KISA KISA ÖĞRETMEN GÜNDEMİ

UZMAN ÖĞRETMENLİK, BAŞÖĞRETMENLİK YENİDEN DÜZENLENMELİDİR

En son bir defalık olmak üzere 2005 yılında yapılan ve ilerleyen süreçte bir daha yapılmayan uzman ve başöğretmenlik sınavı öğretmenler arasında adaletsiz bir durum oluşmasına sebebiyet vermiştir.  Özünde ve yasal zeminde bir kariyer ve uzmanlık gerektiren mesleğimizin yapısına uygun düşecek şekilde her öğretmenin uzmanlığı sağlanarak yeniden düzenlenmelidir. Bu konuda çalışılan süre ölçüt olarak kabul edilebilir. Lisansüstü bir eğitimi başarıyla tamamlamış öğretmenler için, tezsiz-tezli yüksek lisans yapanlarda sırasıyla 2 ve 4 yıl önce olmak şartıyla, lisans mezunlarına ise 10. Yılda uzmanlık kadrosu verilmelidir. Doktorasını yapmış bir öğretmenin uzmanlığı bekletilmemeli ve verilmelidir.

Uzman öğretmenlerden 20, yılını tamamlayanlar, uzman iken doktora yapanlar ise aynı yıl başöğretmen olarak atanabilir. Bu aralıkta yüksek lisans yapanların başöğretmenliği tez durumuna göre 2 veya 4 yıl önceye çekilmelidir. Başöğretmenlerden adaylar başta olmak üzere tüm öğretmenlere danışmanlık yapması beklenmeli, ders yükleri azaltılmalı, ücretleri tatmin edici olmalıdır.”

ALAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK HER YIL DÜZENLİ YAPILMALIDIR

5 yıllık aranın ardından son olarak 2018 Aralık ayında yapılmış olan alan değişikliğinin yönetmeliğe uygun ve her yıl düzenli olmalıdır.:

5 yıllık aranın ardından son olarak 2018 Aralık ayında alan değişikliği yapılmıştı. Yönetmelikte var olan alan değişikliği yıllardır yapılmamış ve bu nedenle bir çok öğretmenimiz mutsuz şekilde derslere girmeye devam etmiştir.

Alan değişikliği bir ihtiyaç olup sertifika veya yan alan nedeniyle geçmişte yapılan hatalar tekrarlanmamalı; yapılacak alan değişikliği yönetmeliğe uygun ve her sene düzenli şekilde devam etmelidir.

BÜTÜN SORUN YÜZDELİK ZAMDAN İBARET DEĞİL!

Toplu sözleşme denilince akla ilk gelen yüzdelik zamların ne olacağıdır. Kamu İşveren Heyeti de yapılan tekliflere baktığımızda sadece yüzdelik zam üzerinden teklif vermektedir. Böyle olunca da vergi dilim oranları, refah payı, ikramiye, taban aylığa zam ve hizmet kollarının talepleri geri planda kalmaktadır.

Toplu sözleşme kanunu gereğince masaya oturacak sendika ve konfederasyonlar bir hafta öncesinden taleplerini ilgili kurumlara verirken Kamu İşveren Heyetinin bu süreyi boşa geçirerek ilk teklifini 16 Ağustos’ta vermesi kabul edilemez. Bu takvimi onaylayanlar şimdi de ‘süremiz az, uzatalım’ demektedirler.

En az yüzdelik zam kadar, hizmet kollarının talepleri de önemlidir. Bu nedenle oldu bittiye getirip yüzdelik yarım puanlık artışlarla anlaşma sağlanmamalı; hizmet kollarının talepleri de dikkate alınmalıdır. Görüşmek üzeree.