Saim Zileli: “BAŞ değil KAN olacağım!”

İyi Parti’den ittifaksız muzaffer olan tek belediye başkanı Saim Zileli, Eceabat ile ilgili projelerini ve yeni dönemde vatandaşlara nasıl hizmet vereceğini gazeteniz Gündem’e anlattı.

Eceabat’a yeni bir belediyecilik anlayışı ile hizmet vermek için aday olduğunu söyleyen Zileli, “Belki bir gün foseptik çukurunda, belki bir gün inşaat temelinde görebilirler beni… Amacım Eceabatlılara baş değil kan olmak” dedi.

 

*Öncelikle bir vatandaş olarak Saim Zileli nasıl biri? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

– Hayatımın yüzde 99’u çalışmakla geçer. Çalışmaktan başka bir şey bilen birisi değilim. Bilenlere sormayı bilenlerdenim. Yani her şeyi deneyerek öğrenenlerden değilim. Bilen birinden bilgi almak, fikir almak hoşuma gider ve kendimi geliştiririm. Bilmediğim şeyi de asla biliyorum demem. Bilmemenin erdemliğini de insanların anlaması lazım diye düşünüyorum. Her şeyi bilmek, kimseye has değildir. Ancak temel şu; niyet iyi olduktan sonra IQ’nun da çok yüksek olmasına gerek yok. Çok üstün fiziksel özelliğinin de olmasına gerek yok. Sistematik olarak prensipli olarak çalışırsan muvaffak olmayacağımız hiçbir şey yok.

Örneğin belediyecilikte, mevcut sistem kendi içerisinde sistemini kuruyor. Sabah mesaiye başlama 8.30 ise aslında 8.00 veya 7.30’da orada olmak lazım. Eksik bir öngörün varsa o arada tamamlayabilirsin. 8.30’da işbaşı yapan çalışan elinde simit-poğaçası ile mi geliyor? Yorgun mu geliyor? Bunları gözlemleyip o kişinin ruh halini çözebilirsiniz. Kahvaltısını yapmış, zinde geliyorsa ev hayatını da çözebilirsiniz. Mutlu bir evi ve sistemli bir hayatı vardır, aksi halde sıkıntılı bir aile yapısı vardır diyebilirsiniz. Bunları görmek için, çalışanların rutinlerini biliyorsanız da onları kontrol etmek için güne çok erken başlamanız gerekir. Kontrol mekanizmasıyla da denetimi kazanmış olursunuz.

*Geçmişte sporla aranızın iyi olduğunu duyduk. Nasıl bir sporcuydunuz? Başarılarınız neler?

“HÜRRİYET GAZETESİ, ‘GELECEĞİN YILDIZI’ DİYE MANŞET ATTI”

– Profesyonel voleybolcuyum, iyi bir atletim. Bölge şampiyonluğum var. Hatta Türkiye şampiyonalarında oynamışlığım var. Hürriyet Gazetesi, 1982 yılında benim için ‘Geleceğin Yıldızı’ diye manşet atmıştı. Türkiye liseler arası voleybol şampiyonasında Kayseri Bölge Şampiyonu olmuştum. Yılın sporcusu seçilmiştim, diplomalarım da var. 5 bin, 10 bin, 20 bin koşan atletlerdeydim. Üniversitedeyken de voleybol turnuvalarına katıldık. Sakatlandığım dönemde, oynayamazken benim yedeğim Galatasaray’a gitmişti. Spor yapmak zamanında çok hoşuma giderdi. Şimdi vakit bulsam belki yine yaparım ama inanın artık mekanizma yetmiyor.

Yaptığım işi iyi yapan biri olduğum için askerde dahi pek kimsede olmayan çok sayıda takdir belgelerim var. Şimdi nasıldır bilemem ama o dönemde pek nadir verilirdi bu belgeler. Yani verilen işi en iyi şekilde yaparım.

“DEĞİŞİK KONULARDA OKUMAYI ÇOK SEVERİM”

*Çokça çalışmanın dışında, kendinize vakit ayırdığınızda yapmayı sevdiğiniz neler var?

– Genelde çalışmaktan başka kendime ayırdığım bir zamanım yok. Ancak kızım Melis ne isterse yaparım, nereye gitmek isterse giderim. Sıradan bir adamım. Mesai bittikten sonra sosyal hayatım pek yoktur. Değişik konular hakkında okumayı severim. Bilmediğim ne varsa, kafama takılan ne varsa o konuda okumayı çok severim. Örneğin TÜBİTAK araştırmalarını okurum. Karıncaların yavrularını büyütme safhalarını, karada yaşayan balığı (Tereyağ balığı var mesela…) okur araştırırım. Sağlık konusunda ne kadar merak ettiğim konu varsa okudum, okurum da… ‘Teşhisten tedaviye’ diye bir Tıp kitabı var fakültelerde okutulan, onu da okudum.

“ESKİ MİMARİLER DAHA GÜZEL”

– Mimariyle ilgili, şehir planlarıyla ilgili çokça kitap okudum. Eski Roma ve İtalyan mimarisi, Yunan mimarisindeki evler, sokaklar, su kanalları nasıl yapılırmış onları okuyorum. Eski medeniyetlere bakıyorum. Örneğim Maydos’un eski planına bakın şimdikinden çok daha güzel. Hava koridoruna bile dikkat etmişler. Tüm Roma mimarisinde hava koridoru vardır. Lodosa, poyraza göre evler yapılırdı. Kanalizasyon sistemi olmadığı için kokunun dahi o şekilde önüne geçmişler. Halbuki modern yapılaşmalarda hava koridoruna hiç dikkat etmezler. O mimarileri şimdi yakalamak çok zor. Çok uzun yıllar üst üste çalışılması lazım.

“ÇOCUKLARLA ZAMAN GEÇİRMEK MÜTHİŞ KEYİF VERİYOR”

*Çocukların dilinden anlayan birisiniz. İletişiminiz nasıldır?

– Çocuklarla sohbet etmek çok hoşuma gider. Onların hayal dünyalarını dinlemek, fikirlerini bilmek, o temiz zihinleriyle beni çok mutlu eder. Oturup saatlerce zaman geçirmek bana müthiş keyif verir.

Çocukları görünce, gelecek için çocuklara yatırım yapmamız gerektiğine daha çok inanıyorum. Çocuklar, çocuklar, çocuklar… Yaşlına ve çocuğuna sahip çıkamıyorsan, kendi insanlığını kaybetmişsindir demektir.

*Eceabat’ta uzun süredir yaşayan bir işadamıyken, Belediye Başkanı olmak hayatınızda neleri değişti?

– Bence her şey aynı. Bundan önce de yaşamın içindeydim şimdi de böyle ama aynı zamanda şehr-i emini olarak belirleyici olarak vatandaşın sıkıntılarını daha iyi çözebileceğimi düşünüyorum. Vatandaşlar güvenip bir yetki verdi. Bu yetkiyi de halkın menfaatine, iyiliğine kullanacağımdan dolayı olumlu yönde değişiklikler olacaktır.

“TİCARETTE GÜVENİLİR BİRİ OLDUĞUM İÇİN SEÇTİLER”

*Eceabat halkı sizi neden seçti?

– Bunun birkaç cevabı var. Belki halktan biri olduğum için, belki yıllardır gün içinde sürekli beni gördükleri içindir. Bunlardan dolayı tercih ettiklerini düşünüyorum. Kendimin güvenilir biri olduğunu ve bunu da kendilerine ispat ettiğimi düşünüyorum. En büyük de ‘birini tanımak için ticaret yapmak gerekir derler.’ Ticaret yaptıklarım da güvenilir olduğumu bildikleri için tercih ettiler diye düşünüyorum.

“ERKEKLER HEP ‘KÂR’, KADINLARA İSE ‘FEDA’ KALMIŞ”

*Seçimi kazanmanızdaki en büyük payın, başta eşiniz Nazan Zileli olmak üzere partili kadınların olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Seçimi kazanmaktan daha ziyade yaşamı kazanmak, kadınlar sayesinde oluyor. Kadınlar olmadan hiçbir şey olmuyor. Ben şuna inanıyorum; Eceabat’taki kadınlar çok, çok, çok dürüst ve güvenilirler. Gerçekten emekçiler. Bazı sorumsuz yaşayan aile bireylerinin dahi eksiklerini kapatıp dışarıda şikâyet etmeyen ciddi emektar bir kadın kitlemiz var. Hepsi ablamız, kardeşimiz… Hepsini çok seviyorum.

Anadolu kadınının fedakâr yapısı altında, erkeklere hep ‘kâr’ kalmış ‘feda’yı kadınlarımız yapmış. Kadınların yeri, Nazım’ın dediği gibi her ne kadar soframızda öküzümüzden sonra geliyorsa da bizim için baş tacıdır.

*Eceabat halkı bundan sonra nasıl bir başkan görecek?

– Başkan kelimesini açarsak; Baş ve kan kelimelerinden oluşur. Ben kan olmayı düşünüyorum, baş değil. Belki bir gün foseptik çukurunda, belki bir gün inşaat temelinde görebilirler beni. Başkanlar şöyle olacak, böyle olacak, sadece organize edecek veya çalışanları bir arada tutacak diye algılanmasını doğru bulmuyorum. Başkan dediğin hem baş hem kan olacak.

*Belediyeyi devraldığınızda en büyük eksikliğin ne olduğunu gördünüz?

– Yetki dağılımı… Kurumlar içindeki, memurluk ve amirlik kavramını kendi bünyesi içerisinde denetim mekanizmasının olması gerekiyor. Bu da nasıl olur? Birini zabıta amiri yapmışsınızdır ama amirin yetkileri sizin iki dudağınızın arasına olmayacak. Yetki gerçekten o amirde olacak. İmardan sorumlu müdürün varsa imarla ilgili mevzuata hakim kimse, sorumlu da yetki mercii de onlar olacak. Sadece sorunlar çözülemediğinde, mevcut sistem ile vatandaş arasında bir tıkanıklık olduğunda baş ve kan devreye girecek. Diğer türlü başkanın devreye girmesi gerekmiyor. En büyük eksikliğimiz şuanda budur. Birimlerde asla sorumlular belli değil. Belli bir organizesi yok. Acilen sorumlulara yetki paylaşımı yapmamız gerekiyor. İş planlaması yapacağız.

*Gelelim en önemli soruya… Belediyenin borcu ne kadar?

– 14 Trilyon (Milyon) civarında bir borcumuz var ama kasada para yok. Hesaplar gelip görmek isteyen herkese açıktır. Bu borçla ilgili araştırma komisyonu kurduk. İlerleyen günlerde raporlar çıkınca da açıklayacağız. Şeffaf belediyecilik gereği her ay da yayınlayacağız.

“ELDEN GELENLE ÖĞÜN OLMAZ”

*İktidar partisinin belediyesi değilsiniz. Kaynak yaratmak için projeleriniz neler?

– İktidar partisi veya ana muhalefet partisi olmanın avantajları var. Ancak aynı zamanda dezavantajları da var. İktidar partisindekilerin devlet bize yardım eder düşüncesi var. Elden gelenle de öğün olmaz. İktidar partisinden veya ana muhalefetin belediyelerinden kaynak gelmesi, aynı zamanda belediyenin kaynak oluşturması ve tasarruf tedbirlerinin önüne geçer. Nasılsa bir yerlerden hibe geldi diye bilanço planlaması yapılmaz. Bu planlama yapılmadığı zaman da günün birinde kaynak kesilir ve yapabileceklerinizin hiçbirisini yapamazsınız. En önemlisi belediyenin kendi kaynağını kendinin oluşturmasıdır. Para kazanmak belediyeler için çok kolay ancak tutmak çok zordur. Bu, ‘doğru harcamak’ felsefesi yani…

Bu sene ilk projemizi bitireceğiz. Parke taşı ve beton santrali projemizi bitirerek kaynak elde etmeye başlayacağız. Fizibilite çalışmalarını yaptık, tekliflerimizi aldık. Şuan hiç paramız yok ama bulacağız. Yapabilirliğimizle ilgili bir sıkıntımız yok. Gökçeada’da parke taşı vardı, beton santraline de başlamış. Lapseki aynı şekilde kendisi yapmış. Kendin üretince hem maliyeti düşecek hem istihdam oluşacak. Zaten bir kaynak oluşacak. Doğru fiyata alıp vereceğiz.

“ÖNCELİĞİMİZ İSTİHDAM YARATACAK PROJELER”

*En çok önemsediğiniz ve öncelik vereceğiniz projeleriniz neler?

– İstihdam oluşturacak projelere öncelik vereceğiz. Öncelikli amacımız, mevcut yatırımcıları teşvik etmek ve bunların rantabl hale gelmesi, sonrasında da yeni yatırımcıların önünü açmak için imar sorununu çözmek olacak. Ondan sonra istihdam da kendiliğinden gelecektir. Bizler de öncülük yapacağız. Belediye ticari işletme değildir ancak sosyal projeler altında uygun fiyata mal ederek kaynak yaratacağız. Öncelikle tasarruf edeceğiz tabi… Tasarruf, tasarruf, tasarruf diyoruz.

Seçim kitapçığımızda yer alan projelerimizi sırasıyla hayata geçireceğiz. Söz verdiğimiz gibi bunlarla ilgili de çalışmalarımıza başladık. Projelerimize dayalı plan programımızla devam edeceğiz. Belli bir fizibilite yaptıktan sonra bu yatırımlara başlayacağız. OPET ile Şahinbey Belediyesi ile görüşmelerimiz sürüyor. Meydan projesi ile ilgili Valilik ile görüşmelerimizi yaptık. Görüşmelerimiz önümüzdeki günlerde daha da hız kazanacak.

Kimseyi de kırmadan, yaptıkları yatırımları da yok saymadan ötekileştirmeden yine aynı iyi niyet çerçevesinde görüşmelerimiz sürecek. Aynı diyaloglar içerisinde görüşmelerimiz sürecek ama doğru yerlere kanalize etmek şartıyla…

*Eceabat Belediyesi’nin Şahinbey Belediyesi ile kardeşliğiniz sona ermemiş miydi?

– Mahkemelik olmuş ancak bizim görüşmelerimiz hala sürüyor. Onların da buraya yaptıkları bir yatırım var. Kardeş şehir olduğumuz için bize bir hediyeleri var (park gibi), bunu da yok saymadan üzerine revizyon çalışmaları yapacağız. Kendileri ile de görüş alışverişinde bulunduk. Devam edecek ilişkilerimiz ama kardeşlik sayılarını biraz daha öz kardeşe çevireceğiz.

*Başka hangi belediyelerle kardeş olmayı planlıyorsunuz?

– Örneğin Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile olacağız. Akrabalığımız var kendisiyle, görüşmelerimizi yapacağız. Memleket meselesi olduğu zaman o parti bu parti diye bakmıyoruz. Hiç sıkıntı yok her partiden belediye ile kardeş olabiliriz. Öncelikle kendi ayaklarımızın üstünde durmamız gerekiyor. Duramazsak, salça falan taşıyarak yapamayız.

*İlçede bir dönem tartışmalara neden olan Şahinbey heykeli ile ilgili planınız nedir?

– Şahinbey heykelinin yerine Atatürk heykeli gelecek. Mevcut heykel de arka tarafa gidecek. Seçim döneminde söylediklerimizin hiçbirinden vazgeçmedik. Sistematik olarak devam ediyoruz. Plan program dahilinde yapacağız. Heykeli arka tarafa alacağız ama keşke onun da arkasına tüm Anadolu’daki kurtuluş savaşı kahramanlarının birer heykelini dikebilmek isteriz. Mesela Kara Fatma’nın da heykelini dikmek lazım. Ne kadar yerel kahramanımız varsa o anıtın arkasında yer vermek isteriz. Birileri de abilik yapar bize diye düşünüyorum.

“HER TÜRLÜ İYİ ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ”

*Sosyal demokrat olduğunuzu sık sık dile getiriyorsunuz. “Sosyal Belediyecilik” anlayışında olacağınızı biliyoruz. Eceabat’a ne gibi yenilikler getireceksiniz?

– Normal yaşamınızı topluma kanıksattığınız zaman zaten herkes sosyalleşir diye düşünüyorum. Paylaşarak, açık olarak, eleştiriye katlanarak olur bu da… Bir insanın eleştirilmesi kötü bir şey değil, ona fayda demektir. Eleştirilerden ders alınması gerekir. İyi anlamda her eleştiriye açığız. Hatalarımızı da görmüş oluruz. Koca koca şirketler bizi eleştirsinler, eksiğimizi bulsunlar diye reklam harcamaları ve piyasa araştırmaları yapıyorlar. Biz hazır eleştirenlere kızıyoruz. Bu benim kabul edebileceğim bir şey değil.

Şeffaf olacağız. Herkes her istediği hesabı belediyeye gelip görebilir. Bundan da çok keyif alırız. Bundan öncekilerle ilgili de sokakta, kahvede konuşulanlara değil de gelip belediyeye sorabilirler. Biz de elimizden gelen her şeyi yapabilir, gösterebiliriz. Merak ettikleri yatırımların, sözleşmelerin, protokollerin altında kimlerin imzaları var. Benim de varsa benimkini de görebilirler.

“SOKAK HAYVANLARI İÇİN MAKAM ARACINI BİLE TAHSİS EDERİM”

*Sokak hayvanları konusunda, kitapçıkta yer projeler haricinde ne gibi çalışmalarınız olacak?

– Buradaki sokak hayvanları ile ilgilenen dernek yöneticilerine sorarsanız, en doğru bilgiyi onlardan alabilirsiniz. Gerekli desteği veriyoruz, vereceğiz. İkinci el eşyaları satmaları ve gelir elde etmeleri için yer tahsis etmekle başladık. Barınağa at orada kalsın mantığı bize uymuyor. Sahiplendirmeye yönelik bir sistem gösterdik. Bunu desteklemeye yönelik çalışıyoruz. Yazın en az 100 köpek sahiplendirmeyi düşünüyoruz.

GESTAŞ ile iletişime geçerek kısırlaştırma ve hastalık halinde veteriner desteği için ücretsiz geçiş yapabilir miyiz? Gerekli görüşmelerimizi yapacağız.

Sokak hayvanları konusu yalnızca belediyelerin aşabileceği bir konu değil elbette. Ancak elimizden geleni yapacağız. Sokak hayvanlarının taşınması için gerekirse makam aracını bile tahsis edebilirim. Hiç sorun yok. Gerçek bir hayvan severim.

“BELEDİYE BÜTÇESİNİ BEŞ KAT ARTIRACAĞIM”

*Belediye için ve şahsınız için hedefleriniz neler?

– Şahsım için hedefim; belediye başkanlığı görevim bittikten sonra da halkın içinde olmak ve gözlerine bakarak gezebilmektir.

Belediye için ise belediye bütçesini, beş yıl içinde en az beş kat artırmayı hedefliyorum.

*Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

– Çalışmaya başlamayan önce soluğumuz kesilmesin diye iyice bir antrenman yapmamız lazım. Şuan antrenmandayız, kondisyon artırıyoruz. Önümüzdeki günlerde de artarak devam edecektir.

Can suyumuzu bulduğumuz zaman çalışmalarımız daha da hız kazanacaktır. Hükümetten de abi belediyelerden de olabilir. Gereken can suyunu bulacağımıza inanıyorum. Ondan sonrası çok kolay olacak.

Eylem Gözeldere