Memlekette sığır kalmadı!

2018 yılında kırmızı et ithalatı yüzde 233 artış gösterdi. 2018 yılında ithal ete Türkiye 260 Milyon Dolar ödeme yaparken, ithalat iç pazarda üreticinin derdine derman olamadı. Çanakkale’de üreticiler, oda ve dernek temsilcileri ithalata harcanan paralar, yerli üretimi desteklemek için harcansaydı, şimdi köylerde ineğini kesen üretici kalmazdı vurgusunda bulundular. Et ithalatı, yem üretiminde birinci sırada olan Çanakkale’de üreticiye merhem olamazken, aksine hayvancılıkla uğraşanların kanayan yarası haline geldi.

Et ve Süt Kurumu, Türkiye için korkutucu bir istatistik yayınladı. Özellikle yerel üretimin desteklenmediği ve tarım-hayvancılığın darbe üstüne darbe yediği bir dönemde açıklanan istatistikler tüyleri diken diken etti. Türkiye’nin kırmızı et ithalatı yüzde 233 artış gösterdi. 2018 yılında, miktar bazında ithalat yüzde 233 oranında artış gösterirken, değer bakımından yüzde 106 oranında arttı.

“2018 yılında 55 bin ton et ithal edildi!”

İthal et konusu gündeme geldiğinde, Türkiye’de çiftçiler, üreticiler, dernekler ve odalar hep birlikte konuya itiraz etmiş, ithalat yerine yerli üretim desteklenmelidir demişlerdi. Yerli üretim desteklenmedi, ithalat günden güne artış gösterdi. Hal böyle olunca, Türkiye 2017 yılında ithal ete 85 Milyon 190 bin dolar öderken, 2018 yılında 260 milyon 107 bin dolar ödeme yaptı. 2017 yılında 18 bin ton et ithal edilirken, 2018 yılında 55 bin ton et ithal edildi.

İşlenmiş etin ithalatının yanı sıra canlı et ithalatı da patlama noktasına geldi. Canlı hayvan ithalatı yüzde 54 artış gösterdi.

Çanakkale’de siyasiler, oda ve dernek temsilcileri ithalata harcanan paralar başta Çanakkale olmak üzere Türkiye’nin üretim yapan illerine harcansa, yerli üretim sorunu ortadan kalkardı yorumlarında bulundular. Çanakkale’de kendi kendine yetebilen, kendisini ekonomik olarak döndürmenin yanı sıra ticaretini de yapan çiftçi parasızlıktan hayvanını satar hale geldi, daha da acısı ekonomik yetersizliklerden dolayı tarlalar ekilemez oldu. Ekim yerleri her sene düzenli olarak daha da boş kaldı.

“Üretici masrafını karşılayamadığı için ineğini kesiyor!”

Konuyla ilgili İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Gürses, “İthalata vereceğimiz parayı üreticiye destek olarak verseydik, üretici para kazanmış ve Türk tarımı ilerlemiş olurdu. Üreticinin desteklenmesi lazım… Üreticinin girdi maliyetinin düşürülmesi gereklidir. Türkiye’de üretici girdi maliyetini karşılayamadığı için üretici ineğini kesiyor. İnek kesilince o inek dana doğurmuyor, dana olmayınca ithalat artıyor.

“Sütten para kazanılırsa üretici hayvancılığa geri döner”

Hayvancılığın çözümü sürün desteklenmesi ile olur. Sütten insanlar para kazanırsa, damında inek besler. Damda inek beslenince et ithalatı azalır. Köylerde eskiden 100-200 tane inek vardı. Şimdi çiftçi sütü marketten alıyor. Süt para ederse et üretimi de artar. Süt para etmezse et üretimi azalır” dedi.

“Üretici desteklenmediği için hayvancılığı bıraktı”

Tüketiciyi Koruma Derneği Çanakkale Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, “Uzun süreden beri ülkemizdeki et ihtiyacı, tüm uyarılara rağmen, ithalata dayalı bir fiyat politikası ile karşılanıyor. İthalata dayalı et politikası ile et fiyatlarının düşmediği ortada… Bir ülke kalkınmasının, köylünün yerinde kalması için yerli üretimin desteklenmesi lazımdır. Çanakkale’de birçok hayvancılıkla uğraşan vatandaş vardı, desteklerin yetersizliğinden dolayı bu insanlar hayvancılıkla uğraşmayı bıraktılar.

“Yem üretim bazında birinci sıradayız”

Komşuda et 20 TL, bizde 60 TL… Çanakkale’de miktar bazında yem üretiminde birinci sıradayız. Kırmızı ve beyaz etteki fiyat artışı yerli üretimin desteklememesi sonucu ortaya çıkmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“İthalat tüketici fiyatlarını düşürmedi, arttırdı”

Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş, “Biz en başından beri daima bu işin içinde olanlar olarak, ithalatın yapılmaması gerektiğini söyledik. Diyelim ki devlet içeride tüketici fiyatlarını dengelemek için ithalata gidebilir belki ama bizim gibi ülkelerde bu üretimi vuruyorsa bu yapılmamalıdır. Tüketici fiyatlarında düşüş sağlanmadı, fiyatlar daha da yükselmiştir. İthalat kısa süreli çözüm oluşturmuştur.

“Üretim sorunu ithalatta çözülmez”

Hayvancılık tarımdan ayrı düşünülemez. Çiftçimiz bugün ciddi anlamda ekim alanlarını boş bırakıyor. Ekimden dikimden vaz geçilmesi ciddi bir sorundur. İthalat için harcanan paralar, yerli üretimi desteklemek için harcansaydı, oldukça verimli sonuçlar doğururdu. Biz uyardık! 2007’de kriz oldu, et açığı dendi, sonra bir kırılma meydana geldi. O günden beri biz bu durumu kurtaramıyoruz.

Bizim üretim sorunumuz var. Üretim sorunu ithalatta çözülemez…” vurgusunda bulundu.

Tunahan Ünsal