Tehlikeli Özgürlük!

Ayvacık’ın Gülpınar beldesinde okuldan kaçarak denize giden iki liseli gencin boğularak hayatını kaybetmesi, öğrencilerin okul saatleri içinde dışarı çıkmaması gerektiğine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Konuyla ilgili GÜNDEM’e konuşan Çanakkale Kantinciler Derneği Başkanı Abdulaziz Asan da dışarısının öğrenciler için tehlikeli olduğunu ve bu sebeple çocukların öğle yemeklerini okul içinde yemesi için kantincilere yer gösterilmesi gerektiğini, hem Çanakkale Valiliği hem de İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yıllardır dile getirdiklerini ve fakat her defasında “Burası özgür bir şehir, bunu uygulayamayız” cevabını aldıklarını belirterek “Bu uygulamaya ‘özgürce değil’ diyerek karşı çıkan yetkililer, çocuklarını özel okullarda bu sistemle okutuyor” dedi ve ekledi: Üstelik İstanbul, Ankara, İzmir ve daha pek çok şehirde bu uygulama var. Çanakkale özgür de oralar özgür değil mi?” diye sordu.

Geçtiğimiz günlerde, Gülpınar’da okuldan kaçarak denize giden 4 gençten 2’sinin boğularak can vermesi tüm Çanakkale’yi yasa boğdu. Ancak daha da acısı, bu kahreden olaydan sadece iki gün önce Çanakkale Kantinciler Derneği’nin ‘öğrencilerin okul saatinde dışarı çıkmamasına’ ilişkin talebinin yetkili makamlarca reddedilmiş olmasıydı.

Çanakkale Kantinciler Derneği Abdulaziz Asan da yaşanan bu elim hadisenin üzerine bir kez daha alevlenen malum konuyu GÜNDEM’e değerlendirdi. Sözlerine, vefat eden gençlerin ailelerine sabır dileyerek başlayan Asan, şu sözlere yer verdi:

“Mesele para değil, çocuklarımızı kazanmak!

“Biz kantinciler, yıllardır çocukların yemeklerini okulda yemesi gerektiğini savunuyoruz. Bu, çocuğun hem sağlığı hem de güvenliği açısından son derece gerekli. 45 dakika ila 1 saat arası değişen öğle aralarında öğrencinin dışarı çıkması demek, fastfood yemesi demek, sağlıksız beslenmesi demek, dahası daha da sakıncalı birtakım alışkanlıklar edinmesi demek… Okula sarhoş gelen çocuklar oluyor, madde kullanarak derse giren çocuklar oluyor. Biz, kendi kazancımızı geçtik. 4 değil, 3 kazanırız. Mesele para kazanmak değil, çocuklarımızı kazanmak…”

“Bize yer göstersinler”

Asan, Çanakkale Merkez’de yaklaşık 50 kadar kantincinin yer sorunu yüzünden kısıtlı olarak yemek pişirdiğini fakat gerekli imkanlar sağlandığı takdirde bu durumun çözüleceğini dile getirerek şöyle devam etti: “Kantinci 20 metrekare alana sıkışmış durumda. 600 öğrenci varsa, bunların 60’ına, 70’ine ancak yemek çıkartabilecek bir kapasitede. Biz, yıllardır söylüyoruz; bize yer gösterin. Bir sınıf boşaltılsın, yemekhane yapılsın. Biz de ona göre yatırımızı yapalım, çocuklarımız öğlenleri okulda kalsın, sulu yemek yesin. Bunu bir türlü kabul ettiremedik…”

“Çanakkale’de kapısı olmayan okullar var!”

“Anlayamıyoruz, öğrencinin okul saati içinde dışarıda işi ne? Bu neden gerekli olsun? Bu ısrar niye? Biz kantinlere sağlıksız, denetimsiz tek bir ürün sokmuyoruz. Bırakalım, çocuklarımız sağlıklı beslensin, güvende olsunlar. Denetimler de sıklaşsın. Kapısı olmayan okul var Çanakkale’de. Bunların önüne geçilmesi lazım.”

İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bu yönde sundukları taleplerin yıllardır ‘Çanakkale özgür bir şehir, bu uygulamayı burada yapamayız’ cevabıyla reddedildiğini belirten Aziz Asan, sözlerini şöyle noktaladı:

“Senin çocuğunun özel okulda ne işi var?”

“Hem Valilik’le hem de Milli Eğitim Şube Müdürlüklerinle bu konuyu kaç kez konuştuk. Cevap hep aynı; ‘Burası özgür bir şehir, çocukları kısıtlayamayız.’ Yahu İstanbul’da bu uygulama var. Ankara’da, İzmir’de var. Zonguldak’ta, Sakarya’da, Tekirdağ’da ve daha pek çok ilde Valilik bu yönde karar verdi. Velisinin izni olmaksızın, öğrenci okul saatlerinde dışarı çıkamaz! Yani şimdi, Çanakkale özgür ama bu şehirler özgür değil. Öyle mi? İşin daha da tuhaf tarafı, bize bu kararı savunan yetkililer kendi çocuklarını özel okullarda okutuyor. Ve o okullarda çocuğun öğlen dışarı çıkması yasak! Ne denir şimdi bu duruma? Madem bu durum ‘özgürce’ değil, o zaman senin çocuğunun o okulda ne işi var?”

“Velilere çok fazla sorumluluk düşüyor”

“Biz kantinciler olarak bu uygulamanın hayata geçirilmesinde ısrarcıyız. Bu karar er geç alınmalı. Kim ne derse desin biz cebimizi değil, çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Sağlıklarını ve güvenliklerini düşünüyoruz. O sebepten biz yetkililerin kapısını çalmaya devam edeceğiz ama velilere de bu hususta çok fazla sorumluluk düşüyor. Onlardan da destek bekliyoruz. Çünkü bu sistemin çocuklarımıza ‘özgürlük’ değil, ‘tehlike’ getirdiğini maalesef çok iyi biliyoruz.”

Esra Çanlı



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com