“Çanakkale’ye ihanet ediyorlar!”

Kaz dağlarında süren metalik madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevre tahribatı, Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatlarını ayağa kaldırdı. CHP İl Binası’nda geçtiğimiz gün düzenlenen basın açıklamasında da konuyla ilgili çok sert ifadelere yer verildi. Toplantıya, CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, Başkan Vekili Egemen Ergun, Milletvekilleri Muharrem Erkek ve Özgür Ceylan, Millet İttifakı’ndan İYİ Parti İl Başkanı Selahattin Yıldızlar ve Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Saçıkara, Çanakkale İl Genel Meclisi Başkanı Sadık Göğüsgeren ve Tunceli İl Genel Meclisi Başkanı Hüseyin Arslan katıldı. Toplantıda konuşan Muharrem Erkek “Bu iktidar maalesef ağacı, doğayı sevemedi. Bu iktidar betonu, rantı sevdi, altın madenciliğini sevdi. Çanakkale’ye, geleceğimize ihanet ediliyor!” diye konuştu. 

CHP Çanakkale İl Teşkilatı, CHP İl Binası’nda gerçekleştirilen basın toplantısıyla Kaz dağlarında devam eden maden çalışmalarının çevrede yol açtığı tahribatın bir anca sonlandırmasını istedi. Basın açıklamasını, İl Başkanı İsmet Güneşhan yaptı. Güneşhan, açıklamada şu sözlere yer verdi:

“Yaşam alanlarımıza saldırı başlamıştır”

“Kaz dağları ve Biga Yarımadasının neredeyse tamamı madencilik şirketleri tarafından ruhsatlandırılmış durumdadır. Bunlardan biri Çanakkale’mizin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan ve tarımsal sulamada kullanılan Atikhisar barajı Havzası’nda sürdürülen metalik madencilik faaliyetleri, ‘Çanakkale İli Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesidir.’ Söz konusu projenin ÇED olumlu kararının iptaline ilişkin Çanakkale Belediyesi ile Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği tarafından açılan dava Danıştay’dadır ve mahkeme süreci devam etmektedir.  Dava süreci devam ederken Çanakkale Valiliği tarafından şirkete gayri resmi müessese izni verilmiş ve şirket tarafından hukuksuz bir biçimde yaşam alanlarımıza saldırı başlatılmıştır.”

“Susanlar, dilsiz şeytandır!”

“Çanakkale’mizin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Akhisar barajı ile Bayramiç ve Çan havzalarında etkileyecek ‘Çanakkale İli Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesinde’ Toplam 26 milyon ton cevher işlenecektir. Bunun için 5200 ton patlayıcı ve yaklaşık 26.000 ton siyanür kullanılacaktır. Bunun sonucunda 40.000 ton zehirli ağır metal, Arsenik, Cıva, Bizmut, Selenyum, Kurşun açığa çıkacak yer altı ve yer üstü sularına karışacaktır. Su kaynaklarımız ve topraklarımız kirlenecektir. İşte bunun sonucunda az önce saydığımız tarımsal ürünler bir daha bu topraklarda üretilmeyecektir. Haziran ayı sonunda yapılan tespitlere göre 200 hektarın üzerinde yaklaşık 195.000 ağaç kesilmiş ve ulaşım yolları açılmıştır. ÇED raporunda ise kesilecek ağaç sayısı 45.650 olarak belirtilmiştir. ÇED raporu gerçeğe aykırıdır ve rapora aykırı işlem yapılmaktadır. Çalışmalar derhal durdurulmalı ve cinayete ortak olunmamalıdır. Tüm bu olan bitenlere karşı sessiz kalanlar, duyarsız olanlar, tepki göstermeyenler ‘dilsiz şeytan’dır. Biz Çanakkaleliler olarak asla ‘Dilsiz Şeytan’ olmayacağız. Bu katliamlar sona erinceye kadar sesimizi en yüksek düzeyde çıkartacağız.”

“Geleceğimize ihanet ediliyor”

Muharrem Erkek ise konuşmasında oldukça sert sözlere yer verdi. Erkek, doğaya ihanet edildiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bu tabloyu görünce, vicdanı olan insanın kahrolmaması mümkün değildir. Binlerce yıllık tarihe de ihanet ediliyor aslında. Bu iktidar maalesef bir türlü ağacı, doğayı sevemedi. Bu iktidar betonu, rantı sevdi, altın madenciliğini sevdi. Çanakkale’ye, geleceğimize ihanet ediliyor. Bizim mücadelemiz çocuklarımıza, geleceğe temiz bir çevre bırakmak. Her insanın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Dengelerin nasıl bozulduğunu görüyorsunuz. Çanakkale Valiliği, Çanakkale AK Parti Milletvekilleri, yönetenler, iktidar sahipleri niçin susuyor, buna müsaade ediyorlar? Onlar isterlerse olmaz, güçleri var.”

“Atıyorlar imzayı, geçiyorlar…”

“Ankara’da oturan beyefendiler Çanakkale’yi, Kaz Dağları’nı nereden bilecekler? Atıyorlar imzayı. Yerel meclisler yetkili olmalı, Belediye meclisleri, İl Genel Meclisleri, Belediye Başkanları, Çanakkale halkı karar vermeli. Bizler de bu konuyla ilgili araştırma önergeleri veriyoruz fakat reddediliyor. Çoğunlukçu bir anlayışla yönetildiği için Türkiye reddediyorlar. Doğal yaşam alanlarından biri olan endemik bitkileriyle, binlerce yıllık insanlığa hizmet edebilecek eko turizmiyle binlerce yıllık coğrafyayı büyük bir riske atıyoruz.  Buna müsaade edenleri lanetliyorum, kınıyorum.”

Esra Çanlı – Filiz Erol