ŞOV BAŞLADI!

Daha gerekçeli karar açıklanmadan, yaygara başladı. Aslında çoktan başlamıştı. Her gün, YSK’ya tehditler savruldu. Çete ithamı yapıldı. Kızılay’da gezemezsiniz denildi. Baskı altına alınmaya çalışıldı. Bu telaş niyeydi? Yangından mal mı kaçırdınız da şimdi ortaya çıkacak diye mi korkuyordunuz? Herkes hukukçu kesildi. Ne benzetmeler yapılıyor, inanmak zor. Herkes kafasına göre takılıyor. Bakınız, İstanbul’un millet İttifakı Belediye Başkan adayı, mazbatayı almadan önce, “Tek güvendiğim kurum YSK’dır” diyordu. Mazbata elden gidince, tu kaka. Oldu mu şimdi? Ne bilginler varmış da haberimiz yokmuş. Yok, efendim, İmamoğlu’nu yüceltmişler. 2023’de Cumhurbaşkanı olacakmış. Ne kadar kolay değil mi? Yahu milletin işi gücü yok, İstanbul ile yatıp, İstanbul ile kalkıyor. Ya hukukçulara ne demeli? YSK’nin gerekçeli kararı yazılmadan, açıklanmadan, hemen yapılanın yanlış olduğunu söylemeye başladılar. Bir bekleyin. Açıklamadan sonra filan madde, filan kanun yanlış uygulanmış deyin. Bu ne hiddet bu celal? Türkiye’de bir tiyatro oynanmaya başlandı. 23 Haziran’da kapalıyız manifestosu. Yani çocuklar bile yapmaz. Neymiş efendim, vatandaş oyunu kullansın diye tatil beldeleri, oteller o gün rezervasyon yapmayacaklarmış? Hani millet fakirdi? Patates, soğan alamıyordu. Nereden çıktı bu tatil? Tuzu kuru olanlar için fark etmez. Esas dikkate alınması gereken, oy vermeye gitmeyen 1 Milyon 700 bin kişiyi sandık başına götürmek. Marifet burada.

YAZIKTIR

YSK’yı oluşturan 11 Yüksek Hâkime yapılanlar haksızlıktır. Adil bir oylama yapılmış. Dört üye aleyhte oy kullanmış. Gerekçeli karar ve şerh gerekçesi açıklanınca, ne olduğunu hep birlikte göreceğiz. Ne yazık ki bazı aklı evveller, bu değerli hakemleri Hükümetin memuru olarak görüyorlar. Bakınız bu üyeler, Yargıtay ve Danıştay üyeleri arasından yine Yargıtay ve Danıştay üyelerinin oyları ile seçiliyor. Yani, kimse bunları atamıyor. Bağımsızlar. Şimdi bunlara yapılan bu yakıştırmalar yerinde midir? İl seçim kurulu, mazbatayı verdiğinde alkış. Geri aldığında yuh. Bir de diğer ilçe seçimleri niye iptal edilmedi diyen birileri var. Üstelik bunların çoğu hukukçu. Biz hukukçu değiliz ama İdari hukuku az çok biliriz. İtiraz yalnızca, Büyükşehir Belediyesi için yapılmış. İki ilçe için yapılan itirazlar ise reddedilmiş. Dosyayı inceleyen kurul, büyük şehir seçiminin iptaline karar vermiş. İlçelere, meclise, muhtarlara karışmamış. Çünkü onlara itiraz edilmemiş. YSK’nın buradan kendine vazife çıkarma gibi bir lüksü yok. Telaşa, küfür, hakaret etmeye gerek yok. Millet ne diyorsa o olacaktır. Hukuka, hukukçulara güvenelim.

İFTARİYELİK

İri yarı bir adam olan İzzet Molla¸ Fatih Camii’nde teravih namazı kılıyordu. İmam alelacele kıldırdığı için de nefes nefese kalıyordu. Namazın ortalarına doğru, elinde fener olan birisi camiye geldi. İmamın selam verdiğini görünce, şöyle hayıflandı:

– Eyvah yetişemedik!

Bunu duyan İzzet Molla da canının acısını çıkaracak, akan terlerini soğutacak bir cevabı yanındakilerin duyacağı kısık bir ses tonuyla konduruverdi:

– Biz içinde iken yetişemiyoruz a birader!

Sağlıcakla kalınız.