TEHLİKEYE DİKKAT

Anlamak mümkün değil. Adamlar ülkelerinden savaş var diye kaçıp, Türkiye’ye sığınmışlar. Yaşlı, kadın ve çocuklar neyse de genç delikanlılar ortada fink atıyorlar. Bir de Bayramlarda Suriye’ye gidip, ailelerini ziyaret edip, geri dönüyorlar. Oraya gittiklerine göre, savaşla ilgili bir sıkıntı yok. Geri dönebildiklerine göre baskı da yok. Peki, bu gidiş geliş neyin nesi?

5 yıl sonra yüz kişiden 5’i, 50 yıl sonra ise dört kişiden biri Suriyeli olacak!

Devletin açıkladığı resmi rakamlar bunlar. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan verilere göre, 2018’de Türkiye’de kayıt altına alınmış Suriyelilerin sayısı, toplam 3.613.961 kişi. “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı” harekâtlarından sonra bu sayıdan ancak 291.790’ı ülkesine geri dönmüş. Bu arada, bugüne kadar da 36.000 Suriyeliyi T.C. vatandaşı yapmışız. Ancak 291.290 kişilik geriye dönüşlere ve 36.000 bin Suriyelinin vatandaş yapılmasına rağmen, 2018 yılında ülkemizdeki Suriyelilerin sayısı, bir önceki yıla göre 187.175 kişi artmış. Bu artış oranı yıllık yüzde 5,5!Ve işte 5 yıl sonra yüz kişiden 5’i, 50 yıl sonra dört kişiden biri Suriyeli olacak iddiasının temel nedenini bu artış oluşturuyor.

ÇOĞALIYORLAR

Çünkü bu artışın yüksekliğinin nedeni yeni göçler, yeni gelenler falan değil, doğumlar. Bu arada 2018 yılında artan Suriyeli nüfus sayısı, 2017 yılında ülkemizde artan nüfusumuzun yüzde 18,8’ine karşılık geliyormuş ve İstanbul başta olmak üzere bazı illerimizdeki Suriyeli sayısının, 14 ili bulunan Suriye’nin bazı illerinin nüfus sayısını dahi geçtiği; diğer yandan bazı illerimizdeki Suriyeli nüfus yoğunluğunun ciddi boyutlara ulaştığı belirlenmiş. Örneğin, her yüz kişiden Kilis’te 48, Hatay’da 22, Şanlıurfa’da 19, Gaziantep’te 18 kişisini Suriyeliler oluşturuyormuş. Sizi bilemem ama bizi bu rakamlar ve tespitler korkuttu gerçekten. Neden? Çünkü her ulus devlet, kendi ülkesinde ciddi bir demografik yapı değişikliğine yol açacak büyük nüfus hareketlerini, milli güvenlik perspektifi ile ele almak zorundadır. Ülkemizdeki Suriyelilerin iskânı meselesi, hem sayıları hem bileşimleri (genç nüfus) hem de ülkede kalma iradeleri açısından uzun erimli, milli güvenlik perspektifi ile ele alınması gerekli bir mesele halini almıştır. Öyle ele alınmaz ise, ileride bu sorunun bir Milli Güvenlik sorunu haline dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır. Kimse, bizi ırkçı, faşist olarak algılamasın. Bu çöl Bedevileri ilerde, Türkiye’nin başına bela olacaklar.

Üstat Necip Fazıl’ın değdi gibi, nerede ise öz yurdumuzda, garip durumuna düşmeyelim. Bu yüzden kaygılıyız. Bunlar, bölüm bölüm ülkelerine geri gönderilmelidirler.

Sağlıcakla kalınız.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com