Sizin karne nasıl?

Milyonlarca çocuğun resmen hayatıyla oynayan o dönem geldi çattı: Karne zamanı!

Sizde durumlar nasıl?

Umarım çocuğunuzun karnesinin yanında kendinize de bir karne hazırlamışsınızdır, yoksa o karne yetersiz bilgi içerdiğinden hükmen mağlup zaten.

Çünkü bütün bir yıl boyunca çok yorulduğunuz işlerinizden geldiniz, çocukların önüne birer tabak yemek, sırtlarına karınca kararınca birer yiyecek, önlerine de ya televizyon ya tablet ya da telefon koydunuz.

İçeri gidip biraz kafanızı dinlediniz ya da evin diğer işlerine gömüldünüz.

Çocuğunuz da baktı sizinle vakit geçiremiyor, sanal alemde teselli aradı biraz.

Eh bu devrin çocukları da zaten pek bir şımarık canım!

Hâlbuki sizin zamanınızda öyle miydi?

Hem okuyor hem çalışıyordunuz, hiç de sızlanmıyordunuz.

Ama kazın ayağı öyle değil işte!

Çünkü o çocuğa karşılaştığı her farklı durumda sızlanmayı bile siz öğrettiniz.

Ayrıca size ilgi gösterilmedi de siz de pek matah bir şey olmadınız sonuçta, öyle değil mi?

Verdiğiniz kurs paraları ile ilgilenmiyorum, çünkü büyük çocuğunluğunuz aslında onunla ne yapacağınızı bilemediğiniz çocuğunuz başınızdan gitsin diye fellik fellik arayıp buldunuz o kursları.

Şimdi şapkanızı önünüze alıp, iyice düşünün.

Bu yaz sizin ve çocuğunuz için harika bir fırsat olabilir.

Birbirinizi sevmeyi öğrenebilirsiniz, çocuğunuza ayırdığınız vaktin, aslında kendinize ayrılmış vakit olduğunu fark edebilirsiniz, hayatın ancak maaşlı bir işte ömür boyu mahkûm olmaktan öte olduğunu fark edebilirsiniz, hatta benim kısıtlı hayal gücümle düşünmeyi aklıma bile getirmeyeceğim fikirler bulabilirsiniz.

Karneyi bir kenara bırakıp, yaz aylarını ömürlük hatıralar için kullanın. Seneye daha iyi bir karneniz olsun.