Aklımızı başımıza almalıyız!

Girdi maliyetlerinin artması, ekim alanlarının azalması, yerli tohumların ekiminin yasaklanmasının gölgesinde, Çanakkale ziraatçiler önümüzdeki yıllarda tarım değer kazanacaktır yorumlarında bulundular. Türkiye’nin halen daha bir tarım ülkesi olduğu hatırlatılırken, verimli arazilerin satılmaması gerektiği, öte yandan çiftçinin köyde durabilmesi için imkanların iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı. Tarımda iyileşmede en önemli parola, “Aklımızı başımıza almalıyız” oldu.

Kentte düzenlenecek olan 2. Tohum Takas Şenliği öncesinde gözler Çanakkale’nin tarım arazilerine ve tarımsal üretimine döndü. Girdi maliyetlerinin artması ve ekim alanlarının zamanla azalması neticesinde artık köylerde yaşayan vatandaşlar, arazilerini satarak, kentlere göç etmeye başladılar. Göçün oranının her geçen gün artması neticesinde konuyu Ziraatçilere sorduk, ziraatçiler, tarım arazileri önümüzdeki dönemlerde değerlenecek, Türkiye’nin ekonomik olarak rahatlamasının önünü yine tarım açacaktır değerlendirmesinde bulundular.

Çanakkale’de şehirleşme tarım arazileri üzerinde kurgulanıyor!

Öte yandan Prof. Dr. Türker Savaş, Çanakkale’de imara açılan verimli tarım arazilerinin olduğu bölgeleri eleştirerek, Çanakkale’de şehirleşmenin yanlış planlandığını vurguladı.

“Şu anki uygulamalar çiftçilerin yükselmesi için elverişli değil!”

Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş, “Vaz geçemeyeceğimiz bir şey var o da beslenmek… Dolayısıyla biz aslında çiftçiye ve tarıma her zaman mecburuz. Türkiye hala daha bir tarım ülkesidir. Ülkemiz bu anlamda çok uygun koşullara sahiptir. Bütün bunları üst üste koyduğunuzda çiftçiliğin yükseleceğini söyleyebilmemiz gerekiyor ama şu anki uygulamalar o noktada değiller. Bu iş sadece üretim maliyetleri yüksek, insanlar çiftçiliği bırakıyor diye özetlenemez.

“Köylüyü, çiftçiyi imkan sağlayarak yerinde tutmalıyız!”

Çiftçi artık çocuğunu okutmak istiyor. Dünya küçüldü artık herkes her şeyi çok iyi görüyor, köydeki insanlar kentteki insanlar gibi bir sosyal çevre istiyorlar. Günümüzden 50 yıl önce köylüyü yerinde tutmak için köylünün sosyal çevresinin iyileştirilmesi ön görülmüş ama biz bunu başaramadık. Biz bunu sağlayamadık. Tarımdaki üretim para etmek zorundadır, aklımızı başımıza toplamalıyız!

“Girdi sağlayan Zengin, işleyen Zengin, çiftçide para yok!”

Çiftçiye girdi sağlayan sektörlere bakın zenginler, ona ürün sağlayan, işleyen sektörlere bakın zenginler. Bir de gerçek anlamda üreten insanlara bakın, onlarda para yok. Dolayısıyla bu insanların bu paydan daha fazla yararlanabilmelerinin önü açılmalıdır. Bu insanlar yerinde kalmak, yerinde doymak zorundadırlar.

“Çanakkale’de ovaların imara açılması doğru değildir!”

Köydeki arazilerini satan insanlar kentlere geldiğinde iş bulamıyorlar. Köylerinde kalsalar, geçimlerini daha iyi sağlarlar. Biraz daha işlerini daha iyi yapmaları gerekmektedir. Ben çiftçilere siz kimseden artık bir şey beklemeyin, işinizi iyi yapın diyorum. Ancak işlerini iyi yaparak kendilerini geçindirebilirler. Ben onlara çocuklarınızı çiftçilikten soğutmayın diyorum.

Konut sıkıntısı devam etmektedir. Karacaören ovasının bu şekilde imara açılmasını çok yanlış buluyoruz. Bu konuyla ilgili çalışmalar var, Çanakkale’de şehirleşmenin nasıl olması gerektiğinin planları var bunlara rağmen verimli ovalarımız gidiyor. Kesinlikle ovaların imara açılması yanlış bir durumdur!”

“Tarım sektörü ciddi şekilde karlı hale gelecek”

Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, “Tarım sektörü çok ciddi şekilde karlı bir iş haline gelecek ama bu yıl mı, önümüzdeki yıl mı, ne zaman bunu kestiremiyoruz. Tarımın çok kıymetli olduğunu, pazardaki fiyatlardan, bir ürünün azaldığında fiyatının ne kadar yükseldiğinden, patatesten, soğandan biliyoruz. Dolayısıyla tarımın önümüzdeki dönemlerde, dünya nüfusunun da artması ile birlikte daha önemli hale geleceğini düşünüyoruz.

“Tarlasını, bağını tutunlar, daha avantajlı olacaklar”

Ben, ne kadar konut olursa olsun, ne kadar daire verilirse verilsin, toprağın daha değerli olduğunu düşünüyorum. Üretimin daha kazançlı olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemlerde elindeki, tarlasını, bağını tutan kişilerin, üç-beş daire alanlardan daha karlı olacaklarını düşünüyorum.”

“Toprağın değerlenmesi için alt yapı oluşturulmalı”

Tüketiciyi Koruma Derneği Çanakkale Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, “Tek başına toprak değerlenir söylemleri anlamlı değil. Toprağın değerlenmesi için alt yapıların kurulması gereklidir. Siz üretimi yapıyorsunuz, Pazar bulamıyorsunuz, Pazar buluyorsunuz, bu sefer dışarıdan ürün getirtiliyor. Mal para etmiyor. Bu anlamda bütünlük içerisinde tarım politikalarının tekrar ele alınması gerekmektedir.

Örneğin, sadece üretim yapan kişilere mazotun ÖTV’siz verilmesi üretimi kalkındırır, toprağı değerlendirir. Kooperatifler aracılığı ile pazarlama işlemlerinin halledilmesi ürünlerin değerlerini arttıracaklar diye düşünüyorum.

“Biz ovalar üzerinde yaşıyoruz, kesinlikle yanlış!”

Arazilerin imara açılması doğru değildir. Bu ülkede Gökçeada’nın eski yerleşim yerlerine baktığınızda, insanlar tepelerde yerleşim göstermişlerdir. Biz tepeler yerine ovalar üzerinde yaşıyoruz ve bu durum bize sonradan, yol, su, elektrik olarak dönecektir.”

Tunahan Ünsal