YUVASINI ARAYAN İNSANLAR

Sevgili Hocam, güzel insan Tamer DÖVÜCÜ der ki;

“İnsan biyolojik, psikolojik ve toplumsal bir varlıktır.

Biyolojik yuvamız doğadır…

Psikolojik yuvamız yüreğimizdir…

Toplumsal yuvamızsa bizi seven yüreklerdir…

Ve insan hep yuvasını arar….”

İnsana belki de büyük resim olarak baktığımızda tanımlayan en güzel bir ifadedir.

İnsanın bu üç özelliği ve arayışı insan olma yolculuğunu anlatır.

Psikolojik olarak yaşadıklarımız bizi eninde sonunda yüreğimizdeki yarım kalanlara, kırılmışlıklara, güzelliklere, yeteneklerimize, kaynaklarımıza götürür.  Yüreğimize olan yolculuk ömür boyu sürer.

Toplumsal  olarak da öyle ilişkilere gireriz ki, öyle insanlar tanırız ki … İyi dostluklar bazen o kadar da iyi değilmiş anlarız. Çıkar ve menfaat odaklı grupların içinde buluruz bazen kendimizi. Sonunda anlarız ki bu toplumda bizi seven yürekler yetermiş aslında.

Biyolojik olarak da yuvamız doğadır. İnsan biyolojik olarak da hep doğayı arar. Ayağı toprağa basmak ister. Bir ağacın gölgesinde uzanmak ister. Suyunda serinlemek ister. Dönüp dolaşıp geleceğimiz yer doğadır.

İşte Kazdağlarında insanlar biyolojik yuvalarının yok olmasını engellemek için mücadele veriyorlar. 5 Ağustos da Kirazlıya insanlar sel oldu aktı. Doğa sadece bitkilerin değil , sadece hayvanların değil insanlarında yuvasıdır. Yuvasını arayan insanları yuvalarını yıktırmayacaklar.

Çünkü insan yüreğiyle, onu seven yüreklerle ve onu saran doğayla insandır.

Selam olsun yürekli , yuvasını arayan insanlara…..

Selam olsun Kazdağlarına…..