“Çadırlarımızı kesip ürünlerimizi çalıyorlar!”

Zor günlerden geçen ülke ekonomisi ile alım gücü giderek düşerken yerli esnafın belini büken sebepler ise günden güne çoğalıyor. Öyle ki özellikle pazarcı esnafın yeni kabusu Çanakkale’ye akın akın gelen yabancı uyruklu şahıslar oldu… Kapalı pazar yerinin çıkışında karpuz kavun satışı yapan pazarcı esnaf, geceleri brandalarını keserek ürünlerini çalan yabancı uyruklu şahıslardan yaka silker hale geldi. Sıkıntılarını GÜNDEM’e anlatan çok sayıda pazarcı, “Yüzlerce Afgan ve Suriye uyruklu kişi her gün çay boyunda toplanıyor. Gündüzleri gelip bizden para, karpuz, kavun vs istiyorlar. Vermeyince de akşam çadırlarımızı keserek ürünlerimizi çalıyorlar. Artık canımıza yetti. Şikayet ettik ama kimsenin umurunda olmadı. Yetkililer buna bir çare bulsun!” sözleriyle, sitemlerini dile getirerek yetkili mercilere seslendi.

Ekonomik dar boğazın pençesinde can çekişen yerli esnafın başı, son dönemde ülkeye istila eden Suriyeli/Afgan hırsızlarla dertte… Tüm Türkiye’de olduğu gibi sayıları Çanakkale’de de sürekli artış gösteren Suriye, Afganistan uyruklu şahıslar, Çanakkale’nin pazarcı esnafına da son dönemde adeta kök söktürür hale geldi. Her gece çadırları kesilen, ürünleri çalınan esnaf, seslerini kimseye duyuramamaktan ve yerlisi yetmezmiş gibi şimdi de yabancı ‘terör’üyle cebelleşmekten duydukları rahatsızlığı GÜNDEM’e anlattı:

“Bunlar Suriyeli ve Afganların işi!”

Hulusi Demiroğlu: “Her gece geliyorlar, gündüzleri tehdit ve baskı geceleri hırsı zlık… Bıktık artık. Bıçakla pencere açıyorlar resmen çadırlara, sonra da ne var ne yok çalıyorlar. Tam karşıda kameralar var ama hiç korkuları da yok. Kaç oldu bu, Suriyelilerin Afganların işi bunlar. Buna bir çözüm bulunmalı artık. Daha yeni yaptırmıştık buraları, yine kestiler, yine kestiler. Normal insan değil bunlar. Polise de şikayet ettik ama hala değişen bir şey yok.”

“Gündüzleri tehdit ediyorlar, geceleri ürün çalıyorlar”

Sadettin Avcı: “En son bayramın ikinci günü olmuş buralar, karpuz kavun çalmak için yapmışlar. Kim yaptı bunu? Suriyeliler yaptı. Karpuz kavun alsa sadece yine hiç önemli değil ama ürünlerimize zarar veriyorlar, çadırlarımızı kesiyorlar. Bunlar en az 2 bin kişi var burada. Gündüzleri gelip tehditle karpuz kavun istiyorlar, geceleri de çay boyunda toplanıp arkadan çadırı keserek ürünlerimizi çalıyorlar. Yazık yani. Bunlara yetkililer bir çözüm bulsun.”

Musa Kahya: “Bunları buraya getiriyorlarsa yer göstersinler madem ki biz de rahatlayalım. Böyle olur mu? Herkesin işini baltalıyorlar. Hiçbir şeyden korkuları yok. Çok kalabalıklar. Gündüz vermediğin ürünü gece çalıyorlar. Bu iş böyle giderse iyi şeyler yaşanmayacak burada.”

“Polis, ‘bin kişinin içinde nasıl bulacağız?’ diyor!”

Ahmet Çancı: En son sabah geldiğimizde çadır boydan boya yırtıktı. Diktik hepsini tekrar. Polise de şikayetimizi yaptık. Kameralara yakalanmamak için akadan giriyorlar geceleri. Daha geçen 11 tane karpuz çalındı, 8 tane kavun çalındı. Akümüzü çaldılar, ışıklarımız vardı onu çalmışlar, tüpü çaldılar gittik yeni tüp aldık. Bıktık artık. Daha önce üstüne düşmemiştik ama defa şikayetimizi yaptık. Polisler de diyor ki ‘bin kişinin içinde nerede bulacağız çalanları?’ Ama bu iş böyle gitmez. Onlar kesiyor çadırları biz dikiyoruz. Çok fazla zarara uğradık…”

Esra Çanlı