İşgüzar Lafazan!

İşgüzar, becerikli anlamına da geliyor ama genellikle olumsuz anlamda kullanılıyor. Sözlükteki ikinci anlamı: “Yeri ve hiç gereği yokken, kendini göstermek, birine yaranmak için işe karışan (kimse).” Kimilerinin işgüzarken bir de geveze (lafazan) olmaları zorlayıcı oluyor.

Belirgin bir şahsiyetten bahsetmeyeceğim. Bunlardan çok var. Ortak özelliklerini alıyoruz “tip” oluyor. Siyaset arenasında bolca bulunuyorlar. Bazıları da Aziz Nesin’in bize armağan ettiği “Zübük” kavramına yeni yorumlar getiriyor.

Mesela… Suvarlı’da Mart 2019 yerel seçimlerinde, İyi Parti adayı seçimi kazanıyor. AKP itiraz ediyor, başkanın mazbatası geri alınıyor. Geçtiğimiz günlerde yenilenen seçimi AKP kazanıyor. Buraya kadar bir sorun yok. Ancak seçimi kazanan kişi, mazbatası geri alınan başkanın eşi! Haberi bir kaç kez okuyorsunuz ‘nasıl yani?’ Diye… Başkanlığı düşen kişinin karısı, kocasını düşüren partiden aday oluyor. Kurnaz kadınmış. (Haldun Taner’in oyununun adını çağrıştırdı. Söylemem siz bulun.)

Yeni seçilen başkanın ilk sözleri: “Beyimin sırtı yere gelmedi. Haksızlığa uğradık tekrar hakkımızı aldık, sevinçliyiz.” Haksızlık yaptığına inandığı partiden (AKP) seçiliyor ama çok şükür! Yanlarında AKP milletvekilleri, partililer herkes gururlu ve mutlu.

İlimizde durum farklı mı? Kirazlı’da 195.000 ağaç kesiliyor ama bir milletvekili, alay eder gibi iki sene önce kesildi neredeydiniz diyor. 13 Bin ağaç kesilmişmiş… 14 Bin dikilmişmiş. Bir arazinin orman vasfına ulaşması için kaç yıl geçtiğini biliyor mu acaba? Biliyordur elbette.

Bir diğeri, kesilen ağaçlardan kitap, masa falan yapıldığını söylüyor. Matahmış gibi ilimizde 1.800 noktada ağaç kesildiğinden dem vuruyor. Avukatı değilim ama deyip, maden şirketinin avukatı gibi konuşuyor. Mesela daha önce de siyanür kullanılmayacak demişti.

Konuşuyorlar ama sadece kendileri duyuyor ve inanıyor olmalı. Önümüzdeki seçimlerde halkın karşısına nasıl çıkacaklar? Kaldı ki, Kirazlı’da daha kuyular açılmadı, siyanür salınmadı. Tepeler yok edilmedi.

Bir başka işgüzarlık örneği de futboldan. Bir futbol takımının yıldızı Fransa’da bir takıma transfer oldu. Türk parasıyla şu an için 102 Milyon gibi bir rakam kazandı kulübü. Sonraki transferinden alacağı payla 140 Milyona varabilir kazancı. Başkan çıkıyor diyor ki, ben bu futbolcuyu satmazdım ama kalsaydı, sorun çıkaracaktı.

Niye sattın? diyen yok. Futbolcuyu niye taraftarının kucağına atıyorsun? Futbolcu yeni bir sayfa açmak istiyor kariyerinde. Yetiştirici bir kulübe gidiyor. Herkesin memnun olacağı bir rakam var ortada. Ama hayır, ne olur ne olmaz başkan kendini kurtarma çabasında. Ben satmazdım ama bak futbolcu bizden koptu hesabı…

Yerimiz bitiyor fakat işgüzar lafazanlar bitmiyor. Biter mi hiç?