CHP’li Pehlivan’dan misilleme: “Laf Cambazlığı Yapmıyoruz”

Çanakkale İl Genel Meclisi CHP Grup Başkanvekili Av. Güneş Pehlivan, geçtiğimiz gün sosyal medya paylaşımı dolayısıyla yapılan haberlere cevap veren AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Korkmaz’a misilleme yaptı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın CHP’li başkanları “kayyum” konulu açıklamalarından dolayı eleştirmesine cevap veren CHP’li avukat Güneş Pehlivan’a AK Parti’li Bülent Korkmaz’dan karşılık gelmişti. Pehlivan da Korkmaz’a, sosyal medya hesabından kısaca bahsettiği konular ile birlikte madde madde uzun bir açıklamayla cevap verdi.

Av. Pehlivan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İl Genel Meclisi AKP Grup Başkanvekili tarafından Adalet ve Kalkınma kelimeleri üzerinden ironi yaptığımız iddiası ile ‘geçiştirilmişiz.’ Memleketin iç ve dış siyasette, ekonomide, çevre ve sağlıkta, üretimde, yargıda, savunmada geldiği nokta bir ironiyle eleştirilmekten uzaktır. İroni yapmıyoruz, espri yapmıyoruz, laf cambazlığı yapmıyoruz. AKP’li üst yönetimin hukuka aykırı iş ve işlemlerle Anayasal demokrasiyi, milli birlik ve bütünlüğü teminat altına almakta acziyet gösterdiğini millet vicdanına sesleniyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi ve onu temsil eden kadrolarda bulunan bizler, Diyarbakır, Mardin ve Van’ın seçimle göreve gelmiş Belediye Başkanlarının görevden alınıp yerine kayyım atandığı antidemokratik sürece; Anayasal hakların, seçmenin siyasal ve demokratik iradesinin ihlali niteliği taşıması nedeniyle itiraz ediyor; iktidarı demokratik haklara ve vatandaşlık haklarına müdahale etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”

“NEDEN SEÇİLMELERİNE DEĞİN SOMUT ADIM ATILMADI”

“Hiç tartışmasızdır ki; ortada bir suç şüphesi varsa bu konuda bilgi sahibi olacak, delil toplayacak, tahkikatı yapacak olan bizler değiliz. Bu sürecin hukuki yollarla yürütülmesi siyasal kararların gölgesinden tamamen bağımsız bir yargının işidir. Hiç tartışmasızdır ki terörle mücadele kamu gücünü elinde bulunduranların asli görevidir.

Bununla birlikte, ‘Bu kişilerin Belediye Başkanı seçilmelerine değin neden somut bir adım atılmadı’ sorusu meşru ve haklı bir sorudur.

18 yıldır tek başına genel iktidarda bulunan, milli güvenliğimizi ve ulus bütünlüğünü emanet ettiğimiz AKP iç güvenlik meseleleri karşısında bu denli yetersiz midir? Bu çelişkileri sorgulayan kitleleri “teröre yakınlık” gibi insafsız suçlamalarda bulunarak sorumluluktan kaçınabilecek midir?

PEHLİVAN, MADDE MADDE AÇIKLADI

“Unutmayınız” diyerek açıklamasına devam eden Pehlivan, şu maddelere yer verdi:

  • Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde, ABD’ye ne notası verelim, müzik notası verelim mi, diye alay eden, şehitlere ‘kelle’ diyen CHP değildir.
  • Yakın geçmişte El Nusra ve El Kaide teröristlerinin Türkiye’de himaye edildiği, vatandaşlar hastane kapılarında beklerken El Nusra teröristleriyle yatak kapasitesi dolduğu için vatandaşların hastaneye kabul edilmediği yönündeki kuvvetli iddiaları hiç araştırmadan üzerini kapatan CHP değildir.
  • Bir 29 Ekim günü Habur’da davul zurnalarla konvoyları karşılayan, seyyar mahkemelerde teröristleri AK-layan CHP olmadığı gibi, CHP hiçbir zaman PKK ile pazarlığa oturmamıştır.
  • Bölücübaşının mektubunu Anadolu Ajansında yayınlatan, Ergenekon ve Balyoz Davalarının gizli tanığı Osman Öcalan’ı TV yayınına alan CHP değildir.
  • Sınır dışındaki tek Türk toprağını kaybeden, Yunanistan’ın stratejik noktalardaki 18 adamızın işgal etmesine göz yuman CHP değildir.
  • Dünyada terör örgütü listesine alınanlara ‘ılımlı muhalif’ adı vererek Libya’ya bavullarla dolar taşıyanlar da şüphesiz CHP’li bakanlar değillerdir.
  • Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge egemenliğini kaybeden, İsrail, Güney Kıbrıs Rum kesimi ve batılı aktörlerin denizaltı kaynaklarını talan etmesine izin veren CHP değildir.
  • Yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yabancı şirketlerin çıkarlarına değiş tokuş eden, Lozan’ı sorgulatan, Sevr’i hortlatan CHP değildir.
  • Türkiye’nin kendi iç dinamiklerini, demografisini, toplumunu korumak adına Cenevre Sözleşmesine koyduğu çekinceleri fiilen ilga ederek, geçiş ülkesi nosyonundan ayrılıp iltica ülkesi olmaya soyunan, her türlü sosyolojik, hukuki ve tıbbi veriye aykırı olarak göçmen sorunu yönettiğini iddia eden de CHP değildir.
  • 15 Temmuz girişiminin siyasi ayağının araştırılması önergesini reddeden CHP’li milletvekilleri değildir.”

Haber Merkezi