“Var olduğumu biliyorlar mı?”

“Var olduğunu bilme” bilgisinin farkındalığı, insanı diğer canlılardan ayıran eşsiz bir özellik. Sapiens bu farkındalığı sayesinde hayatta kalmayı başardı. Bugünün mega şehirleri, uzay istasyonları… her biri insanın var olma çabasıyla alakalı. Gelin görün ki; günümüz insanının var olma çabası; 300.000 yıl önce yaşayan homo sapiens’in var olma çabasından epey farklı.

Hayatta kalma çabamız -hala- geçerliliğini korusa da başkalaştı. Sapiens’in, hayatta kalma dürtüsü üzerine şekillendirdiği var olma çabası; modern insan için çıkılmaz bir labirente dönmüş durumda. Sapiens’in “Var olduğumu biliyorum.” dürtüsünün bugün geldiği nokta; “Var olduğumu biliyorlar mı?” şüpheciliği. Son asırda ortaya çıkan çelişkilerin neredeyse tamamı, bu şüpheden besleniyor.

Var olma çabasının -bugün- derin anlamlara karşılıkmış gibi gelişi, esasında tembellik ve miskinlikten başka bir şey değil. Bir tahta parçasını, avuçları arasında tuttuğu çubuk ile kıvılcım çıkana kadar oyan maymunun yöntemi; “modern” insan için bir anlam ifade etmiyor. Çağımızın seçenek budalası insanı, hayatına soktuğu değerlerin tamamını seçerek elde ediyor. Her ne kadar bu seçimler muhalifmiş gibi görünse de, esasen tembel bir reddedişten fazlası değil. Örnek vermek gerekirse; “çocukların ölümüne yol açan gazlı bir içeceği içmeyerek protesto etmek” gibi bir düşünceyi ele alalım. Buradaki reddetme marifetinin ne kadar riskten uzak olduğuna bir bakın. İçmesi konusunda herhangi bir zorlama olmayan bir içeceği, içmeme hakkını kullanarak, tembelce reddeden bir insan varoluşunun gerekliliği konusunda kendisine bahaneler arıyordur desek yanlış olmaz. Ancak ruh dünyasındaki tembel kahramanın alabileceği türden bir riski alması, seçenek budalalığının ona bıraktığı bir buhran dönemi alışkanlığıdır. Bu budalalık “varoluş” çabasını, “Var olduğumu biliyorlar mı?” şüpheciliğine döndürüyor. 100.000 yıl önce açıklayamadığı doğa olaylarını ve korkularını “tanrı” ile açıklamaya çalışan insan, bu şüphesinden dolayı modern dinler! inşa ediyor. Yaratılan bu modern dinler, görünürde; –ki bunlar genel olarak düşünce akımı veya hayat tarzı olarak bahsedilir– ilkel insanın din anlayışından çok, modern insanın bilim anlayışına benzer. Bütün bilimsel argümanlarına rağmen bu modern dinden geriye kalan ise rasyonel düşünceye iman eden kalabalık bir mürit ordusudur. Var olma çabası içindeki bireyler, kitlesel hareketlerden ve yeniliklerden hoşlanırlar. Bu yaratıcı özelliklerini, saplantılı bir adanmışlığa döndürdüklerinde ise döngünün başına gelirler. “Var olduğumu biliyorlar mı?”

Sanıyorum ki; var olma çabası, insanın tüm çabaları arasında en hüzünlü olanıdır.