İNDİRİME GEL!

Çanakkale’de yaşayan vatandaşlar soruyor; “Ellere var, bize yok mu?” Ne yok mu? İndirim. Ne indirimi? Su ve ulaşım. Komşu, oğlun geldi mi? Ne getirdi? Kime, kime? Sana bana, gibi oldu vallahi. Efendim, karşılaştığımız Çanakkaleli hemşerilerimiz, “İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, su ve ulaşımda öğrenci ücretlerini indirdi. Ankara’da da aynı uygulama başlıyor. Acaba bizim Çanakkale Belediyemiz de bir indirim yapamaz mı? Yapar yahu. Niye yapmasın ki? Biz de, vatandaşın sesi olarak duyurmak görevimizi yapıyoruz. Toplu taşıma yapan esnafa sorsanız, ulaşım ücretleri az. Biraz daha zam yapılmalı derler. Millet pahalı diye feryat eder. Nasrettin Hocanın hesabına döndü. Herkes haklı sonuçta. Amma ve lakin bir orta yol bulunur diye düşünüyoruz. Suyun ve ulaşımın pahalı olduğunu da biliyoruz. Bu yüzden, bunlarda bir indirime gidilmesinin şart olduğunu belirtiyoruz. İstek vatandaştan, iletmek bizden. Karar belediyemizden. Haydi bakalım. Bütün eller havaya.

ÇARŞI PAZAR

Çarşıya, pazara yaz geldi. Fiyatlar indirime geçti. Karpuzun kilosu bir liraya, Domatesin kilosu bir buçuk liraya kadar düştü. Tek şampiyon limon. Kilosu on-on iki liradan satılıyor. Biber, patlıcan, salatalık hepsinin de fiyatları gayet makul. Haa. Soğan, patates ne âlemde? Diye soracaksanız, yerlerde sürünüyor deriz. Bir zamanlar seçim malzemesi olarak kullanılan bu emtia, şimdilerde normal fiyatında seyrediyor. Yani, Patates, Soğan, gitti Erdoğan sloganı tutmadı. Tutmaz da, Bu memleket, soğanla, sarımsakla yıkılmaz.

GÜLMECE

Küçük Temel, ayakkabılarını çıkarmadan yatağa girmiş. Annesi

– Neden pabuçlarını çıkarmadan yatağa girdin uşağım?

– Dün gece korkulu rüya gördüm daa.- Nasi rüya

– Ayaklarum çıplak iken ,kırık camlarda yürüyordum. Bu gün de aynu rüyayı gorürsem, ayaklarum kanamasun diye giydim.

***

Nasreddin Hoca göle maya çalarken Temel bunu görmüş.

– Hayırdır hocam ne yapıyorsun? Demiş. Hoca:- Göle maya çalıyorum. Temel:- Yaa hocam ne yapacaksın o kadar yoğurdu…

***

Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balık avlamanın çok popüler olduğunu duyar. Hemen kendine bir olta alır ve bulduğu ilk geniş buzlu alanda, işe girişir. Tam buzu kırmaya çalışırken, gümbür, gümbür bir ses duyar: – Orada balık bulamazsın!

Ne olduğunu anlamayarak, etrafına bakınır, ama sesin nereden geldiğini çözemez. Biraz ileriye gidip, tekrar buzu kırmaya çalışırken aynı ses yine duyulur: – Sana söyledim geri zekâlı, orada balık bulamazsın! Temel korku içinde başını yukarı kaldırır ve dehşet içinde sorar:

– Allah’ım! Sen misin?”. Aynı ses cevap verir: – Hayır salak, ben buz hokey sahasının bekçisiyim. Sağlıcakla kalınız.