ÇAĞIN HASTALIĞI

Yolda kendi kendine konuşan insanlar görüyoruz. Sanki bize bir şeyler söylüyorlarmış gibi. Çoğu zaman yanılıyoruz. Meğer kulaklıkla konuşuyorlarmış! Hem yürüyüp hem de konuşuyorlar. Hep merak ederiz. Ne konuşurlar? Bir konuşma en fazla kaç dakika ya da saniye sürer. Bir saat telefon konuşması olur mu? Holding sahibi misiniz? Memleketi mi yönetiyorsunuz? Çoğunun kulakları kapalı. Ne trafik ne de başka tehlikeyi duymuyorlar. Net olarak söyleyebiliriz ki yıllar sonra bu çocuklarımız, duyma güçlüğü çekecekler. Yüksek sesli müzik dinlemek, kulak dengesini bozabilir. Evet. Çağın hastalığı, cep telefonlarının amansızca, başka amaçlarla kullanılmasıdır. Yani, cep telefonları, telefondan öte bir nesne haline gelmiştir. Geçen gün sanayi sitesine gittik. Üç âdemoğlu sandalyede oturmuşlar. Üçünün de ellerinde oyuncakları var. Yani telefonları. Hepsinin kafaları önde. Dünyadan bi -haberler. Seslendik. Kafalarını kaldırıp, şöyle bir baktılar ve karıştırmaya devam ettiler. Kısaca, dünya yansa, farkında olmayacaklar. Kulaklıkla konuşma moda haline gelmiş. Belki bizde böyle yapanlar, sınıf atladıklarını düşünüyorlardır. Bize göre tam tersi. Görmemişin oğlu olmuş, çekmiş, çükünü koparmış. Bu aymazlıkları, vurdumduymazlıkları görünce aklımıza Orhan Veli geliyor;

Ne atom bombası

Ne Londra Konferansı

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

KAHKAHA

Golf kulübünün soyunma odasında, bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmış. Temel açmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.

-Alo-Merhaba şekerim, kulüpte misin?

-Evet

-Ay ben burada süper bir deri ceket gördüm Bin dolarcık. Alabilir miyim?

-Oluuur… Mademki çok sevdin al tabii.

-Aslında buradan önce de, galeriye uğradım istediğim arabanın, 2019 modelleri gelmiş. Tam istediğim renkte bir tane buldum.

-Ne kadar?

-160 bin dolarcık…

-O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama…

-Yaşasınnnn! Bir şey daha var… Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 850 bin dolar istiyorlar.

-Tamam ama 800 bin dolardan fazla verme sakın.

-Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum.

-Ben de seni… Görüşürüz.

Temel telefonu kapatıp, şaşırmış bir şekilde onu seyreden topluluğa dönüp sormuş:

-Bu telefon kimin bilen var mı?

Sağlıcakla kalınız.