“Troia atı biraz rahatlamalıydı”

56. Troia Festivali’nin bu seneki afişi çok tartışıldı. Afiş Çanakkale sınırlarını aşarak ulusal basında yer aldı. At savaşmaya mı gidiyor, baştan çıkartmaya mı gidiyor ibaresi kentte hala tartışılırken, atın mimarı Ahmet Berkin Ay ile röportaj gerçekleştirdik. Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım bölümü öğrencisi olan Ay, “Teması barış olan bir festivale savaşçı bir at ile katılmak istemedim. Bence Troia atı biraz rahatlamalı ve iletişime açık olmalı” vurgusunda bulundu.

56. Uluslararası Troia Festivali’nin bu yılki afiş yarışmasının kazananı Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Ahmet Berkin Ay oldu. Ay’ın üretmiş olduğu eser, Çanakkale’de o kadar çok tartışıldı ki, konu Çanakkale sınırlarını aştı, ulusal basında yer buldu. Yüzyıllardır savaş atı olarak bilinen Troia atının, dişi bir karaktermiş gibi çizilmesi, ata cinsiyet yüklenmesi ve atın savaş meydanında savaşçıları baştan çıkaracağı mecazen ima edildi. Kısacası festival için bazı kesimlerce at sert bir dille yerden yere vuruldu.

Konunun muhatabı olan afişin mimarı, Troia atına farklı bir soluk kazandıran Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü son sınıf öğrencisi Ahmet Berkin Ay ile röportaj gerçekleştirdik. Ay, atın kendisi için farklı bir anlam ifade ettiğini dile getirirken, afişin nasıl oluştuğunu ve ortaya çıktığını gayet samimi bir dille anlattı. Şimdi söz Ahmet Berkin ay’da…

Ay, “Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü son sınıf öğrencisiyim. 1997 doğumluyum ve 22 yaşındayım. Tasarım işleri ile uğraşıyorum. Okuduğum bölüm ile ilgili işlerde yer alıyorum. Şu anda bitirme projem ile yoğun bir şekilde ilgileniyorum.

“Daha önceden Troia Festivali’ni biliyordum”

Daha önceden Troia Festivali’ni biliyordum. Çok sıkı takipçisi değildim ama festival hakkında bir bilgim vardı. Ben öyle çok fazla yarışmaları takip eden başvuran birisi değilim ama karşılaştığımızda arkadaşlarımızla nasıl bir şey geliştirebiliriz diye düşünüyorduk.

“Okulda bir derste konumuz Troia Festivaliydi”

Bizim okulda görmüş olduğumuz bir dersin final konusu Troia Festivaliydi ve derste bir proje üretmemiz istendi. Ürettiğimiz eser ise bizim final ödevimiz olacaktı. Ben ödev olarak bu projeyi ortaya koydum ve yarışmaya gönderdik. Yapmışken gönderelim dedik ve ödüle uygun görüldük.

“Ben teması barış olan bir festivale savaş atı ile katılmak istemedim”

Atı tasarlarken bizim proje konumuz gelenek ve gelecek temalıydı. Ben atı çok geleneksel ve saldırgan buluyordum. Bildiğiniz üzere atın hikayesi de şehri ele geçirmek üzerinedir. Atın duruşu çok sertti. Festival denince akla samimi, eğlenceli bir ortam geliyor. Bence bu doğrultuda Troia atı biraz rahatlamalıydı. Yarışmanın konusu barışken, ben bu yarışmaya savaş atı ile katılmak istemedim. Savaş atı koyacaksam bile bu atın barış yanlısı, iletişime açık olmasını düşündüm. Bu şekilde tasvir ettim.

“Troia atı dişi bir savaşçıda olabilir”

Atı tasarlarken, cinsiyetini hiç düşünmedim. Erkek mi dişi mi gibi düşünmedim. Savaş atı olunca erkek gibi akla geliyor ama neden daha feminen ve dişi bir duruşu olmasın? Bu doğrultuda düşündüm ve bu kadar tepki alacağımı düşünmedim. Troia atı dişi bir savaşçıda olabilir. Daha modern, daha sade bir tasvirde bulunmak istedim” dedi.

Tunahan Ünsal