“Geminin gerçek sahipleri olarak hakkımızı istiyoruz!”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Çanakkale Şubeleri, toplu sözleşme görüşmeleri ile ilgili basın açıklaması yaptı. Tüm Bel-Sen Çanakkale Şube Başkanı Bülent Barın; “Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ diyenlere karşı ‘Geminin gerçek sahipleri olarak hakkımızı, emeğimizin, alın terimizin karşılığını istiyoruz’ demektir” ifadelerini kullandı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Çanakkale Şubeleri, 1 Ağustos’ta başlayan toplu sözleşme görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Mutluay, CHP Çanakkale İl Başkanı İsmet Güneşhan, Tüm Bel-Sen Çanakkale Şube Başkanı Bülent Barın, Eğitim Sen Çanakkale Şube Başkanı Filiz Savaş ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katıldığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“3 milyon kamu emekçisine yoksulluk, güvencesizlik teklif edildi”

“1 Ağustos’ta başlayan toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır. Açlık sınırının 2 bin 100, yoksulluk sınırının 6 bin 800 lirayı aştığı, elektrikten doğalgaza, çaydan tütün ürünlerine, iğneden ipliğe her şeye fahiş oranlarda zamların devam ettiği, gerçek enflasyonun 0/030 ‘[arı bulduğu koşullardayız. Bu koşullarda Hükümet, 3 milyon kamu emekçisine, 2 milyon emekliye, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmiştir. Maaşlarımız TÜİK vasıtası ile çarpıtılmış enflasyon rakamlarının, hiçbir zaman tutmayan enflasyon hedeflerine göre ayarlanmaktadır. Bu durumda yıllardır hepimize yaşattıkları kayıplara rağmen, her seferinde tarihi başarı nutukları atılmaktadır. Toplu sözleşmede 21 Ağustos itibari ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci başlamıştır. Adı üzerinde, taraflar arasında hakemlik görevi yapmak için görevlendirilen bir kurulun tarafsız olması şarttır. Ancak mevcut yasalara göre toplu sözleşmede taraf olan hükümet, tarafsız olması gereken Hakem Kurulu üyelerinin çoğunluğunu belirlemektedir. Böyle bir Hakem Kurulundan kamu emekçilerinin lehine bir karar alınmasını beklemek çok zordur. Biz emekçiler, hakları ellerinden alınan, sefalet ve kölelik teklif edilen milyonlarız. Bir araya gelmediğimiz sürece, yıllardır olduğu gibi elimizdekileri, avucumuzdakileri almaya devam edeceklerdir.”

“Hak verilmez, mücadele ile alınır”

“Biz emekçiler, hak kayıplarımızı görmeyip, yoksulluk sınırı üzerinde bir maaşı kendimize fazla gördüğümüz sürece, sermaye yanlısı, emek karşıtı bu düzen bizimle sefalet oranında maaş zamları ile alay etmeye devam edecektir. Aynı siyasi düşüncede oldukları iktidarın çıkarını emekçilerin ortak çıkarı üzerinde tutanlar, yıllardır yaşadığımız kayıpları görmezden geldikleri gibi tekliflerini ‘makul’ gibi göstermektedir. Bu teklifi bile kafalarına göre yarı yarıya indirmeleri, evrensel, gerçek bir toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmadığının göstergesidir. Mevcut fason ‘toplu sözleşme’ sisteminde hepimizin kaybetmeye devam etmesi, kaçınılmazdır! Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, yetkinin asıl sahipleri olarak bizlerin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, ‘hak verilmez mücadele ile alınır’ ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçer diyoruz. Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ diyenlere karşı ‘Geminin gerçek sahipleri olarak hakkımızı, emeğimizin, alın terimizin karşılığını istiyoruz’ demektir. En başından beri kamu emekçilerinin ortak çıkarları için mücadele eden konfederasyonumuz KESK, ‘İnsanca yaşam, güvenceli iş, güvenli gelecek’ demeye devam edecektir. Bugün burada toplanarak haklı taleplerimizin karşılanması konusunda ısrarcı olduğumuzu belirtiyoruz. Tüm konfederasyonları, sendikaları, hangi sendikanın üyesi olursa olsun ya da herhangi bir sendikanın üyesi olmasın, tüm kamu emekçilerine çağrıda bulunuyoruz. Bizi yok sayan, alay eden teklifler sunanlara karsı haklarımızı korumak için, ‘İnsanca bir yaşam, güvenceli iş, güvenli gelecek’ için omuz omuza vermeye, ‘Asıl söz sahibi emekçilerdir’ diyerek göreve çağırıyoruz!”

Esra Çanlı