“İş Vatandaşa Düştü”

Anavatan Partisi’nde (ANAP) bir dönem siyaset yapmış isimler, önceki gün 57. Hükümet Başbakan Yardımcısı M. Cumhur Ersümer’in de katıldığı 36. Geleneksel İftar Sofrası’nda bir araya geldi. İftar sonrasında konuşma yapan Ersümer, ekonomiye ve seçimlere yönelik değerlendirmeler yaptı. Türkiye’deki işsizlik oranı, çiftçinin üretememesi, Doların durdurulamayan yükselişinin yanı sıra İstanbul Seçimleri gibi önemli noktalara da parmak basan Ersümer, “2002 yılında Türkiye’nin içinde bulunduğu ortam gerçekten krizi kabul edip, çareleri birlikte arayıp sonuç almaktı. Burada krizin var olup olmadığı tartışılıyor. Ekonomi dünyası, bu seçimler bitsin hükümetimiz ekonomik problemlere yoğunlaşsın diye beklerken İstanbul seçimi nedeniyle 23 Haziran’a kadar bu iş tekrar ertelendi. İş tekrar vatandaşa düştü. İnanıyorum ki, vatandaş bu siyasi krizi de ekonomik krizi de 23 Haziran’a İstanbul’da çözecek ve hükümetimiz yolumuza devam edecek. İhtiyati tedbirler alarak Türkiye’yi bu badireden kurtaracak.” diye konuştu.

Siyasi tarihimizin önemli partilerinden biri olan Anavatan Partisi (ANAP) Çanakkale teşkilatında siyaset yapmış isimler, önceki gün Lapseki’nin ev sahipliğinde düzenlenen iftar sofrasında bir araya geldi. Toplantıya ANAP’ın eski belediye başkanları, ilçe başkanları, teşkilat üyeleri ile birlikte Eski Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan ve davetli olarak da Geyikli’nin yeni seçilen Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu da katıldı. 57. Hükümet Başbakan Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı M.Cumhur Ersümer’in onur konuğu olarak katıldığı toplantıda, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı.

İftar toplantısının açılış konuşmasını yapan ANAP Eski İlçe Başkanı Alaattin Tuncay, misafirlerini Lapseki’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek “Birlik ve beraberliğimizi sağlamak için yine buluşur yine birlikte iftarımızı açarız” temennisinde bulundu.

Konuşmasına, zaman içerisinde aralarından ayrılanları rahmetle yad ederek başlayan Ersümer, “36. buluşmada bir aradayız. Allah bizi, Birimiz bile eksilmeden 37’incide de buluştursun diye dua ediyoruz. Çanakkale’de tartışılan bir hale geldi. Nasıl oluyor da bu insanlar aradan geçen 36 yılda rağmen yine bir arada olabiliyorlar? Sevgiye ve saygıya dayalı… Vefa ve sadakate dayalı, hizmete dayalı, Çanakkale’ye dayalı müşterek bir paydamız var. Biz de bu paydanın etrafında bir araya geliyoruz. Bu gururu da hep beraber paylaşıyoruz” diyerek birlik ve beraberliklerinin altını çizdi.

ERSÜMER: “İSTANBUL SEÇİMLERİ DOLARI HIZLANDIRDI”

Ersümer, siyasetin ekonomiye etkisini ve ülke ekonomisinin durumu da değerlendirdi. “Ülke problemlerini, Çanakkale’yi ben nasıl yakinen ve dikkatli takip ettiğimi biliyorsunuz. Bugün buraya geldiğimde gündemi değerlendirirken bocaladım. Türkiye’de öylesine hızlı bir gündem var ki hangisinden başlayayım, neyi nasıl ifade edeyim, biraz zorlandım.” diyen Ersümer, şöyle devam etti: “Siyaseti konuşurken ekonomiyi de konuşacağız. Ayrı ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Türkiye ekonomik yönden ciddi sıkıntılı, zor bir dönem yaşıyor. Siyasi yönden de aynı sıkıntıları paylaşıyoruz. Bu siyasi sıkıntıların yurtdışına yansımaları var. Yurtdışından Türkiye’ye bakışı var ve bunların tamamından da Türkiye’yi çok ciddi etkilemediğini söylemek mümkün değil. İstanbul’da seçimlerin iptal edilme kararının alındığı andan itibaren doların ne kadar hızlanmaya başladığını hep beraber yaşadık. İşte siyasetin ekonomiye etkisi… Adı ister kriz olsun, ister sıkıntı olsun netice itibariyle hem ekonomik yönden hem dış ilişkiler bakımından Türkiye zor günlerden geçiyor.”

“EN BÜYÜK PROBLEM İŞSİZLİK”

“Ekonomiye baktığımızda ne görmemiz lazım. Bana göre en büyük problem işsizlik. Şuanda Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 15 ve bunun önemli bir bölümü de genç işsiz. Evladınızı yetiştiriyor, okutuyorsunuz, evlenecek, yuva kuracak, bir iş sahibi yapmaya çalışıyorsunuz ama işi yok. Anne babasından genç bir delikanlının veya kızın harçlık alarak hayatını sürdürmek zorunda kalması kadar zor bir şey var mı? İşsizlikle ilgili de bir dönem pansumanlar yapılıyor. Herkes iki kişi alsın diye… Ne özel sektör bunu uyguluyor ne de uygun davranılıyor. Siz üretmeden, ürettiğinizi ihraç etmeden istihdam problemini çözemezsiniz. Türkiye’de üretim çökmüş vaziyette… Perakende satışlar yok denecek kadar az.

Basının yüzde 95’i iktidarın kontrolünde olduğu tespit edilmiş. Bu çelişkiler zaten sıkıntı yarattırıyor. Zaten vatandaşların adalete ulaşmasında, insan haklarına ulaşmasında, özgürlüklerin yaşanabilmesi noktasında sıkıntılar var. Bunlar da Türkiye’nin dış dünyanın değerlendirmesinde maalesef bizler için hiç de iç açıcı olmuyor.”

“İÇ DÜŞMAN, DIŞ DÜŞMAN İŞLERİNİ BİR KENARA BIRAKTIK”

“Enflasyon geri geldi, ikili rakamları geçti. Enflasyonu düşürmek için ne yapmak lazım? Kimsenin bir şey icat etmesine gerek yok. Bu Türkiye, bu yollardan geçti. Dönem dönem düştü ve yine çıktı. 2001 yılında yüzde 14 küçülen hükümette ben görevdeydim. Derledik, toparladık. İç düşman, dış düşman falan işlerini bir kenara bıraktık. ‘Biz bu ekonomiyi nasıl düzeltebiliriz’in çabası içine girdik. Üç parti aynı noktaya el bastı, her türlü fedakarlığı yaptı. Vatandaş da bize destek verdi. 2002 yılına girerken önemli problemler zaten hallolmuştu. Çok kısa sürede de mevcut iktidarın göreve geldiği dönemde ne enflasyon krizi vardı ne bankalar krizi vardı ne döviz krizi vardı. 2002 yılında Türkiye’nin içinde bulunduğu ortam gerçekten krize dikkat edip, kabul edip, çareleri birlikte arayıp sonuç almaktı. Burada krizin var olup olmadığı tartışılıyor. Ekonomi dünyası, bu seçimler bitsin hükümetimiz ekonomik problemlere yoğunlaşsın diye beklerken İstanbul seçimi nedeniyle 23 Haziran’a kadar bu iş tekrar ertelendi. İş tekrar vatandaşa düştü. İnanıyorum ki, vatandaş bu siyasi krizi de ekonomik krizi de 23 Haziran’a İstanbul’da çözecek ve hükümetimiz yolumuza devam edecek. İhtiyati tedbirler alarak Türkiye’yi bu badireden kurtaracak.”

“2002’DEN BERİ HANE HALKI BORCU YÜZDE 182 ARTMIŞ”

Köye hizmetlerinden dolayı 23 Nisan’da teşekkür plaketinin verildiği Akçapınar köylüleri ile sohbetini de iftara katılanlara aktaran Ersümer, “Törenin ardından köy kahvesine giderek sohbet ettik. Orası Merkez köyüdür, çiftçilik işini de layıkıyla yaparlar. Dediler ki; ‘biz artık ekmiyoruz, çocuklarımızı köyde tutamıyoruz. Kazanamadığımız parayı bugünden görüyoruz. girdi maliyetlerindeki artışlar. Hükümetimizin çiftçiye bakış açısı, ithal edilen ürünlere verilen paralar, bizlere verilse biz çoktan bu çifti çubuğu ayağa kaldırılsa diye yüksek sesle bağırıyorlar. Çiftçinin şu şartlarda memnun olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Emeklinin yaşadığı sıkıntıyı zaten biliyoruz. Asgari ücret açlık sınırında, işçimiz ciddi sıkıntıda… Kapanan dükkan sayısına bakarsanız esnafımız can çekişiyor. O duruma geldi maalesef. Hepimiz kredi kartı borçlusuyuz. 2002’den beri gelen hane halkı borcu yüzde 182 artmış. Herkes kredilerini, kredi kartlarını takla attırarak yaşam mücadelesi sürdürmek zorunda kalıyor.”

“YENİ YATIRIMLARI DA BEKLİYORUZ”

“Çanakkale’deki yatırımları takip ediyoruz. Hepimizin gurur vesilesi Lapseki Boğaz Köprüsü yapılıyor. Bu köprü yapılır ama Çanakkale’mize de bu ilçelerimize de ekonomik – sosyal yönden ne şekilde katkıda bulunabileceğinin de değerlendirilmesi, araştırılması lazım. Yine Ezine Gıda İhtisas Bölgesini önemsiyorum. İhtisas organize bölgelerinin illere ciddi büyük katkıları oluyor. Çanakkale Müzesi önemli bir yatırım. Çanakkale’mizin dünyaya tanıtılması için önemli bir kapı oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, yeni yatırımları da bekliyoruz.” diyerek kendilerinin görev döneminde çiftçiler için yapılan sulama çalışmalarından bahsetti. 21 barajın 17 tanesini ANAP döneminde yapıldığını kaydeden Ersümer, Yenice’de biber ile ilgili üretime bakıldığında kendi sınırları içerisinde Türkiye’de en fazla göleti bulundurmasına rağmen biber üretimiyle ilgili hiç iyi şeyler duymadıklarını kaydetti. O dönemki çalışmalarının karşılığının bugün olmamasını da tarım politikasındaki yanlışlıklar olarak değerlendiren Ersümer, “Çanakkale’nin bu kadar bilinçli, bu kadar usta işçisinin ve üreticisinin bu şekilde üretimden yeteri kadar kar edememesinin üzüntüsünü de yaşıyoruz.” diye konuştu.

İSTANBUL SEÇİMLERİNE “ARIZA” DEĞERLENDİRMESİ

Türkiye genelinde seçim sonuçlarının her partinin içine sindiğini belirten Ersümer, İstanbul seçimlerini de “Arıza” olarak değerlendirdi. Hukuki olarak hala tartışmaların sürdüğünü ve seçimi de seçim kanunlarını da iyi bilen biri olarak ortada bir yanlış olduğunun altını çizdi.

Ersümer, “Seçim iptali olduysa, o seçimde kullanılan oyların hepsini iptal etmeleri lazım. Öyle zarfın içinden cımbızla belediye başkanlığı seçimi oyunu alıp iptal edemezsiniz. Bunlar yara açıyor. Türkiye’nin demokrasiden beklentilerini azaltıyor, uzaklaştırıyor. Öyle veya böyle bir seçim olacak. Ben o seçime takılıp kalmıyorum. Sonuç ne olursa olsun. Hükümetimiz bir an önce ülkeye odaklansın. Ekonomik kriz nasıl kalkacak. Bu işsizliğe, bu yokluğa ne çare bulunacak. Ona bakılsın istiyorum.” dedi.

“BU SEÇİMLER, VATANDAŞIN CİDDİ BİR UYARISI”

1989 senesinde yapılan seçimde iktidar olduklarını ancak iki seçim sonra yapılan seçimde oylarının 21,75’e düştüğünü hatırlatan Ersümer, “O seçimden sonra parti de iflah olmadı. Anavatan Partisi’nin siyasi hayatta maalesef varlığının sona ermesinin sebebi o mahalli seçimlerdir. Kötü bir kehanette bulunduğumu sanmayın. Bu seçimde kimi ensemize vurdu diyor, kimi kulağımızı çekti diyor ama vatandaşın ciddi bir uyarısı olduğunu hükümetimizin kabul edeceğini düşünüyorum. O dönem bizim önümüzde süre yoktu. Bu hükümetimizin önünde 4,5 yıllık süre var. Allah razı olsun Kılıçdaroğlu gibi bir muhalefet lideri var. Diyor ki; sevgili hükümet 4,5 yıl süre var biz de size destek olalım, Türkiye’yi bu krizden çıkartalım. Bu da büyük bir şanstır. AKP’nin bu seçimde düştükleri oy ümitsizliğe düşmelerine neden olacak bir oy değil.” diyerek  bir an önce ülke problemlerine yönelinmesini diledi.

ÇANAKKALE’DEN TÜRKİYE’YE ÖRNEK SEÇİM

Çanakkale’deki yerel seçimleri de değerlendiren Ersümer, “Hoşgörü, sevgi ve saygı içerisinde Türkiye’ye örnek bir seçim yapıldı. Bu ortamı sağlayan teşkilatlardır. Tüm teşkilatları, milletvekillerini ve adayları kutluyorum. Basının yapıcı ciddi bir rolü olmuş ve böyle bir sonuç alınmıştır. Bu nedenle kendilerini tebrik etmek istedim. Bayramdan sonra da diğer belediyelere gideceğim. Geyikli Belediye Başkanımız burada, onu da tebrik ediyorum. Makamınızda da ziyaret edeceğim.” dedi.

Ersümer, Anneler Gününü kutlayarak bugüne özel hazırlattığı hediyeleri de katılanlara takdim etti. Konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimiyle toplantı son buldu.

Eylem Gözeldere

 

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com