Kurtuluşun parolası; TARIM

İkinci Takas Şenliği Çanakkale’de ata tohumlarını, yerli tohumları vatandaşlar ile buluşturdu. Türkiye’nin farklı coğrafyalarından, Çanakkale’ye gelen tohumlar kentliler ile buluşurken, vatandaşlar yerli tohumları birbirleri ile takas ettiler. Çanakkale’de tarımsal üretim, tarım politikaları ve ülkenin kurtuluşunun tarımla gerçekleşeceği, panellerle, söyleşilerle pekiştirildi. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Tarımsal üretim giderek azalıyor, her şeyi yok ettik” vurgusunda bulunurken, Çanakkale’den, “Kurtuluş tarımda” sesleri yükseldi…

İkinci Tohum Takas Şenliği Cumartesi günü Halk Bahçesi’nde farklı illerden gelen katılımcılar eşliğinde, kentteki doğa ve tarımsal kökenli oluşumların katılımları ile gerçekleşti. Gerçekleşen etkinliğe, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, Doğa ve Çevre platformları da katıldı. Düzenlenen etkinlikte yüzlerce tohum vatandaşlara dağıtıldı. Stantlar açıldı ve Çanakkale’nin ürünleri vatandaşlara satıldı.

“Farklı illerden gelen tarım severler hoş geldiniz”

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Muğla’dan, Tekirdağ’dan, İzmir’den, Edirne’den bugün gelen doğa ve tarım severlere hoş geldiniz diyorum. Bu yıl Tohum Takas Şenliğimizin ikincisini düzenliyoruz. Özellikle son yıllarda Türkiye’de gündemden hiç düşmeyen iki konu var. Bunlardan bir tanesi çevre diğeri ise tarımdır. Her ikisi de bizim kent yöneticileri olarak ilgi alanımızda olması gereken konular.

“Çanakkale tarım çeşitliliği yönünden zengindir”

Çanakkale’de özellikle çok önemli tarım çeşitliliği vardır. Birçok konuda Çanakkale’de marka ürünleri bulunmaktadır. Çok çeşitli yerlerde, meyvecilik, sebze üretimi hatta tahıl üretimi, zeytin, peynir, zeytinyağı önemli üretim kaynaklarındandır.

“Tarımsal üretim giderek azalıyor”

Türkiye’de gerek hayvancılık gerekse tarımsal üretim giderek azalıyor ve destekler son derece yetersiz. Desteklerin yetersiz olması sonucunda çiftçi ekmekten, üretmekten vaz geçiyor. Dolayısıyla yetmediğinde ithal etmiş oluyoruz. Köylerde gençlerimiz kalmıyor, köy nüfusumuz yaşlanıyor, buraya gelen gençlerimiz işsizlik ile boğuşuyorlar.

“Kendi tohumlarımızı artık kullanmıyoruz!”

Köydeki gencin belli bir becerisi vardır. Çocukluğundan itibaren o tarımın içerisindedir. Biz onların becerilerini köreltiyoruz, onların kente gelmelerine yol açıyoruz, sonra tarım yok oldu diye göz yaşı döküyoruz.  Aynı zamanda tarlalarımızda ürettiğimiz ürünlerin genlerini bozduk. Çoğunluklar hibrit tohum kullanıyoruz. Kendi tohumlarımızı artık kullanmıyoruz.

“En kaliteli susam Eceabat’tadır”

Türkiye’de en kaliteli susamın üretildiği bölge Eceabat’tır. Eceabat’ta şu anda ne tohum var ne üretim var… Bayramiç’te aynı şekilde ama bizde Eceabat daya önemlidir. Yok ettik! Kumkale ovasında yetişen pamuk, en değerli pamuktu. En uzun lifli pamuk Kumkale ovasında yetişen pamuktur.

“Hepsini, her şeyi yok ettik”

Hepsini, her şeyi yok ettik. Hadi yok ettik de bari tohum üretebilseydik. Bari hibrit üretebilseydik, onu da yapmadık. Yabancı tohum üreticilerine teslim olduk. Tohumla beraber şimdi hastalıklarda geldi. Hastalıklarla ilaçlar geldi. Bir kısır döngünün içerisine girdik.

“Tuta belasıyla baş edemiyoruz”

Çanakkale’de hala daha bir tuta belasıyla baş edemiyoruz. Baş edemeyiz,  baş edemezsiniz. O hastalık, gelen tohumlarla geldi, onun mücadelesi ayrı bir sistem gerektirir. Maalesef ilaç üstüne ilaç, iki günde bir ilaç, her bir ürün toplanıncaya kadar 7-8 kere ilaç, o ilaçlı domatesler pazarda… Tohumlarımızı geliştiremedik, kontrollerini sağlayamadık. Hastalıklarla mücadele etme yöntemlerini geliştiremedik.

“Ziraat mühendisleri tarımın içinde olmalıdır”

Ziraat Mühendisleri tarlanın içinde olmalıdır. Kravatlı ziraat mühendisi nasıl oluyor ben bilmiyorum. Ben hiç yurt dışında kravatlı ziraat mühendisi olduğunu zannetmiyorum. Ben olsam kravatı yasaklarım. Tarım İl Müdürlüğü’ne kravatla girmek yasaktır! Bütün ülkelerin kalkınmasının temelinde tarım yatar. ABD’de dahil.. Üretim, tarımsal üretim çok önemlidir” açıklamasında bulundu.

“Mercimek, nohut, arpa, her şey dışarıdan gelir oldu”

Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, “Bu etkinliği çok anlamlı buluyorum. Yüzyıllara dayanan bu geleneğin canlandırılması Çanakkale’ye yakışıyor. Ülke tarımını maalesef bitirme noktasına getirdik. Bir ülke düşünün ki 17 yılın sonunca her yıl bir Trakya büyüklüğünde bir alan ekilmiyor. Biz böyle bir kayıp içerisindeyiz. İhracat yerine ithalatta tarımımızı terbiye ediyoruz. İthalatla ihtiyaçlarımızı karşılama noktasına geldik. Mercimek, nohut, arpa her şeyimiz dışarıdan gelir hale geldi” dedi.

“Kalkınma nasıl gerçekleşti? Tarımla!”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, “Çanakkale tarıma dayalı bir sanayi ile kalkındırılmalıdır. Tarıma dayalı sanayi! Biz kaz dağlarını, bu coğrafyanın doğasını hep birlikte korumalıyız. Biz Cumhuriyetimizi kurduktan sonra, tüm kalkınmayı nasıl gerçekleştirdik? Tarımla… Kalkınma bu şekilde, tarımla gerçekleşti” ifadelerinde bulundu.

Tunahan Ünsal