“Haydi, hekimler alana!”

Çanakkale Tabip Odası yayımladığı açıklamayla tüm hekimleri 1 Mayıs’ta alanlarda olmaya davet etti.

Çanakkale Tabip Odası Yönetim Kurulu adına yazılı bir açıklama yayımlayan Oda Başkanı Dr. Eftal Yıldırım tüm hekimleri 1 Mayıs’ta alanlarda olmaya çağırdı.

Yıldırım açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İnsanca ve onurlu bir gelecek sağlamak ve doğuştan gelen sağlık haklarını kazanmak için kapitalist sömürüye karşı yüzyılı aşkın bir süre mücadele veren emekçilerin anısına, tüm dünyada kutlanan bu “1 Mayıs”ta da nitelikli, eşit, ulaşılabilir ve parasız sağlık hizmeti sunabilme amacı taşıyan hekimlerimizle buluşacağız. Toplumun ve insanların sağlıklı olmasının ön koşulu; sağlıklı bir doğa ve çevrede, temiz içme/kullanım suyuna ve havaya, iyi bir kanalizasyon sistemine, yaşanılabilir konutlara ve yollara, yeterli ve çeşitli besinlere eşit ve ucuz biçimde ulaşabilmesine bağlıdır. Bu koşulların sağlanmasına çalışmak yerine, siyasal iktidarın “sağlıkta piyasalaşma” tercihi; birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinden uzaklaşmaya, tedavi edici hizmetlerin ve buna bağlı “endüstriyel tıp” kuşatmasının altında kalınmasına yol açmaktadır. Ülkemizde, sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak sigorta temeline dayalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından finanse edilmektedir. Sağlık hizmetlerinin bedelinin çoğu, çalışanlardan alınan prim ve vergiler nedeniyle hizmeti kullanan kişiler tarafından ödenmektedir.

Bu 1 Mayıs’ta da, tüm bu “bilinen” ama kapitalist düzen nedeniyle tersine çevrilemeyen gerçekliğe karşı yine, taleplerimizi bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz. Taleplerimiz; güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunumuna uygun çalışma alanlarının sağlanması; Türk Tabipleri Birliği’nin “Sağlıkta Şiddet Yasa Teklifi”nin yasalaşması ve 17 Nisan’ın “Sağlıkta şiddete karşı mücadele günü” olarak ilan edilmesi; çalışırken ve emeklilikte, insanca bir yaşam için yeterli ve güvenceli bir ücret verilmesi; performansa dayalı ücret değil, emeğimizin gerçek karşılığı olan ücret politikalarının uygulanması; çalışma ve eğitim hakkının, anayasal bir hak olması nedeniyle, hukuksal dayanaktan yoksun olan güvenlik soruşturmaları sonucunda ataması yapılmayan yüzlerce genç hekimin atamalarının bir an önce yapılması; Kanun Hükmünde Kararname’lerle kamu görevinden ihraç edilen asistan hekimlerin anayasal hakları olan uzmanlık eğitimlerinin önündeki engellerin kaldırılması; sağlık hizmeti sunumunda “iş ve gelecek güvencesi”nin temel koşul olarak kabul edilmesi; “Yıpranma payı” uygulamasının geçmişe yönelik geçerlikte olacak biçiminde düzenlenmesi biçiminde özetlenebilir.

Değerli meslektaşlarımız; geçmişten aldığımız güç ve geleceğimize olan inancımızla, mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor ve tarih boyunca eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve emek mücadelesinde bulunanları selamlıyoruz. Vahşi kapitalizmin yarattığı koşullar sonucu ortaya çıkan; mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına, emeğimizin ucuzlatılmasına ve niteliksizleştirilmesine, kötü çalışma ortamlarına, ağır çalışma koşullarına, “parça başı işlem karşılığı” ücretlendirilmeye, sağlığın piyasalaştırılmasına ve tekelleşen “hastane zincirleri”ne karşı durmaya ve bunların sonucu “kışkırtılan sağlık talepleri”ne, hepsinin bütünsel bir karşılığı sonucu toplumda, sağlık hizmetini sunanlara yönelik yaratılan şiddet sarmalına, sorumluluklarını yerine getirmeyen hatta bu sürece katkı yapmayı sürdüren sağlık yöneticilerine; “Dur!” demek için 1 Mayıs Alanı’nda yan yana gelelim!

Tüm hekimlerimizi, bu “1 Mayıs emek ve dayanışma günü”nde de meslek itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın ve sorunlarımızın çözümünün meslek örgütümüz temelinde “örgütlü mücadeleye katılmak” ile mümkün olabileceğini, tüm emek örgütleriyle dayanışma içinde bir arada olarak göstermeye çağırıyoruz.”