Genç kampçılar yollarını ayırdı

Balaban tepesinde yapılmak istenen maden çalışması için başlatılan direnişin en genç ve güçlü grubu PİKAMP, nöbetin 22. gününde yaptıkları açıklamayla yollarını ayırdı.

Kirazlı Balaban mevkisinde 23 gündür devam eden nöbetten dün itibariyle kopmalar yaşandı. Nöbetin en genç ve en güçlü grubu PİKAMP, akşam Su ve Vicdan Nöbeti Komitesi’nin de katıldığı forumda yaptıkları açıklamayla alandan ayrıldı.

Konser nedeniyle çadırların kaldırılmak istendiği alandan ilk ayrılan genç kampçıların grubu oldu. Komiteye gösterdikleri tepki ile yollarını ayıran PİKAMP ekibi, eylemlerine bağımsız devam etme kararı aldı.

İLK NÖBETİ ONLAR TUTMUŞTU

PİKAMP tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“19 Temmuz 2019’da basın açıklamasıyla başlanıp madenin durdurulması adına 3 gün süre verildikten 1 hafta sonra harekete geçilip başlatılan Su ve Vicdan Nöbeti’nin 22. günündeyiz. Herkesten önce bu nöbeti 19 Temmuz akşamı Atikhisar Barajı’nda 4 çadırla başlattığımızı ilk kez burada açıklıyoruz. Bugün nasıl bu nöbet 4 çadırla başladıysa o gün de tam öyleydi. Maden alanına daha yakın olması, gerekse amacın sadece doğa katliamına tek vücut durulması gerekçesiyle farkındalık kampındaki dostlarımızla 26 Temmuz’daki Su ve Vicdan Nöbetine dahil olduk. Çanakkale’nin tamamen bağımsız ve siyasetten uzak doğa severleriyle oluşturduğumuz ve Türkiye’nin her yerinden destek alan Pikamp grubu olarak ilk günden beri bu nöbete destek verdik ve bundan sonraki bağımsız tüm nöbetler destek vermeye devam edeceğimizin altını çiziyoruz. Ev sahibi olarak vicdanımızla herkese, her kesime ulaşmaya çalıştık ve buradaki katliamı tüm dünyaya duyurmak için sosyal medya gücümüzü ispatladığımızı düşünüyoruz. Pikamp grubunun yapısı gereği ön plana çıkmamak adına siyasi ve bazı çevre örgüt ya da STK’ların temsilcilerinden oluşan Komite’nin nöbet kurallarına uygun bir şekilde bugüne kadar çalışmalarımızı yürüttük. Bu süreçte SİVİL DİRENİŞ adı altında herkesi parti, renk, din, dil ve ırk ayırtmaksızın kucakladık. Ukrayna’dan Almanya’ya, Diyarbakır’dan Edirne’ye, Çarşı Grubu’ndan motosikletçilere, bisiklet gruplarından akademisyenlere yani kısaca kendini HALK olarak tanımlayan herkesle bilgilerimizi, suyumuzu ve havamızı paylaştık. Nöbetteki 3.günümüzde ilk astığımız afiş ‘BİZ HALKIZ, SİZ?’ pankartıydı. Bu inançla çıktığımız nöbetin ikinci afişi ise ‘SİVİL DİRENİŞ’ oldu. Ve çığ gibi büyüdük.”

KOMİTEYE ŞEFFAF OLMAMA ELEŞTİRİSİ

“Bugün görüyoruz ki halkın isteğine kulak asmayan, ihtiyaçları karşılayamayan, omuz omuza mücadele ederken halka şeffaf olamayan bir komite ile karşı karşıyayız. OLASI yangın ihtimaline karşı alınan çadırların kontrol altına alınma kararını sonuna kadar desteklemekle beraber, yolda olan halkımıza alternatif konaklama yeri gösterilmemesi bizleri üzmüş ve bu direnişin artık planlayanlarca sonuca ulaştığını göstermiştir. Türkiye’nin her yerinden vicdanıyla yola çıkan vatandaşlarımızın su nasıl bir hak ise alanı gördükten sonra 1 gece dinlenip yola çıkmaları da o kadar HAK’tır. Yangın ihtimaline karşı daha fazla çadır kurdurulmaması nasıl ‘önce insan’ felsefesini destekliyorsa, biz de uzun yoldan vasıtalarla gelecek dostlarımız için ‘önce insan’ dememize rağmen yanıt alamadığımızı kamuoyuna duyurmak isteriz.”

“TEK AMACIMIZ MADEN YASASININ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMESİ”

Öte yandan halkı siyasi eylem ve söylemlerle bölmeye çalışan, buradaki emekleri sömürüp ikinci gezi olaylarını başlatmak isteyen hiçbir kurum, kuruluş ve STK’yı tanımadığımızı bildirir, amacımızın maden yasasının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekmek olduğu, ağaç katliamının bir an önce durdurulması gerektiği ve Kirazlı’daki bilinmezliklerin bir an önce ortaya çıkarılması olduğunu tüm samimiyetimizle bildirmek isteriz. Topraklarımızın, havamızın ve suyumuzun HALK olarak sürekli koruyucusu olacağımızın sözünü veriyoruz.

Bazı siyasi temsilcilerin tehditkar açıklamaları, bazı yandaş medyanın buradaki halk için terörist yada ajan söylemleri vız gelir tırıs geçer. Bu kirli düşüncelerinizi milyonların desteğini almış insanlara doğrultanlara tek bir atasözümüzle cevap veriyoruz; ‘KİŞİ KENDİNDEN BİLİR İŞİ'”

AÇIKLAMAYA SANAT GÜNEŞİ İLE SON VERDİLER

“Bundan sonra da herhangi bir siyasi kurum, kuruluşa bağlı olmayan, olsa bile bizi buna sonuna kadar inandıracak, bizlerin de haklı bulduğu her yasal eylemin sonuna kadar ARKASINDAYIZ.” diyerek sözlerini sürdüren Pikamp üyeleri, sözlerine tüm direnişçileri selamladıktan sonra sanat güneşi Zeki Müren’in sevilen şarkısı “Elbet bir gün buluşacağız, Bu böyle yarım kalmayacak.” ile son verdi.

Haber Merkezi