Yazın kâbusu: Çöpler

Yaz geldi ve hepimizin başının derdi olan çöpler de gündemimizdeki yerini alıverdi.

Birkaç sabahtır özellikle dikkatimi çekmeye başladılar çünkü karpuz iyiden iyiye her eve girmeye başladı.

Nasıl ve neden olduğunu bilmiyorum ama bizim insanımız bir türlü karpuz çöpünü konteynırlara atmayı beceremiyor.

Öyle torbaya falan koymak da yok. (Malum poşet parayla)

Doğruca bir kısmını yedikleri karpuzu çöp konteynırlarının önüne atmışlar.

Yahu, ilkokul çocukları bile biliyor karpuzun en çok sinek çeken meyve olduğunu, koca koca insanlar nasıl oluyor da böyle saçmalayabiliyor, aklım almıyor bir türlü.

Altı üstü ayağınla konteynırın açılmasını sağlayacak olan mekanizmayı çalıştıracaksın ve içine atacaksın.

Bu kadar basit bir şeyi bile nasıl oluyor da toplum sorunu haline getirebiliyoruz, pes diyorum.

Ha yaz mevsimi haricinde böyle hareketler yok mu, elbette var.

Ancak yaz geldiğinde sorun gerçekten korkunç boyuta ulaşıyor.

Şimdi buna belediye ne yapabilir?

Pankart mı astırsın çöp konteynırlarının yanına?

Ya da kent sakinlerinin her birine temizlik eğitimi falan mı verilsin acaba?

Yani hakikaten bu konuda bir şeyler yapılsa fena olmayacak.

Geçtiğimiz günlerde de yazmıştım, “Temizlik imandan gelir” lafını dilinden düşürmeyen halkımız nasıl oluyor da bu kadar pisliği kendine yakıştırabiliyor diye.

Lütfen biraz daha dikkat!