ÖZ ELEŞTİRİ

Bugünkü yazımızda, Tıp Doktoru olan Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu’nun, Sağlıkla ilgili tespiti ve özeleştirisini okuyacaksınız.

“Ellerinde tomar tomar laboratuar sonuçları ve büyük torbalara yerleştirilmiş MR filmleri ile girdiler muayene odasına. Yaklaşık 1 ay öncesine dayanan yakınmaları vardı. Diz eklemleri sırayla şişmiş, ağrısı olmuştu. Bir kaç yer dolaşılmış, sonunda bir romatolog görsün diye bizim polikliniğimizden randevu aldırılmıştı. Öyküsünü dinledikten sonra muayeneye başladım. Kalbini dinlediğimde, öğrencilerin bile adam gibi dinlerlerse asla atlamayacakları üfürümü fark ettim. Nitekim yanımdaki intörnlere dinlettim. Hemen mitral kapak yetersizliği üfürümü duyduklarını söylediler. O tahlillerin hiçbirine bakmaya gerek kalmamıştı. Sadece öyküsü ve fizik muayenesi ile tanı ortadaydı. Akut eklem romatizması ve kalp tutulumu. Bu yaşta bir çocukta eklem iltihabının en sık nedeni olan ve kalp kapaklarını tutması ile de hemen tanı koyulabilen, üstelik de Türkiye’de çok yaygın olan bu hastalık, nasıl olur da bu kadar uzun zaman içinde tanı alamamış ve onlarca tahlil ve görüntüleme yapılmak zorunda kalınmıştı? Cevap çok basitti: Başından beri bir tek hekim çocuğu dinlememişti. Bir tek kere bile, göğsüne stetoskop konulmadı diyordu anne. Neye yanmalıydık? Bu kadar zaman tanı almadığı için tedavi olamayan çocuğa mı? Hiç gerek yokken yapılan onca tahlile mi, onlar için yurt dışına ödenen paralara mı?

Olmaz diyoruz, diyoruz ama dinletemiyoruz, 5 dakika aralarla randevu verirseniz hekim hastanın sadece şikâyetini sorar ve tahlil ister, muayeneye vakit bulamaz, sonrasında da bunun gibi binlerce örnek yaşanır. Stetoskobu, doktor önlüğünün bir aksesuarı haline getiren sağlıkta dönüşüm programı, hekim için de hasta için de bir felakettir. Amaç, sağlık endüstrisine para kazandırmaktır. Sağlık alanını kirletmiştir. Vazgeçilmelidir.” Bunları söyleyen bir hekim, Yorum sizlerin.

ACICIK UCUNDAN

Aşırı fazla kilosundan hayli rahatsız olan genç kız doktora muayene olmak için bluzunun düğmelerini açarken “Obez görünümümden çok utanıyorum doktor“ demiş sıkılarak,

“Utanacak ne var ki? Hiç de ‘çok kötü’ bir durumda değilsiniz…” demiş doktor,

“ Ciddi misiniz?” diye cevap vermiş genç kız sevinerek,

“Tabii ki…“ demiş doktor, “Şimdi bana dilinizi çıkartıp MÖÖÖ der misiniz? Bir de nefesinizi tuttuktan sonra ani vermeyin, masamın üzerinde önemli evraklarım var.”

Sağlıcakla kalınız.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com