Paranoya değil tecrübe

Konu ister Kirazlı-Balaban’daki altın arama çalışması, ister İntepe’deki rüzgâr santrali isterse pek gündeme gelmeyen diğer enerji üretim tesisleri olsun; bu konuda hiç kimse karşı çıkanların paranoyak oldukları üzerinden yürümesin.

Size vatandaşın neden söz konusu şey maden arama ya da enerji üretimi olduğunda gerim gerim gerildiğini aslında çok da yakın tarihten birkaç örnekle hatırlatayım.

Niye kimselere güvenmediğimizi, güvenemeyeceğimizi daha net ortaya koyalım.

17 AĞUSTOS

Tarih 17 Ağustos 1999. Saat: 03.00. Kocaeli/Gölcük merkezli 7,5 büyüklüğündeki bir deprem yıktı geçti hepimizi.

Binlerce bina, binlerce insanımız yok oldu. Bu binaların neredeyse tamamına yakını onay almış, içinde oturulmasında sakıncası olmadığı resmi yollardan beyan edilmiş binalardı. Kâğıt üzerinde her şeyin mükemmel olduğu deniz kumundan mezarlarda oturduklarını bilmeden ölüme gitti binlerce insan.

SOMA

Tarihler 13 Mayıs 2014’ü gösterdiğinde Manisa’nın Soma ilçesindeki bir madende yangın çıktı. Tam 301 insan evladı hayatını kaybetti.

Soma faciası, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçti. Soma Holding şirketlerinden Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında, patlamaya elektrikli ekipmanların sebep olduğundan şüphelenildi. Yangın, vardiya değişimi sırasında meydana geldi ve 787 işçi patlama sırasında yer altında kaldı. 17 Mayıs 2014’te, toplamda 301 kişinin hayatını kaybettiği ve içeride kimse kalmaması sebebiyle kurtarma çalışmalarının sona erdiği açıklandı.

Bu tarihten 20 gün kadar kısa bir süre önce Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarının araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yönünde verilen soru önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde reddedilmişti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre facianın yaşandığı şirketin işletmesi 2012 yılında 2 kez, 2013 yılında 2 kez, 2014 yılında ise 13, 14, 17 ve 18 Mart’ta iş sağlığı ve iş güvenliği yönünden teftiş edilmiş, mevzuata aykırı bir durum olmadığı belirlenmişti.

Yani siz istediğiniz kadar dikkat ediyoruz, denetleniyoruz falan deyin… Bu ülkede yapanın yanına kâr kaldıkça, bastır parayı al çevre ödülünü ortamının sürdüğü bu ülkede, tuzun koktuğunu canlarını önlenebilir vakalarda kaybederek öğrenen bu halktan size güvenmelerini beklemeyin.