Tüm Emekli Sen’den ‘Haziran’ Açıklaması

Tüm Emekli Sen Çanakkale Şube Başkanı Emin Ergün, Haziran olayları ve işçi direnişiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Tüm Emekli Sen Çanakkale Şube Başkanı Emin Ergün, yaptığı açıklamada Haziran olayları ve işçi direnişini ele alan konulara değindi. Ergün’ün açıklamasından satırbaşları ise şöyle:

“Maden-İş Gazetesi’nin 15 Haziran günü yayınlanan özel sayısının başlığı ‘İşçi Sınıfı Hazır ol, Büyük Savaşımız Başlıyor’ idi. 1969 yılının sonlarında başlayan ve 1970’in ilk aylarında Meclise sunulan yasa teklifi, 274-275 sayılı sendikalar ve toplu iş sözleşmesi grev lokavt yasalarında değişiklik öngörüyordu. Buna göre işlerin örgütlenerek sendikalaşması ve sendikaların bağımsız ve çalışması engelleniyor, işverene ballı börek sunuluyordu. Asıl amaç ise DİSK’i etkisizleştirip kapatmaktı. Zira 13 Şubat 1967’de kurulan DİSK, kısa zamanda özel sektör ve giderek kamu işyerlerinde örgütleniyor ve imzaladığı toplu sözleşmelerle üyelerine önemli haklar kazandırıyor. Bu gelişmeler iktidar olduğu kadar Türk işi de kaygılandırıyordu. İşte bu gelişmeler ve siyasi partilerle yapılan görüşmeler sonuç vermeyince direniş kararı ve 17 Haziran günü Taksim’e büyük işçi mitingi yapılması kararı alındı.”

“Polisten sonra orduyu da harekete geçirdiler”

“Direniş ilk önce Sıilahtarağa’daki  Sungurlar ve Demirdöküm fabrikalarının gece vardiyasında başladı. Bu sırada her vardiya değişiminde işçiler tezgahlarının başına geçiyor ama çalışmıyorlardı. 15 Haziran saat 8’den itibaren fabrikadan çıkan işçiler yürümeye başladılar. Aynı anda İstanbul’dan İstinye’den Gültepe’den, Topkapı’dan, Levent’ten yani İstanbul’un her yerinden işçiler yürüyordu. Bu gelişmeler iktidarı korkutmuş, polisten sonra orduyu harekete geçirmiş ve kentin her tarafı zırhlı araçlar ve tanklarla donanmıştı. İzmit yönünden de harekete geçen işçiler İstanbul’a yürüyordu. İşçi yataklarından gelen yürüyüş kollarının birleşmesini önlemek için Haliç’in iki yakasını bağlayan Galata ve Atatürk köprüleri açıldı ve trafiğe kapatıldı. Ayrıca bütün vapur, motor ve araba seferleri kaldırıldı. İkinci gün direniş giderek daha da yoğunlaştı ama hükümet İstanbul ve İzmit’te sıkıyönetim ilan etti. DİSK yöneticileri ve işçiler toplanıp tutuklanmaya başladı. İki günlük olaylarda Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram, Mehmet Gıdak adlı işçilerle, toplum polisi Yusuf Kahraman yaşamını yitirdi. Fenerbahçe İşkembecisi Abdurrahman Bozkurt ise olayları izlerken boynuna saplanan bir kurşun ile öldü. 200 dolaylarında yaralı ise çeşitli hastanelerde tedavi gördü. Daha sonraki davalarla çeşitli hapis cezaları verildi. TİP ve CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvuru süreci bir buçuk yıl sürdü ama sonuçta bu yasayı iptal edildi.”

Esra Çanlı