YAZIKLAR OLSUN

Geçen hafta cuma günü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk geldi. Ne güzel bir gündü. Cuma namazı hutbesi okunurken, gözlerimiz yaşardı. Vatan, millet sevgisi o kadar çok güzel anlatıldı ki; anlatmak mümkün değil. İçimize işledi. Ne güzel hazırlanmış dedik. Bilindiği üzere hutbeler Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanıyor ve Türkiye’nin her yerindeki camilerde aynı hutbe okunuyor. Yani, kimse kafasına göre anlatamıyor 30 Ağustos’u. Atatürk’ü anlatsın, onlardan bahsetsin diye umutla bekledik. Ha şimdi, ha şimdi diye beklerken, ne yazık ki hutbe bitti. Ne 30 Ağustos’tan ne de Atatürk’ten bahsedilmedi. Tek kelime ile yazıklar olsun diyoruz. Yuh olsun diyoruz. 26 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta son bulan Büyük Taarruz ile vatanımız düşmandan temizlendi. Bu harekâtın başında ise bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk vardı. Onun dehası ve cesareti ile düşman denize döküldü. Böyle büyük bir kahramanlığı ve kahramanı görmezden gelmek, tek kelime ile ihanettir. Diyanet İşleri Başkanı bu konuda açıklama yapmalıdır. Mısır’da, bilmem nerede bir mesele olduğunda, bayrakları yarıya indirenler, yas ilan edenler neredeler? Allah aşkına Atatürk ile ne alıp veremeyeceğiniz var? Milleti camiden, namazdan soğutuyorsunuz. Allah sizleri bildiği gibi yapsın. Atatürk’ten ne istiyorsunuz? Tövbe estağfurullah. Bunlar insanı dinden imandan çıkartırlar.

ATATÜRK SEVGİSİ

Şu unutulmasın; Atatürk kırmızıçizgimiz olup, vazgeçilmezimizdir. Atatürk’ü gönlümüzden, kalbimizden silmeleri mümkün değildir. Kim ne yaparsa yapsın. Böyle büyük bir kahramana sahip olduğumuz için gurur duyuyoruz. Türk olan herkes, 30 Ağustos zaferinin şuurundadır. Bursa Belediye Başkanları gibi insanlar, bizim muhatabımız değildir. Ne demişti hazret? “30 Ağustos herkesin bayramı değildir.” Evet. Doğru söylemiş. 30 Ağustos Türk Milletinin Bayramıdır. Millet şuurundan, mensubiyetinden yoksun insanların, bu bayramı anlamaları beklenemez. Bizler, Türk Milliyetçileri ve Ülkücüler olarak, Atatürk’ü Başbuğumuz olarak görüyoruz. Dünya durdukça da onun eserlerini korumaya ve yaşatmaya azimliyiz. And içmişiz. Ve son söz olarak diyoruz ki “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa!” Allahın rahmeti üzerine olsun. Mekânı cennet olsun. Yazımızı cennet mekân, ulu önder Atatürk’ün iki vecizesi ile noktalıyoruz.

“Milli hâkimiyet öyle bir nurdur ki onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler, her tarafta yıkılmaya mahkûmdur.”

“Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş milletiz.”

30 Ağustos Zaferimiz kutlu olsun.

Sağlıcakla kalınız.