Barınma bir sorun haline gelmeden çözülmeli

Her insanın temel ihtiyaçları var; Sağlıklı nefes almak, yaşamını sürdürmesi için gerekli olan besinlerden faydalanmak, temiz su içmek, hastalandığında tedavi alabilmek ve tabii ki barınmak.
Bunlar bizim temel haklarımız.
Sahip olabiliyor muyuz kısmı ise tartışmalı.
Amerika’da bilmem kaç milyon evsiz varmış diye kendi çaresizliğimizi görmezden gelmeye çalışabiliriz ama iş öyle yürümüyor.
Gerek aldığımız yoğun göç, gerek doğal güzelliklerimiz ve gerekse huzurlu ortamımız nedeniyle Çanakkale belki de bu barınma sorununun en çok yaşanmaya başladığı illerden biri olacak.
Hem de öyle 50 yıl sonra falan değil, yakın zamanda olacak bu.
Çanakkale, sanayisi de olmadığından genellikle alt ve orta gelir grubu ailelerin yaşadığı bir kent.
Ancak evlerin kiraları da satış fiyatları da hiç durmadan artıyor.
E, kentlinin elinde bu meblağları karşılaşacak para yoksa bu paraları kimler ödeyecek?
Doğal olarak yerli zenginler ve yabancılar.
İşin özüne baktığınızda üç-beş, hadi bilemediniz 100 kişi zaten dolu olan ceplerini daha da doldururken kıt kanaat geçinenler iyiden iyiye zor durumda kalacak.
Olsun ya, ne önemi var; hem bakın doğada da büyük balık küçük balığı yiyor diye düşünüyor olabilirsiniz. Yalnız naçizane tavsiyem toplumların geneli maddi açıdan çok zor duruma düştüklerinde ilk kimin canını yakarlar belli olmayacağından, herkes dikkatli olmalı.
Dün kafasına vurup, lokmasını elinden aldığınız insanlar bir gün kaybedecekleri bir şey kalmadığını düşünüp sizin kafanıza vurmaya da kalkabilir.
Yani dün yediğiniz hurmalar, günü gelince sizi tırmalayabilir.
O yüzden bana dokunmayan yılan bin yaşasın ya da ben cebimi doldurmaya bakarım, gerisini umursamam demeden önce etraflıca düşünmekte fayda var.