Okuryazarlık ve medya

Okullarımızda artık medya okuryazarlığı dersleri var biliyorsunuz. O yüzden yeni nesil belki bizden daha iyi kullanabilir dilini diye düşünüyordum. Tabii ki tam olarak öyle olmuyor ama olsun, bu da bir gelişmedir diyelim.

Gel gelelim asıl problem bence bizim nesil ve bizden bir sonraki nesil medya çalışanlarında.

Hâlâ toplumun belirli kesimleri ile ilgili haberleri yaparken ve yayarken doğru dili bir türlü kullanamıyoruz.

Bunların başında kadınlar ve hayvanlar geliyor.

Haber içerikleri ya nefret söylemi dolu ya neredeyse hakaret denilebilecek ifadelerden geçilmiyor.

Bununla ilgili olarak çalışmalar da yapılıyor tabii.

Mesela önceki gün Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu kararları gereğince bağlı kuruluş olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü (ŞÖNİM) ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kadın Araştırmaları Merkezi ortaklığında “Şiddet ve Medya Dili” konulu seminer düzenlendi.

Bu tür çabalar hakikaten çok değerli.

Ancak her zaman bir konu es geçiliyor. O da tahmin edebileceğiniz gibi hayvanlar.

Yapılan onlarca araştırmada toplumun hemen hemen her kesimine zarar veren insanların, işe önce hayvanlara eziyet ederek başladığı bilindiği halde; içeriğinde insan türü haricindeki hayvanlar var ise bir haberin ne yazık ki kullanılan dil metal bir kaşığı tarif eder gibi oluyor.

Duyarlılığı ve bilinci olan, benzer sinir sistemlerine sahip olduğumuz hayvanlar söz konusu olduğunda; en eğitimli kesim dahi bu yanlıştan dönmemekte ısrarcı.

Daha dün bir haber çarptı gözüme. Başlığı “Feci olay” olarak verilen haberin spotu ise şöyle: “Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde yıldırım düşmesi sonucu 55 koyun telef oldu.”

Eğer siz koyun, keçi, inek, tavuk gibi hayvanların ölümünü “telef” kelimesi ile duyurursanız; insanlarda istediğiniz hiçbir etkiyi yaratamazsınız.

Çünkü telef olmak mal-eşya gibi davranılan hayvanlara layık gördüğümüz bir kelime.

Üstelik buradaki kullanımı da yanlış. Çünkü telef kelimesinin kökeni, Arapçadaki “itlaf” kelimesi olup, anlamı öldürme, yok etmedir. İtlaf etmek, etken eylemdir. İtlaf edilene ise, telef oldu denir. Yani, bu hayvanlar yıldırım düşmesi sonucu öldürüldü demiş oluyorsunuz bu cümle ile.

Neresinden bakarsanız bakın iner tutar yanı yok bu kullanımın.

Umuyorum, basın-yayın sektöründe çalışmayı düşünen öğrencileri eğitmek için kurulan okullarımız; dil eğitiminin öneminin bir an önce farkına varır. Çünkü kelimeler insanı ipe götürebileceği gibi, ipten de alabilir. Hele de mesleğiniz medyada ise.