Bir Köy Daha Suyundan Vazgeçti!

İl Genel Meclisi Eylül ayı toplantıları son birleşiminde gündeme gelen bir madde, maden çalışmalarının çevreye ve insan sağlığına zararını bir kez daha sorgulattı. 2016 yılında su kaynağı talebinde bulunan Çan’ın Asmalı köyü sakinleri, 2019 Temmuz ayında verdikleri dilekçe ile su talebinden vazgeçti. 2017’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından “Mutlak Koruma Alanı” ilan edilen Değirmendere mevkisindeki su kaynağı, köylünün tüm itirazına rağmen 2018 yılında ÇED olumlu raporu alarak kurulan kalker ocağı nedeniyle kirlenme ve yok olma tehdidi altında…

Doğası, havası, suyu ile dünya mirasımız olan Kazdağları, bir süredir “maden” tehdidi altındayken, eteklerinde yer alan Balaban tepesindeki maden çalışmaları ise ağaç kesimi, beton dökümü eşliğinde tüm hızıyla devam ediyor.

Altın- gümüş madeni çalışmalarının yanı sıra köylere yakın alanlarda kurulan bazı kalker ocakları da vatandaşın sağlığını ciddi derecede olumsuz etkilemeye devam ediyor. Çan’ın Asmalı köyünde geçtiğimiz yıl tüm itirazlara rağmen verilen ÇED olumlu raporu ile yakın zamanda çalışmalara başlayacak olan kalker ocağı, içinde bulunan içme suyu kaynağını şimdiden tehdit etmeye başladı.

VAZGEÇME NEDENİ: KAYNAĞIN YOK OLMA TEHLİKESİ

22 Temmuz 2019 tarihinde Çan Kaymakamlığı’na verilen yazıda “Köyümüz içme suyu sorunlarının çözümü için Değirmendere Mevkiinde bulunan su kaynağından köyümüze su getirilmesi amacıyla 2016 yılında dilekçe ile başvuru yapmıştık. Ancak geçen zaman içinde aynı mevkide kurulan maden ocakları suyun verimliliğini azalttığından dolayı suyun köye getirilmesi talebimizden vazgeçmiş bulunmaktayız.” ifadelerine yer verilirken, köy muhtarı Musa Döner, gazetemize yaptığı açıklamada ocakta kullanılan dinamitler nedeniyle kayma tehlikesi olması ve kaynağın kaybolma tehlikesi nedeniyle içme su kaynağından vazgeçtiklerini belirtti.

KÖYLÜLER 3 YILDA KARARDAN VAZGEÇTİLER

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 13 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan ilanda, Çan Asmalı Köyü Değirmendere içme suyu kaynağının olduğu bölgenin “Mutlak Koruma Alanı” olduğu belirtilmişti. İlanda ayrıca koruma alanı ilan edilen alanda hiçbir kirletici faaliyete izin verilmeyeceği de vurgulandı. Ancak bir yıl geçmeden verilen kalker ocağı ÇED olumlu raporu, içme suyunun kirlenmesine hatta yok olmasına neden olan yolu açmış oldu. 2016 yılında Değirmendere mevkiindeki kaynaktan su talebinde bulunan Asmalı köyü sakinleri de 2017’de alınan koruma alanı kararına sevinemeden 2018 yılında başlayan ocak faaliyetleri dolayısıyla kirlenen içme suyundan 2019 yılında verdikleri dilekçe ile vazgeçmek zorunda kaldı. 2016’da istedikleri sudan aradan geçen 3 yılda vazgeçmek zorunda kaldılar.

YILDIZ: “TÜM VADİYİ ‘TOZ CEHENNEMİNE ÇEVİRECEK’ DEDİK”

Gazetemize konuşan Çan Çevre Derneği Başkanı Hamza Yıldız, “İlk ÇED toplantısında Asmalı köyündeydik. Köylüler bu kalker ocağının açılmasını istemediler. Köylüler salonu terk ettiği için toplantı bile yapılamadan dağılmak zorunda kaldılar. Buna rağmen ÇED olumlu kararı verildi ve çalışmalara başlandı. Köyde kalker ocağını isteyen firmanın, köy kahvesini ve caminin dış duvarlarını boyattığını da öğrendim.

Bu ocak buraya açıldıktan sonra kalkerin kırılması, öğütülmesi ve taşınması sırasında köyün çok büyük zarar göreceğini belirttik. Köylüler de bize çok büyük destek verdiler ve ÇED toplantısını terk ettiler. Bu daha başlangıçtı. Kalker ocağının altında Helvacı kömür ocakları da faaliyete geçti. Hepsi aynı yerde açıldı. Çan’ın hakim rüzgarı poyraz olduğu için köyün bütün tozu, kömürü, kalkeri… Bunların taşınması esnasında ‘tüm vadiyi bir toz cehennemine çevirecek’ dedik. Ancak biz anlattık, biz dinledik.” diyerek Çan’ın bu ocaklar ve santraller dolayısıyla havasıyla da suyuyla da 10 yıl içinde yaşanmaz hale geleceğini vurguladı.

PEHLİVAN: “HASSASİYETLE TARTIŞILMASI GEREKİR”

İl Genel Meclisi’nin eylül ayı toplantıları son birleşiminde köylünün su kaynağından vazgeçtiği dilekçe gündeme geldi. Gündeme gelen iptal kararı oybirliği ile oylanarak kabul edilirken, oylamanın ardından CHP ve AK Parti gruplarından konu ile ilgili değerlendirmeler yapıldı.

CHP Grup Başkanvekili Av. Güneş Pehlivan, “2016 yılında bir dilekçe ile yöreden su isteyen köy, su taleplerinden vazgeçiyorlar. Vazgeçme sebebi de burada bulunan maden ocaklarının suyun verimliliğini azaltması… Çanakkale’yi kümülatif olarak değerlendirdiğimizde 204 adet metalik madencilik faaliyeti var. Önümüzde çok yakın geçmiş tarihli 3 sene öncesinin bir talebi mevcut. Bu 3 sene içerisinde madencilik faaliyeti suyu ciddi anlamda olumsuz anlamda etkilemiş olacak ki, köylüler su taleplerinden vazgeçecek duruma geliyorlar. Bundan sonra da metalik madencilik faaliyetleri ile ilgili bu önemli bir dönemeçtir. Bu hassasiyetle tartışılması gerekir.”

OKAN: “MADEN OCAĞINDAN DEĞİL SEN-BEN KAVGASINDAN DOLAYI”

AK Parti’li Çan İl Genel Meclisi Üyesi Murat Okan da konu hakkında görüş bildirerek, uzun süredir meclisin gündeminde olduğunu belirtti. Okan, “Köyün su kaynakları zaten vardı ve bu mevcut kaynağa Karaağaç köyü de dahil oldu. yıllardır sen – ben kavgasından dolayı bir kısır döngü var. Burada mermer ocağı açılacağı için onun bahanesiyle su kaynağından vazgeçilmiş oldu. Suya ihtiyaçtan dolayı değil. Herhangi bir sıkıntı yok.” diye konuştu.

Öte yandan yakın zamanda işletmeye başlanacak olan kalker ocağının Asmalı köyü başta olmak üzere çevre köylere ne gibi zararlar vereceği merak ediliyor.

Eylem Gözeldere