Yaşanabilir kente ‘sinek’ engeli!

FORBES’in araştırmasına göre Türkiye’nin ‘En yaşanabilir kenti’ seçilen Çanakkale, son günlerde insanlar için değil, daha çok sinekler için yaşanabilir hale geldi. Öyle ki, şehrin her yerinden karasinek, sivrisinek ve türlü çeşit haşere fışkırıyor. Kordon boyunu esir alan hamam böcekleri bir tarafa, özellikle cezaevinin karşısında bulunan kanal, sinek yuvasına dönüştü. Kanalın hemen yanında market işletmeciliği yapan Meriç Şenol da durumu defalarca Belediye’ye bildirmelerine rağmen sonuç alamadıklarını ifade ediyor. Soruna dair şu ana dek ‘bütçe çerçevesinde’ tek yapılan ise akşamları kanala uygulanan ilaçlama…

Hastalığı değil, semptomlarını tedavi eden bu anlayışın ‘Barış’ın Kenti’ sloganıyla markalaşan şehre etkisine gelince ortaya adeta bir kara mizah örneği çıkıyor: ‘Sineklerle Barış’ın Kenti’ ve ‘sinekler için yaşanabilir kent Çanakkale!’

Çanakkale Belediyesi’nin sloganı haline gelen ‘Yaşanabilir kent Çanakkale’ son günlerde ‘sinek’ engeline takılıyor. Öyle ki şehrin merkez dahil, pek çok noktasına böcek istilası var. Kordon boyunu esir alan hamamböcekleri, kafeterya ve restoran işletmelerinin kabusu karasinekler ve cezaevinin karşısındaki Hisar Evleri’nin bulunduğu kanalı mesken tutan sinekler! Öyle ki, özellikle bu noktadaki haşere istilası son günlerde tam anlamıyla çığırdan çıktı. Kanal, sinek ve böcek yuvası haline gelirken, buna bağlı olarak gelişebilecek hastalık riski de üst düzeye ulaşmış oluyor.

Söz konusu sorun hakkında GÜNDEM’e konuşan kanalın hemen yanındaki ‘Hisar Market’in işletmecisi Meriç Şenol da duruma isyan eden vatandaşlardan biri. Eşi Esra Şenol’la birlikte 9 aydır bölegede market işletmeciliği yapan Şenol, şikayetlerini defalarca hem Devlet Su İşleri’ne(DSİ) hem de Çanakkale Belediyesi’ne ilettiklerini belirterek şöyle konuşuyor:

“Belediye’ye defalarca ilettik”

“Burada ‘çok’ sinek var, demek yetersiz bir tabir. Bu, ‘çok sinek’ten fazlası… Nasıl anlatılır, artık inanın bilmiyoruz. Geceleri balkona dahi çıkamaz hale geldik. Etraftaki tüm vatandaşlar bu durumdan şikayetçi. Defalarca DSİ’ye ve Belediye’ye bildirdik durumu. Onlar da farkında tabii ki… Fakat bizi geçiştiriyorlar. Geceleri ekip geliyor ve ilaçlama yapıp gidiyor. Oysa bu sorunun sadece ilaçlama ile çözülmeyeceği ortada…”

“Kasada mazot alacak para yok, diyorlar!”

Meriç Şenol, kanalın bütünüyle temizlik çalışmasından geçmesini fakat kurumlardan “buna ‘bütçe’ ayıramayız” şeklinde yanıt aldıklarını da sözlerine ekleyerek şu ifadelere yer veriyor: “İlaçlama ile bitecek sorun değil bu. Bütünüyle bir temizlik çalışması yapılması lazım. Biz yetkilere bunu söyleyince ise ‘Kasada mazot alacak para dahi yok!’ diyorlar ve herkes topu birbirine atıyor. Kriz var, ekonomik olarak tüm ülke, tüm kurumlar zorda. Bunu anlıyoruz. Ama biz Belediye olarak sizi seçmişiz, bizim muhatabımız sizsiniz. O ona, o ana havale ederse biz vatandaş olarak kimin kapısını çalalım? Kaldı ki bu durum sağlık açısından da çok büyük tehdit… Burası resmen hastalık saçıyor. Umarız kısa zaman içinde bu duruma bir çare bulunur. Ve daha fazla mağdur olmayız.”

Yaşanabilir kentin kemeri yanlış yerden sıkılıyor!

Hem Şenol hem de o bölgede yaşayan diğer vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına bu konuda atılması gereken adımlar ortada, buna keza Belediye’nin pek çok alanda bütçe tasarrufuna gittiği de öyle… Fakat ‘Yaşanabilir kent’in sinek ve böcek istilasından kurtulması için, ‘sıkılan kemer’in bir nebze de olsa gevşetilmesi gerekiyor. Çünkü imajı ‘halk sağlığı’nın zedelenmesi ile sarsılan bir kentte ‘yaşanabilir’ olan tek şey, kronik hale gelen problemler yumağı olacak gibi…

Esra Çanlı