DÜĞÜNLER BAŞLADI

Her yıl bu günlerde sünnet ve evlilik törenleri yapılır. Yapılsın. Allah hayırlı etsin. Diyeceğimiz yok. Peki, bu konvoylar ne demek oluyor? Trafiği alt üst etmeler, kulakları yırtarcasına korna çalmalar. Amacınız nedir? Korna çalmak, gürültü kirliliği yapmakla elinize ne geçiyor? Yahu, millete ne sizin düğününüzden, derneğinizden? Konvoy mu yaptınız? Adam gibi gidin. Korna çalmanın âlemi yok. Milletin umurunda mı düğününüz? Aslında Emniyet Müdürlüğü konvoyları ve korna çalmayı yasaklamıştı. Amma ve lakin hangi biriyle uğraşacaksınız? Eğitim şart filan diyoruz ama eğitimle de bitmiyor. Çevreye saygılı olmak lazım. Dağ başında yaşamıyorsunuz. Etrafınızdakilerin özgürlük alanlarına müdahale etme hakkınız yok. Gidin dağın başına, korna çalın, türkü söyleyin… Hiç kimsenin umurunda olmaz. Şehir içinde yapmayın. Hastası var. Yaşlısı var. Uyuyan bebeği var.

KALDIRIMLAR

Şu kaldırımların dili olsa da konuşsa. Ne iş için yapıldıklarını, kime hizmet etmek üzere dizayn edildiklerini anlatsalar. Roman olur vallahi. Ne yazık ki Çanakkale’de kaldırımlar işlevini yapamıyor. Zira başka amaçlarla kullanılıyor. Araç park etmek. Berber ise havlu vs. asmak. Satıcı isen sattıklarını teşhir etmek. Lokanta isen, koca tabela asıp kaldırımı kapamak. Otomobil park etmek. Masa,sandalye atıp keyif yapmak.Tek yapılmayan iş yayaların yürümesi.Daha doğrusu yürüyememesi. Yayalar kaldırımlardan yürüyemiyor. Kaldırımlar, motosikletlerin park yeri olmuş vaziyette. Bisiklet kullananlar da yoldan gitmek yerine, kaldırımları tercih ediyorlar. Buna çare bulunur mu? Zor. Değirmenlik Sokak’ta belediyemiz, insanların oturması için Banklar koymuş. Ne güzel. Gelin görün ki o caddede bulunan esnaflar, yerlerinden söküp, kendilerine doğru döndürüp, sigara içme yeri, mola verme yeri olarak kullanmaya başlamışlar. Caddeden yürüyen vatandaşın soluklanacağı bir boş bank bulmak, mümkün değil. Resmen gasp edilmiş. Hangi birisini anlatalım ki?

GÜLMECE

Hazır konu düğünden açılmışken devam edelim. Kanuni Sultan Süleyman, büyük ve muhteşem bir sünnet düğünü yapmıştı. Bu düğün uzun müddet dillere destan oldu. Bundan evvel de veziri İbrahim Paşa, evlenmesi münasebetiyle büyük bir düğün yapmış ve Kanuni’yi davet etmişti… Bir gün Sultan Süleyman, Paşa’ya “Paşa! Senin düğünün mü, benim düğünüm mü daha muhteşem oldu?”diye sordu. Paşa “Benim düğünüm” diye cevap verdi. Sultan Süleyman üzülerek ve hiddetlenerek sordu:-Neden? -Zira efendim, benim düğünüme dünyanın en büyük padişahı geldi. Sizin düğününüze ise böyle bir kimse gelmedi…

Sağlıcakla kalınız.