Tatil II – SBGH A.Ş.

Tunç    : Oooo cennet resmen cennet.
Talaş   : Haha. Yavru köpek gibi seviniyorsun yine.
Tunç    : Değil mi ama ya.
Talaş   : Evet evet çok güzel.

Odamıza yerleştikten sonra hemen plaja gittik.

Tunç    : Güneşi kaçırdık biraz sanki.
Talaş   : Evet öyle oldu biraz. Olsun yarın güneşleniriz artık.

Şezlonglarımıza uzanıp biralarımızı söyledik.

Talaş   : Akşam yemeğine katılacak mıyız?
Tunç    : Hangi yemeğe?
Talaş   : Buranın sahibi kadınla konuştum akşam yemekte bize eşlik edin dediler. Olur dedim ben de.
Tunç    : Hay yaa. Gezerdik ya. Olur mu dedin gerçekten.
Talaş   : Evet.
Tunç    : O duydu mu peki?
Talaş   : Herhalde yani.
Tunç    : İyi madem. Gitmek olmaz şimdi.
Talaş   : Yaaa ayıp olur. Gidelim.
Tunç    : İyi iyi gideriz.

***

Tunç    : Ooo yemeklere bak.
Talaş   : Bu sofra benim için fazla doğulu.
Tunç    : Mızmızlık etme. Senin yüzünden burdayız.
Talaş   : Ya ama ne yapabilirim yağlı geliyo bana böyle yemekler. Alışık değilim ben.
Tunç    : Ayyy! Alamancımız konuştu.
Talaş   : Alamancı deme bana!
Tunç    : Alamancısın.
Talaş   : Değilim. Yani öyleysem bile diğer Alamancılar gibi değilim.
Tunç    : Tamam sus geliyolar.

Hasan bey ve eşi Dilan hanım birkaç tabakla masaya geldiler. Başta biraz sessiz geçen sohbet. İlk dublelerin bitmesiyle yerini neşeye bıraktı.

Hasan : Eee Tunç evladım çocuk falan düşünüyor musunuz?
Tunç    : Nasıl anlamadım?
Dilan    : Yani şey diyor işte. Çocuk düşünüyor musunuz?

Yavaşça Talaş’ın kulağına eğildim.

Tunç    : “Pedofili fanteziniz var mı?” gibisinden bir soru mu bu?
Talaş   : Saçmalama ya. Allah allah.

Talaş beni eliyle itip konuşmaya girdi.

Talaş   : Bugüne kadar öyle bir şey düşünmedik. Zaten biz evli de değiliz.

Hasan bey ve Dilan hanım’ın yüzlerinin düştüğünü gördüm. “Ahh” dedim kendi kendime “bu işe bi son vermek lazım”

Tunç    : Yeni henüz değiliz. Aslında bu tatilin benim için bir önemi de o. Madem konu açıldı söyleyeyim.

Talaş’a döndüm.

Tunç    : Bu tatilde sana evlenme teklif etmeyi düşünüyordum.