Çanakkale’nin Garip Geceleri

Cumartesi gecesi geç saatlerde arkadaşlarımla Çanakkale İskele Meydanı’nda otobüs bekliyorduk. Durağa yanaşan otobüs şoförü araçtan inip otobüse binmememizi, birazcık beklememizi söyledi. Sonrasında yine İskele Meydanı’nda bulunan trafik polislerine gidip otobüs içerisindeki bir yolcudan şikayetçi oldu. Bu sırada şikayetçi olduğu yolcu (kendini de biliyor bu çok önemli bir şey) arkasından inip trafik polislerinin yanına doğru gitti. Sözlü tartışma trafik polislerinin yanında devam ederken alkollü olduğunu düşündüğüm yolcu otobüs şoförüne yumruk attı. Şoför birden yere düştü. Bu sırada polisler hala aman aman bir müdahalede bulunmadılar ki buna gerçekten şaşırdığımı belirtmek isterim. Hatta ve hatta yumruk atan şahıs sigarasını yaktı. Beklemeye başladı.

 Olaya benim gibi tanıklık eden bir sürü insan yerde yatan şoförün yanına koştular. Şoförün kafası kanıyordu, ayağa kalktığında bir süre dengesini kuramadı. Bu sırada taksi şoförlüğü yapan 2-3 arkadaş otobüs şoförüne ellerinden geldiğince yardımcı oldular.

 Tam olay duruldu derken Asayiş Ekipleri geldi. Bu ekipler olay yerine gözaltına aldıkları bir başka kişiyi de getirdiler. O an olan biteni bir çok kişi anlamadı. Bu olayla bir bağlantısı olmadığını düşündüğüm için yorum yapmıyorum.

 Otobüs şoförüne yumruk atan şahıs -alkolün etkisi olabilir- polislere birazcık zorluk çıkarmaya başlayınca polisler müdahalenin dozajını arttırdılar. Öyleki kendisine kelepçe takan memurun yüzüne dik dik bakıp tehditler savurabildi bu vatandaşımız. Bütün bu müdahale süresince olanı biteni yakından izleme fırsatım oldu. Polis ekipleri işlerini yaparken tahriklere kapılmadılar. Müdahalelerinin sertleştiği anlarda bile gayet ölçülüydüler. Normal vatandaşın çok rahat tahriklere kapılabileceği bir sürü an polisler tarafından gayet iyi yönetildi.

 O sırada otobüs geldi ve bindim. Bu sırada diğer otobüs hala bekliyordu. Benim kafamda ise tek bir soru.

 O otübüsü kim sürdü?