Siz hiç farklı olmadınız mı?

Özür dilemek, yapılan hatanın farkına varılması ve durumdan duyulan rahatsızlığı dile getirmenin en pratik yolu.

Eğer sürekli aynı hatayı yapıp, sürekli özür dilemek gibi bir alışkanlığınız da yoksa bence insanların medeniyet seviyesinin en önemli göstergelerinden biri.

Yafta yapıştırmaya pek meraklı olduğumdan özür dilemeyen yetişkinlere hemencecik “vasat” damgası vurup, rafa kaldırmayı severim.

Bana göre vasat insan, hatalarından ders almadığı gibi, düşük kalibresiyle insanların canını sıkmaya devam eden ve edecek olan kişidir.

Ne yazık ki bazen ne aileler ne de eğitim kurumlarının ulaşamadığı zihinler oluyor.

Eh, o kadarcık da olsun diyemiyorum. Çünkü niye bu insanlara maruz kalmak zorunda olayım ki?

Ha elbette kimseciklerin eğitemediğini ben nasıl eğiteyim diyorum kendime ama bu duyduğum rahatsızlığı dile getirmekten çekinmek zorunda olduğum anlamına gelmiyor.

Sen palas pandıras hayatıma huzursuzluk katmakta beis görmezsen, ben ne diye sana bunun hesabını sormayayım?

Hem her şeyi içine atmak da iyi değil diyor doktorlar. İnsanı hasta ediyormuş.

Ne diye kendi seçimlerim dışındakilerin beni hasta etmesine izin vereyim?

Ne diye hayatımın başrolüne görgüsüzün birinin paşa gönlü otursun değil mi?

Demek ki aileler olarak hepimize öncelikle çocuklarımıza vermemiz gereken temel terbiye üzerine daha çok eğilmek görevi düşüyor.

Burada da her ne yaparlarsa yapsınlar bir türlü terbiye veremedikleri evlatlarıyla boğuşan aileleri tenzih etmek istiyorum. Çünkü hakikaten bazı insanlar eğitilemez. Hangi okulu bitirirlerse bitirsinler, hangi sözde “başarı”yı elde ederlerse etsinler, her zaman imalat hatası olarak kalmaya devam ederler.

Ne güzel aileler tanıyorum, evlatları tarafından hüsrana uğratılmış.

O nedenle, o aileleri de incitmiş olmak istemem.

Zaten bir insan en azından 18 yaşından itibaren toplumla yaşamayı seçiyorsa hele, nerede nasıl davranması gerektiğini üç-aşağı beş yukarı çevresini gözlemleyerek de bulabilir.

Yani suçu tamamen eğitimi üstlenen kişilere yüklemek de doğru değil.

Zaten yukarıda bahsettiğim profile sahip insanların pek çoğu, içlerindeki vasatı kamufle etmek için aslında “iyi bir insanmış” gibi davranmalarıyla ünlüdür.

Yazıya “özür dilemek erdemdir” falan diye son vermeyeceğim tabii, çünkü temel beşeri münasebetler bilgisine sahip olmak erdem falan değil, toplum içinde yaşamak isteyen herkesin halihazırda bilmesi ve uygulaması gereken bir olgudur.