LEYLEĞİN ÖMRÜ!

Laklakla geçer derler. Bizim, millet olarak ömrümüz ne ile geçiyor dersiniz? Aynen Leylekler gibi laklakla geçiyor. Herkes ama herkes, küçük, büyük, yaşlı, genç, köylü, memur, işçi herkes siyaset konuşuyor. Hem de ne siyaset. Allame olmuş herkes. Yok efendim Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, İstanbul seçimleri. Vay anasını. Nasıl da Belediyeleri yemişler. Amma da borç takmışlar. Aslını astarını araştıran yok. Bu sosyal medya dedikleri ucube, insanları “Cahil bilgini” yapıyor.

Cahil bilgini de nasıl oluyor derseniz, anlatalım. Adam cahil. Herhangi bir konuda bilgisi yok. Ama elinde cep telefonu, karıştırıp duruyor. Birisi bir paylaşım yapıyor. Doğru mu? Yanlış mı? Olduğunu araştırmadan hemen Sazan gibi atlıyor. Ondan sonra, bir hafta boyunca, adamı dinle… Beyefendi üç gün önce zır cahildi. Sosyal medyaya girince, bilgi sahibi oldu. At Martini Debreli Hasan. Siyaset bizim hayatımızı bitirdi. Siyasetle yatıp siyasetle kalkıyoruz. Biraz da işimize odaklansak. Geri kalmış dediğimiz birçok ülke, yeni gelişmelere sahne oluyor.

                         HERKES SİYASETÇİ

Biz hala YSK ne karar verecek diyerek, günümüzü zehir ediyoruz. Bırakınız, ne karar verecekse versin. Mazbatayı verme kararı da alan, YSK’nın bir birimi değil mi? O zaman alkışladınız. Yarın, aksi bir karar verdiğinde ise tu kaka edeceğinizden eminiz. Hele yandaş kanalların işi gücü yok, vatandaşları kutuplaştırıyor. Elma mıdır? Narenciye midir? Bir Adem oğlu, sanki Türkiye batmış gibi haber yapıyor. Vay anasını sayın seyirciler. Bu memleket batmış. Bizim haberimiz yokmuş. Yalnızca, bu mu ortalığı karıştıran? Hükümet yanlısı birçok kanal da aynı minval üzerinde ilerliyor. Aslında, Hukuk bunlara bir sınırlama getirmeli. Gamlı Baykuş, hep nefret kusuyor. Bir tarafı tutayım derken, öteki tarafı yerin dibine sokuyor. Gazeteler de öyle değil mi? Birinde başlığı gördüğünüzde, “ne müreffeh bir ülkede yaşıyoruz” diye seviniyorsunuz. Ötekinin manşetine göz attığınızda, “Yahu ölmüşüz de cenazemizi kaldıran yok” diye matem tutmaya başlıyoruz. Tavsiyemiz şudur. Herkes işine-aşına baksın. Siyaset karın doyurmuyor. Kutuplaşma memlekete ve şahıslara bir fayda getirmiyor. Birbirinize sarılın. O partili, bu partili diyerek kimseyi dışlamayın. Yeter ki, Vatan haini olmasın. Zira başka Türkiye yok.

                           AZICIK UCUNDAN

Bilirsiniz “Dalkavukluk” en eski mesleklerdendir. Zamanın birinde bir Hükümdar, dalkavuk seçimine bizzat katılmış. Kendi dalkavuğunu kendi seçmek istemiş. İlk adaya sormuş:

-Sen dalkavuk musun? -Evet efendim. -Hiç de dalkavuğa benzemiyorsun? -Olur mu efendim? deyip referanslarını sıralamış. Hükümdar biraz düşünüp ona yol vermiş. Bu şekilde epey elemeden sonra yine biri huzura alınmış: -Sen dalkavuk musun? demiş Hükümdar. -Dalkavuğum sultanım, demiş. -Hiç de dalkavuğa benzemiyorsun? -Haklısınız efendim; pek dalkavuğa benzemem. -Sanki biraz benziyorsun? -Evet sultanım, biraz benzerim.

Bu meyanda sorular ve cevaplardan sonra Hükümdar:

-Geri kalanlarla görüşmeye gerek yok. Ben dalkavuğumu buldum, demiş. Sağlıcakla kalınız.

.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com