sürdürülen maden faaliyeti karşısında ne gibi önlemler alınmalı üzerine görüşlerini kamuoyu ile paylaştılar. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın açılış konuşması ise oldukça dikkat çekti.

Türk Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB), Cumartesi günü 45. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı’nı Çanakkale’de Ercan Adsız toplantı salonunda yaptı. Saat 10.00’da başlatan danışma kurulu toplantısına, TMMOB Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından gelen oda temsilcileri katıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Zonguldak gibi illerden temsilciler toplantıda yer alarak Kazdağları’nda yürütülen metalik madencilik faaliyetleri hakkında görüşlerini kamuoyu ile paylaştılar.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz yapmış olduğu konuşması ile dikkat çekti.

Koramaz, ” Bugün de doğamıza ve doğal kaynaklarımız sahip çıktığımızı göstermek için Çanakkale’deyiz. Şair demiş ya hani:Hangi dağ efkârlıysa ordayız.

“Ormanlarımızı yok eden bu anlayışı kınıyoruz”

Danışma Kurulumuzun bugün Çanakkale’de toplanmasına vesile olan şey, bugün Kirazlı’da yaşanan ve ardından Lapseki, Bayramiç, Çan ve  Yenice ilçeleri ile  Küçükkuyu beldesine kadar Kaz dağları coğrafyasına yayılacak olan  doğayı ve insan yaşamını yok sayan madencilik anlayışıdır.Örneklerini daha önceki yıllarda Artvin Cerattepe’de, Uşak Eşme’de, İzmir Efemçukuru’nda ve Bergama Ovacık’ta da gördüğümüz bu madencilik anlayışı bir tür yağmacılık faaliyetidir.Ekosistemi tahrip eden, ormanlarımızı yok eden, çevreye onarılamaz zararlar veren bu anlayışı kınıyoruz.

“Maden üretimini ekonomik çıkarlarla gerçekleştirenler ülkeye ihanet içindedirler”

Bugün ülkemizde yürütülmekte olan madencilik faaliyeti kelimenin gerçek anlamıyla “Sömürge Madenciliği”dir. Yeraltı zenginliğimizin ülke dışına çıkarıldığı, geride ise tümüyle verimsizleştirilmiş ve kirletilmiş bir toprağın bırakıldığı bu anlayış madenlerimizi  tüketmekle kalmayıp yaşamı da sürdürülemez hale getirmektedir. Maden üretimini gündelik ekonomik çıkarlar doğrultusunda, sermaye kesimlerine kaynak yaratmak için gerçekleştirenler, ülkemizin geleceğine ve halkımızın ortak çıkarlarına ihanet içindedir!

“Madenler, rant aktarma kalemlerinden birisi oldu!”

Madenler iktidar dönemi boyunca AKP’nin en önemli özelleştirme ve rant aktarma kalemlerinden birisi oldu. Ülkemizin en önemli madenleri yabancı maden şirketleri ile yandaş inşaat şirketleri arasında pay edildi. Bundan sonra da savunduğumuz bu değerler için mücadele etmeye devam edeceğiz. Sömürgenler karşısında Çanakkale’de, Cerattepe’de, Murat Dağı’nda direnen yöre halkının yanında olmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Toplantıda bu konuşmanın ardından, oda temsilcileri söz alarak yaklaşık 3 saat görüşlerini tek tek kamuoyu ile paylaştılar.

Tunahan Ünsal



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com