Sahi ne oldu bizim o EYT işi?

Emeklilikte Yaşa Takılanlar ya da kısa adıyla EYT’liler, her seçim döneminde siyaset malzemesi olmaktan bıkmış görünüyorlar.

Gerek sosyal medyadan hiç durmadan sürdürdükleri hak arayışları, gerekse kişisel çabalarıyla zaman zaman gündeme gelseler de ne yazık ki toplumun diğer mağdur kesimleri gibi onlar da siyasilerin oyununa gelmiş durumdalar.

Hatırlarsanız birkaç ay önce bir önerge verilir gibi olmuş, iktidar partisi ve MHP’lilerin karşıt oylarıyla rafa kalkmıştı.

Sonrasında MHP cephesinden açıklamalar ardı ardına gelmiş “Yok efendim öyle şey, biz daha iyisini yapacaktık ama bunlar rol çalıyorlar. Biz gerekeni yapacağız” minvalinden açıklamalar havada uçuşmuştu.

Valla sizi bilmem ama benim herhangi bir siyasetçiden gelen “Biz yapacağız, edeceğiz” türlü açıklamalara karnım tok.

Yap güzel kardeşim ne yapacaksan, biz seni takdir etmeyi biliriz neticesinde.

Konuşmayı bırakın artık yani sizin anlayacağınız.

Binlerce insanın hakkını iç edip, üstüne yatmaktan siz rahatsızlık duymayacaksınız da ben mi sizi “güvenilmez” olarak tanımlayınca utanacağım?

Yok öyle yağma.

Hiçbir çözüm üretmiyorsanız, boş beleş konuşmayı da bırakacaksınız.

Şimdi içinizden diyebilirsiniz ki; “Yahu Ayşe, dur şimdi zaten ortalık karışık. Önümüzde İstanbul seçimi var”

Aynı anda birkaç şey için endişelenip, fikir üretmek ya da benim yaptığım gibi sızlanmak mümkün değilmiş gibi konuşmayalım lütfen.

Hem derdi bol hem de alık hafızalı bir ülke olduğumuz için (yazım yanlışı yok, bilerek ALIK yazdım) arada binlerce insanı mağdur eden sorunları dile getirmekte de bence hiçbir sıkıntı yok.

Velhasılı kelam, çözün artık şu EYT’nin derdini.